Mal Paylaşımı Davası 2026 – Katılma Alacağı ve Hesaplama
Mal paylaşımı davası, boşanmanın “ikinci yarısı”dır ve çoğu zaman ilk yarıdan daha çetin geçer. En sık karşılaştığımız iki yanılgı şudur: “Boşanma davasında mallar da paylaşılır” ve “Ev hanımıydım, hiçbir malda hakkım yok”. İkisi de yanlıştır. Mal paylaşımı boşanma davasının konusu değildir; ayrı bir dava gerektirir. Ve kanun, evi çekip çeviren, çocukları büyüten eşin emeğini görünmez saymaz: Evlilik içinde edinilen malların artık değerinin yarısı, tapuda kimin adı yazarsa yazsın, kural olarak diğer eşin alacağıdır. Bu yazıda mal paylaşımı davasının nasıl açıldığını, katılma alacağı, değer artış payı ve katkı payı kavramlarını, hesaplama yöntemini, mal kaçırmaya karşı önlemleri, 10 yıllık zamanaşımını ve emsal Yargıtay kararlarını avukat gözünden anlatıyoruz.
Yazı İçeriği
- Mal Paylaşımı Davası Nedir?
- Hangi Mal Rejimi Uygulanır? 2002 Öncesi ve Sonrası
- Kişisel Mal ve Edinilmiş Mal Ayrımı
- Katılma Alacağı, Değer Artış Payı ve Katkı Payı
- Mal Paylaşımı Nasıl Hesaplanır?
- Mal Paylaşımı Davası Nasıl Açılır?
- Zamanaşımı: 10 Yıl Kuralı
- Mal Paylaşımı Davası Özet Tablosu
- Mal Paylaşımı Davası Dilekçe Örneği
- Mal Paylaşımı Davası Avukatı Muhammet Sarıkaya
- Mal Kaçırmaya Karşı Önlemler
- Dava Ne Kadar Sürer, Masrafı Ne Kadardır?
- Mal Paylaşımı Davası Yargıtay Kararları
- Sıkça Sorulan Sorular
Mal Paylaşımı Davası Nedir?
Mal paylaşımı davası; evlilik birliği içinde edinilen malvarlığının, eşler arasındaki mal rejimi kurallarına göre tasfiye edilmesi ve tarafların alacaklarının karara bağlanması için açılan davadır. Hukuki dayanağı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu‘nun 202 ve devamı maddeleridir.
İlk ve en önemli bilgi: Mal paylaşımı, boşanma davasının konusu değildir. Boşanma davasında yalnızca boşanma, velayet, nafaka ve tazminat karara bağlanır. Mal rejiminin tasfiyesi için ayrı bir dava açılır; düğün takıları da tasfiyenin değil, ayrı bir ziynet eşyası alacağı davasının konusudur. Tasfiye davası boşanma davasıyla eş zamanlı açılabilir; ancak mahkeme, boşanma kesinleşmeden tasfiyeye karar veremez ve boşanma dosyasını bekletici mesele yapar. Mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiş sayılır (TMK m. 225); yani boşanma davasından sonra edinilen mallar paylaşıma girmez.
Hangi Mal Rejimi Uygulanır? 2002 Öncesi ve Sonrası
Uygulanacak kurallar, evliliğin dönemine göre ikiye ayrılır:
- 01.01.2002 öncesi dönem: Eski Medeni Kanun döneminde yasal rejim mal ayrılığıydı. Bu dönemde edinilen mallar kimin üzerine kayıtlıysa onundur; diğer eş ancak malın edinilmesine yaptığı somut katkıyı ispatlayarak katkı payı alacağı isteyebilir.
- 01.01.2002 sonrası dönem: Yürürlükteki yasal rejim edinilmiş mallara katılma rejimidir. Eşler noterde farklı bir mal rejimi sözleşmesi yapmadıysa bu rejim kendiliğinden uygulanır ve evlilik içinde edinilen malların artık değeri kural olarak yarı yarıya paylaşılır.
