Nafaka Artırımı ve Kaldırılması 2026 – Şartlar ve Artış Oranı
Nafaka artırımı veya kaldırılması, boşanma dosyası kapandıktan yıllar sonra bile tarafları yeniden mahkeme koridorlarında buluşturan konudur. Tablo iki taraftan da tanıdıktır: Bir yanda, yıllar önce bağlanan ve bugünkü enflasyon karşısında bir market alışverişini bile karşılamayan nafakayla çocuk büyütmeye çalışan ebeveyn; diğer yanda, eski eşinin aslında çalıştığını ya da yeni bir hayat kurduğunu bildiği halde nafaka ödemeye devam eden yükümlü. Kanun her iki taraf için de bir çıkış kapısı bırakmıştır: Koşullar değiştiyse nafaka da değişir. Bu yazıda nafaka artırım davasının şartlarını, artış oranının nasıl hesaplandığını, nafakanın hangi hallerde kaldırılacağını, dilekçe örneğini ve güncel içtihatları avukat gözünden anlatıyoruz.
Yazı İçeriği
- Nafaka Artırımı ve Kaldırılması Davası Nedir?
- Hangi Nafakalar İçin Açılır?
- Nafaka Artırım Davasının Şartları
- Nafaka Artış Oranı Nasıl Belirlenir?
- Nafakanın Kaldırılması Sebepleri
- Görevli ve Yetkili Mahkeme
- Nafaka Artırımı ve Kaldırılması Özet Tablosu
- Nafaka Artırım Davası Dilekçe Örneği
- Nafaka Davası Avukatı Muhammet Sarıkaya
- Karşı Dava: Artırıma Karşı Kaldırma Talebi
- Dava Ne Kadar Sürer, Masrafı Ne Kadardır?
- Nafaka Davası Emsal Kararlar
- Sıkça Sorulan Sorular
Nafaka Artırımı ve Kaldırılması Davası Nedir?
Boşanma kararıyla hükmedilen nafaka, taşa yazılmış bir rakam değildir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu‘nun 176/4. maddesi açıktır: Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılmasına veya azaltılmasına karar verilebilir. İştirak nafakası yönünden de TMK m. 331, durumun değişmesi halinde nafakanın yeniden belirlenmesini öngörür.
Yani nafaka; enflasyon karşısında eridiyse artırılabilir, yükümlünün ödeme gücü ciddi biçimde düştüyse indirilebilir, kanuni sebepler oluştuysa tamamen kaldırılabilir. Önemli bir ilke: Nafaka, anlaşmalı boşanma protokolüyle kararlaştırılmış olsa bile şartları oluştuğunda artırılabilir veya azaltılabilir; Yargıtay bunun aksinin güven ilkesine aykırı olacağını kabul etmektedir.
Hangi Nafakalar İçin Açılır?
- Yoksulluk nafakası (TMK m. 175): Boşanma yüzünden yoksulluğa düşen eş lehine hükmedilen, kural olarak süresiz nafakadır. Artırım davasını nafaka alacaklısı eski eş açar.
- İştirak nafakası (TMK m. 182, 330): Velayeti almayan ebeveynin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine mali gücü oranında katılmasıdır. Artırım davası, çocuk adına velayet sahibi ebeveyn tarafından açılır. Çocuk büyüdükçe ihtiyaçlarının artması, Yargıtay’a göre başlı başına değişen bir durumdur.
- Tedbir nafakası: Boşanma davası devam ederken hükmedilen geçici nafakadır. Bunun için ayrı bir artırım davası açılmaz; talep, görülmekte olan boşanma davasının hakiminden istenir.
- Yardım nafakası (TMK m. 364): Yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek altsoy, üstsoy ve kardeşler lehine hükmedilen nafaka da aynı esaslarla artırılıp azaltılabilir.
Nafaka Artırım Davasının Şartları
Davanın kabulü için mahkemenin aradığı temel unsur, önceki kararın verildiği tarihten bu yana koşulların değişmiş olmasıdır. Uygulamada kabul gören başlıca artırım sebepleri:
- Enflasyon ve alım gücü kaybı: Paranın satın alma gücündeki düşüş, Yargıtay’ın “objektif değişen hal” olarak nitelendirdiği, tek başına yeterli bir artırım sebebidir.
- Çocuğun büyümesi: Yaşla birlikte artan eğitim, beslenme, giyim ve sosyal ihtiyaçlar; okul çağına giriş, özel eğitim veya kurs giderleri.
- Nafaka yükümlüsünün gelirindeki artış: Terfi, iş değişikliği veya yeni gelir kaynakları.
- Nafaka alacaklısının artan giderleri: Kira artışı, sağlık sorunları ve tedavi masrafları gibi belgelenebilir yeni yükler.
Kritik uyarı: Yaygın inanışın aksine, artırım davası açmak için kanunda “1 yıl bekleme” şartı yoktur. Koşullar kısa sürede esaslı biçimde değiştiyse dava her zaman açılabilir. Ancak son karardan bu yana kayda değer hiçbir değişiklik yoksa dava reddedilir; bu nedenle dosya, giderleri belgeleyen fatura, kira sözleşmesi, okul ve sağlık kayıtlarıyla desteklenmelidir.
Nafaka Artış Oranı Nasıl Belirlenir?
Mahkeme yeni nafaka miktarını belirlerken iki veriyi birlikte değerlendirir: TÜİK tarafından açıklanan resmi enflasyon endeksleri (ÜFE ve TÜFE) ile tarafların güncel ekonomik ve sosyal durumu. Yerleşik içtihada göre; tarafların gelir ve giderlerinde olağanüstü bir değişiklik yoksa artış, TÜİK’in açıkladığı ÜFE oranıyla sınırlı tutulur. Ancak çocuğun ihtiyaçlarındaki artış veya yükümlünün gelirindeki sıçrama gibi somut olgular, endeks hesabının üzerinde bir nafakaya hükmedilmesine zemin hazırlayabilir.