2002 öncesinde evlenip sonrasında da evli kalan çiftlerde iki dönem ayrı ayrı değerlendirilir: 2002 öncesi mallar için katkı payı, sonrası için katılma alacağı esasları uygulanır.
Kişisel Mal ve Edinilmiş Mal Ayrımı
Paylaşımın iskeleti bu ayrımdır. Edinilmiş mallar (TMK m. 219), evlilik süresince karşılığı verilerek elde edilen değerlerdir:
- Çalışma karşılığı edinimler (maaş, ücret, ticari kazanç)
- SGK ve benzeri kurum ödemeleri, çalışma gücü kaybı tazminatları
- Kişisel malların gelirleri (örneğin miras kalan dairenin kira geliri)
- Edinilmiş malların yerine geçen değerler (satılan arabanın parasıyla alınan ev gibi)
Kişisel mallar (TMK m. 220) ise paylaşıma girmez:
- Evlilikten önce sahip olunan mallar
- Miras yoluyla veya karşılıksız kazanma (bağış) yoluyla edinilen mallar
- Yalnızca kişisel kullanıma yarayan eşyalar
- Manevi tazminat alacakları
Dikkat edilmesi gereken ince nokta: Kişisel malın kendisi paylaşılmaz; ancak o maldan evlilik içinde elde edilen gelir edinilmiş mal sayılır ve hesaba katılır.
Katılma Alacağı, Değer Artış Payı ve Katkı Payı
- Katılma alacağı (TMK m. 231, 236): Eşin, diğer eşin edinilmiş mallarının artık değerinin yarısı üzerindeki alacağıdır. Katkı ispatı gerekmez; ev işleri ve çocuk bakımıyla evliliğe emek veren eş de bu alacağa tam olarak sahiptir. Bu bir ayni hak değil, para alacağıdır; kural olarak malın kendisi değil, değerinin karşılığı istenir.
- Değer artış payı (TMK m. 227): Bir eşin, diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız katkıda bulunması halinde, tasfiye anındaki değere göre hesaplanan alacağıdır. Katkının ispatı gerekir.
- Katkı payı alacağı: 2002 öncesi mal ayrılığı dönemindeki katkılar için istenen alacaktır; tarafların gelirleri ve evliliğin ekonomik bütünlüğüne katkı oranı üzerinden hesaplanır.
Mal Paylaşımı Nasıl Hesaplanır?
Basitleştirilmiş bir örnekle anlatalım: Evlilik içinde eşlerden biri adına 4.000.000 TL değerinde bir daire alınmış olsun. Dairenin alımında 1.000.000 TL’lik kısım o eşe miras kalan paradan (kişisel mal) karşılanmışsa, bu tutar ve buna isabet eden değer artışı düşülür. Kalan edinilmiş kısımdan varsa bu mala ilişkin borçlar çıkarılır; ortaya çıkan tutara “artık değer” denir. Diğer eşin katılma alacağı, bu artık değerin yarısıdır.
İki teknik kural hesabın kaderini belirler: Birincisi, hangi malların tasfiyeye gireceği boşanma davasının açıldığı tarihe göre; malların değeri ise tasfiye (karar) tarihine en yakın tarihteki rayiç değere göre belirlenir. Yıllar süren yargılamada gayrimenkul değerleri katlandığından bu kural alacaklı eş lehine hayati önem taşır. İkincisi, eşin alacağı azaltmak kastıyla boşanmadan önceki bir yıl içinde yaptığı olağandışı karşılıksız kazandırmalar ile mal kaçırma amaçlı devirler, TMK m. 229 uyarınca hesapta mevcutmuş gibi eklenir.
Mal Paylaşımı Davası Nasıl Açılır?
- Malvarlığının tespiti: Tapu, araç, banka, şirket payı ve SGK kayıtları belirlenir; bilinmeyen mallar için mahkemeden araştırma müzekkereleri talep edilir.
- Dava türünün ve talebin kurgulanması: Katılma alacağı, değer artış payı ve katkı payı talepleri dönemlere göre ayrıştırılır. Alacağın tam tutarı baştan bilinemeyeceğinden dava, uygulamada belirsiz alacak davası olarak açılır; böylece faiz dava tarihinden itibaren işler.
- Davanın açılması: Dilekçe Aile Mahkemesi tevzi bürosuna verilir; harç ve gider avansı yatırılır. TMK m. 214 uyarınca boşanmaya bağlı tasfiyede yetkili mahkeme, boşanma davasında yetkili olan mahkemedir.
- Tedbir talebi: Dava süresince malların devrini önlemek için taşınmazlara ihtiyati tedbir konulması istenir.
- Bilirkişi incelemesi ve karar: Mallar bilirkişi eliyle değerlenir, artık değer hesaplanır ve mahkeme alacağa faiziyle hükmeder. Boşanma dosyası kesinleşmemişse sonucu beklenir.
Zamanaşımı: 10 Yıl Kuralı
Mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağı, değer artış payı ve katkı payı talepleri, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 146). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu süreyi kesin biçimde karara bağlamıştır. İki pratik uyarı: Zamanaşımı mahkemece kendiliğinden gözetilmez; karşı tarafın süresinde ileri sürmesi gerekir, ancak buna güvenmek büyük risktir. Yurt dışında boşananlar yönünden ise süre, yabancı kararın Türkiye’de tanınmasına ilişkin sürecin doğru yönetilmesine bağlı olarak hesaplandığından, bu dosyalarda takvim özellikle dikkatle izlenmelidir.
Mal Paylaşımı Davası Özet Tablosu
| Konu | Bilgi |
|---|---|
| Hukuki dayanak | 4721 sayılı TMK m. 202-241 |
| Yasal mal rejimi | Edinilmiş mallara katılma rejimi (01.01.2002 sonrası) |
| Görevli mahkeme | Aile Mahkemesi |
| Temel alacak | Artık değerin yarısı (katılma alacağı) |
| Paylaşıma girmeyenler | Evlilik öncesi mallar, miras ve bağışlar, kişisel eşyalar |
| Tasfiyeye giren mallar | Boşanma davasının açıldığı tarihe göre belirlenir |
| Değerleme | Karar tarihine en yakın tarihteki rayiç değer |
| Zamanaşımı | Boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 10 yıl |
Mal Paylaşımı Davası Dilekçe Örneği
Aşağıdaki örnek iskelet niteliğindedir. Mal paylaşımı dilekçesi; mal listesi, dönem ayrımı ve talep türlerinin doğru kurgulanmasıyla değer kazanır. Eksik talep, eksik alacak demektir.
KÜÇÜKÇEKMECE NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİNE
DAVACI: Ad Soyad (T.C. Kimlik No) – Adres
VEKİLİ: Av. Muhammet Sarıkaya – Küçükçekmece / İstanbul
DAVALI: Ad Soyad (T.C. Kimlik No) – Adres
KONU: Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, mal rejiminin tasfiyesi ile şimdilik … TL katılma alacağının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsili talebidir (Belirsiz alacak davası).
AÇIKLAMALAR: Taraflar …/…/… tarihinde evlenmiş; … Aile Mahkemesinin …/… E. sayılı dosyasında görülen boşanma davası …/…/… tarihinde kesinleşmiştir. Evlilik birliği içinde, davalı adına kayıtlı olmak üzere … ada … parseldeki taşınmaz ile … plakalı araç edinilmiştir. Bu mallar edinilmiş mal niteliğinde olup müvekkil, artık değerin yarısı oranında katılma alacağına hak kazanmıştır. Malların karar tarihine en yakın rayiç değerlerinin bilirkişi marifetiyle tespitini ve dava süresince taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ederiz.
DELİLLER: Boşanma dosyası, tapu ve araç kayıtları, banka kayıtları, bilirkişi incelemesi, tanık ve sair her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile mal rejiminin TASFİYESİNE ve şimdilik … TL katılma alacağının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan TAHSİLİNE karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.
Davacı Vekili
Av. Muhammet Sarıkaya
Küçükçekmece Boşanma Avukatı
Mal paylaşımı davasında alacağınız; mal tespitinin, dönem ayrımının ve değerleme kurallarının doğru uygulanmasına bağlıdır. Emeğinizin karşılığını eksiksiz almak için Küçükçekmece ve tüm İstanbul’da Revan Hukuk yanınızda.
Mal Paylaşımı Davası Avukatı Muhammet Sarıkaya

Av. Muhammet Sarıkaya, İstanbul Barosuna 68766 sicil numarası ile kayıtlı olup Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Aile hukuku, ceza hukuku, miras hukuku, idare hukuku ve tazminat hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır. Mal paylaşımı davaları; gizlenen malların tespiti, kişisel mal savunmalarının çürütülmesi veya ispatı, TMK m. 229 kapsamındaki devirlerin hesaba eklenmesi ve tedbir taleplerinin zamanlaması gibi teknik hamlelerle kazanılır. Bu nedenle dosyanın deneyimli bir İstanbul Boşanma Avukatı ile yürütülmesi, alacağın gerçek boyutuna ulaşılması bakımından belirleyicidir.
Av. Muhammet Sarıkaya, güncel mevzuat ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her dosyada müvekkilin somut durumuna özel strateji geliştirmekte; hukukun üstünlüğü, gizlilik ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde çözüm odaklı bir yaklaşım benimsemektedir.
Mal Kaçırmaya Karşı Önlemler
Boşanma kararı olgunlaşan eşin ilk refleksi çoğu zaman malları devretmektir. Kanun ve uygulama bu senaryoya karşı hazırlıklıdır:
- İhtiyati tedbir: Dava ile birlikte taşınmaz ve araçlara devir yasağı niteliğinde tedbir konulması istenebilir.
- TMK m. 229 (eklenecek değerler): Eşin, katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler ile boşanmadan önceki bir yıl içindeki olağandışı karşılıksız kazandırmalar, mal hala mevcutmuş gibi hesaba eklenir. Yani mal kaçırma, alacağı ortadan kaldırmaz.
- TMK m. 241: Tasfiye sırasında borçlu eşin malvarlığı alacağı karşılamıyorsa, alacaklı eş belirli koşullarla kazandırmadan yararlanan üçüncü kişilerden de eksik kalan kısmı isteyebilir.
- Aile konutu şerhi: Ailenin oturduğu konutun tapu kaydına şerh konularak eşin rızası olmadan devri engellenebilir; tapu işlemleri e-Devlet üzerinden de takip edilebilir.
Dava Ne Kadar Sürer, Masrafı Ne Kadardır?
Mal paylaşımı davaları; mal araştırması, bilirkişi değerlemeleri ve boşanma dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi nedeniyle aile hukukunun en uzun soluklu davalarındandır; ortalama 1,5 ila 3 yıl sürebilir. Masraf kalemleri: başvuru harcı ve alacak üzerinden nispi harç, gider avansı, bilirkişi ve keşif ücretleri ile avukatla takipte vekalet ücretidir. Belirsiz alacak davası olarak açmak, başlangıç harcını düşük tutarken faizin dava tarihinden işlemesini sağlar; bu kurgu dosyanın ekonomisini doğrudan etkiler.

Mal Paylaşımı Davası Yargıtay Kararları
Mal Paylaşımı Davası Yargıtay Kararları
Aşağıda, mal paylaşımı (mal rejiminin tasfiyesi) davalarına yön veren 14 güncel Yargıtay kararı, soru başlıklarıyla ve avukat özetleriyle sunulmuştur. Kararların tamamı 2024-2025 tarihli olup Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin en yeni içtihat eğilimini yansıtır.
1. Taşınmaza Yapılan Tadilat Mal Paylaşımında Nasıl Hesaplanır?
Avukatın Özeti: Bu karar, tadilat (iyileştirme) yapılan taşınmazlarda hesabın ne kadar teknik olduğunu gösterir. Önce taşınmazın tadilatsız edinme ve güncel değeri üzerinden kişisel mal oranı ve ödenen kredi payı belirlenmeli; ardından evlilik içinde yapılan iyileştirmelerin değere kattığı artış ayrıca değer artış payı olarak hesaplanmalıdır. Bu iki katmanlı hesap yapılmadan verilen karar bozulur; alacağın gerçek tutarı ancak doğru bilirkişi kurgusuyla ortaya çıkar.
2. Boşanmada Eşlerin Birlikte Oluşturduğu Koleksiyonda Katkı Payı Nasıl Hesaplanır?
Avukatın Özeti: Mal paylaşımı yalnızca ev ve arabayla sınırlı değildir. Eşlerin evlilik içinde birlikte oluşturduğu koleksiyon gibi değerli malvarlıkları da tasfiyeye dahildir ve bunlarda katkı payı ayrıca hesaplanır. Bu karar, gözden kaçırılan taşınır değerlerin de dava kapsamına alınması gerektiğini hatırlatır; eksik mal tespiti, eksik alacak demektir.
3. Boşanmada Satılan Taşınmazlar Mal Paylaşımına Dahil Edilir mi?
Avukatın Özeti: Kritik bir koruma: Eşin, tasfiyeden mal kaçırmak için boşanmadan önce sattığı taşınmazlar otomatik olarak kapsam dışı kalmaz. Devir, katılma alacağını azaltma kastıyla yapılmışsa TMK m. 229 uyarınca mal hâlâ mevcutmuş gibi hesaba eklenir. Satış tek başına alacağı ortadan kaldırmaz; niyet ve zamanlama araştırılır.
4. Boşanmada Katılma Alacağı Davası Belirsiz Alacak Davası Olarak Açılabilir mi?
Avukatın Özeti: Bu karar, dava türü seçiminin stratejik önemini teyit eder. Katılma alacağının tam tutarı baştan bilinemeyeceğinden dava, belirsiz alacak davası olarak açılabilir. Bunun en somut faydası, yargılama sırasında artırılan tutara dahi faizin dava tarihinden işlemesidir; bu da uzun süren dosyalarda ciddi bir kazanç farkı yaratır.
5. Yurtdışında Verilen Boşanma Kararı Tanınmadan Mal Rejimi Tasfiyesi Yapılabilir mi?
Avukatın Özeti: Yurt dışında boşananlar için hayati bir usul kuralı: Yabancı boşanma kararı Türkiye’de tanınmadan mal rejiminin tasfiyesine karar verilemez. Mahkeme, davayı doğrudan reddetmek yerine, tarafa tanıma davası açması için kesin süre vermeli ve sonucunu bekletici mesele yapmalıdır. Bu nedenle yurt dışı boşanmalarında tanıma-tenfiz süreci ihmal edilmemelidir.
6. Evlilikten Önce Kurulan Şirket Hissesi Mal Rejimi Tasfiyesinde Tamamen Kişisel Mal Sayılır mı?
Avukatın Özeti: Kişisel mal savunmasının sınırını çizen önemli bir karar. Evlilikten önce kurulan şirket hissesi kural olarak kişisel maldır; ancak bu hissenin evlilik içindeki değer artışı ile edinilmiş mallarla yapılan katkılar tasfiyeye girebilir. ‘Şirketi evlenmeden önce kurdum’ savunması, hissenin tamamını her zaman paylaşım dışına çıkarmaz.
7. Mal Rejiminin Tasfiyesinde Taşınmazın Güncel Rayiç Değeri mi Esas Alınır?
Avukatın Özeti: Alacaklı eş lehine en belirleyici kural burada: Katılma alacağı hesabında taşınmazın devir veya edinme tarihindeki değil, karar tarihine en yakın tarihteki güncel rayiç değeri esas alınır. Yıllar süren yargılamada gayrimenkul değerleri katlandığından bu ilke, alacağın gerçek boyutunu korur. Devir tarihi değeriyle hesap yapan karar bozulur.
8. Krediyle Alınan Taşınmazda Eşin Ödediği Kredi Taksitleri Katılma Alacağına Dahil Edilir mi?
Avukatın Özeti: Krediyle alınan taşınmazlarda hesap incelik ister. Evlilik birliği içinde edinilmiş gelirle ödenen kredi taksitleri, katılma alacağının kapsamındadır. Kredinin evlilik içinde ödenen kısmı ile evlilik öncesi/sonrası veya kişisel malla ödenen kısımlar ayrıştırılarak katkı oranları belirlenir. Doğru ayrıştırma, alacağın adil hesaplanmasının anahtarıdır.
9. Mal Rejimi Sözleşmesi Geçmişe Etkili Olarak Düzenlenebilir mi?
Avukatın Özeti: Eşler mal rejimi sözleşmesi yapabilir; ancak bu sözleşme geçmişe etkili düzenlenemez. Yani sonradan yapılan bir sözleşmeyle, daha önce edinilmiş malların rejimi geriye dönük değiştirilemez. Bu karar, tasfiyeden kaçmak amacıyla sonradan yapılan geriye yönelik sözleşme girişimlerinin geçersizliğini ortaya koyar.
10. Katkı Payı Alacağında Faiz Hangi Tarihten İtibaren Hesaplanır?
Avukatın Özeti: Faizin başlangıç tarihi, alacağın gerçek değerini doğrudan etkiler. Bu karar, katkı payı ve katılma alacağında faizin hangi tarihten işleyeceğini netleştirir. Belirsiz alacak davasında dava tarihinden itibaren faiz talep edilmesi, uzun yargılamalarda enflasyon kaybını telafi eden kritik bir kalemdir; dilekçede doğru talep edilmelidir.
11. Evlenmeden Önce Alınan Taşınmazın Üzerine Evlilik Sırasında Yapılan Bina İçin Katılma Alacağı İstenebilir mi?
Avukatın Özeti: Sık karşılaşılan bir senaryo: Evlenmeden önce alınan arsa/taşınmaz üzerine, evlilik sırasında ortak emekle bina yapılması. Arsa kişisel mal olsa da, evlilik içinde edinilmiş değerlerle inşa edilen bina için katılma alacağı istenebilir. Zeminin kişisel mal olması, üzerine yapılan yapıdaki eş katkısını yok saymaz.
12. Vasiyetname Düzenleyen Eşin Ölümü Mal Rejimi Tasfiyesi Davasını Sona Erdirir mi?
Avukatın Özeti: Mal rejimi tasfiyesi davası, tarafın ölümüyle sona ermez; mirasçılar yönünden devam eder. Vasiyetname düzenlenmiş olması da bu hakkı ortadan kaldırmaz. Bu karar, tasfiye alacağının kişiye sıkı sıkıya bağlı olmayan, mirasçılara geçen bir malvarlığı hakkı olduğunu teyit eder.
13. Mal Ayrılığı Döneminde Alınan Taşınmazlarda Katkı Payı Alacağı Nasıl Hesaplanır?
Avukatın Özeti: 2002 öncesi mal ayrılığı döneminde alınan taşınmazlarda paylaşım, katılma alacağı değil katkı payı esasına göre yapılır. Bu karar, iki dönemi ayırmanın önemini gösterir: Eşin o dönemdeki somut parasal veya emek katkısı, tarafların gelirleri oranında hesaplanır. Dönem ayrımı yapılmadan tek rejimle hesap yapmak hatalıdır.
14. Katılma Alacağı Hesaplanırken Döviz Cinsinden Para Euro Olarak Hükmedilebilir mi?
Avukatın Özeti: Döviz cinsinden edinilen değerlerde hesabın nasıl yapılacağını gösteren güncel bir karar. Katılma alacağı belirlenirken, döviz (Euro) cinsinden para doğrudan yabancı para olarak hükmedilemez; ilgili tarihteki kur üzerinden Türk lirasına çevrilerek hesaplanması gerekir. Döviz varlıklarının tasfiyesinde kur ve tarih doğru uygulanmalıdır.
Ortak mesaj: Mal paylaşımında sonucu; sürelerin doğru hesaplanması, değerleme tarihinin doğru uygulatılması ve dava türünün doğru seçilmesi belirler. Bunların her biri, dosyaya yüz binlerce lira fark olarak yansır.
Sıkça Sorulan Sorular
- Evlilikten önce alınan ev boşanmada paylaşılır mı?
- Hayır. Evlilik öncesi edinilen mallar kişisel maldır ve paylaşıma girmez. Ancak bu malın evlilik içinde elde edilen geliri (örneğin kirası) edinilmiş mal sayılır.
- Miras kalan mal paylaşıma girer mi?
- Hayır. Miras ve bağış yoluyla edinilen mallar kişisel maldır. Ancak miras kalan malın evlilik içindeki gelirleri hesaba katılır.
- Ev hanımı olan eş mal paylaşımından hak alabilir mi?
- Evet. Katılma alacağı için gelir katkısı şart değildir; ev emeği ve çocuk bakımı da evliliğin ekonomik bütünlüğüne katkıdır. Ev hanımı eş, edinilmiş malların artık değerinin yarısını isteyebilir.
- Mal paylaşımı boşanma davasıyla birlikte mi istenir?
- Hayır. Mal paylaşımı ayrı bir dava gerektirir. Boşanmayla eş zamanlı açılabilir; ancak mahkeme, boşanma kesinleşmeden tasfiyeye karar veremez.
- Mal paylaşımı davasında zamanaşımı ne kadardır?
- Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıldır. Süre geçtikten sonra açılan dava, karşı tarafın zamanaşımı savunması üzerine reddedilir.
- Eşim boşanmadan önce malları devrederse ne olur?
- Katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirler ile boşanmadan önceki bir yıl içindeki olağandışı karşılıksız kazandırmalar, TMK m. 229 uyarınca hesaba mevcutmuş gibi eklenir; belirli şartlarla üçüncü kişilere de başvurulabilir.
- Tapu eşimin üzerine, evin yarısı bana verilir mi?
- Katılma alacağı kural olarak para alacağıdır; malın kendisi değil, artık değerin yarısına karşılık gelen bedel ödenir. Tapunun kimin adına olduğu alacağı ortadan kaldırmaz.
Avukat’a Sor
Mal paylaşımı davası hakkında merak ettiklerinizi Av. Muhammet Sarıkaya’ya doğrudan iletebilirsiniz.

Av. Muhammet Sarıkaya
1995 yılında İstanbul’da doğdu. Hasan Polatkan Anadolu Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2018 yılında mezun oldu. 2019 yılında avukatlık ruhsatını alarak İstanbul Barosuna 68766 sicil numarası ile kaydoldu. Ağırlıklı çalışma alanları aile hukuku, ceza hukuku, miras hukuku, idare hukuku ve tazminat hukukudur. Mesleki faaliyetlerini hukukun üstünlüğü, gizlilik ve etik kurallar çerçevesinde sürdürmekte; güncel mevzuat ve Yargıtay kararlarını yakından takip ederek çözüm odaklı bir yaklaşım benimsemektedir.
Baro Doğrulama: Av. Muhammet Sarıkaya, İstanbul Barosuna 68766 sicil numarası ile kayıtlıdır. İstanbul Barosu Levha Kaydını Doğrula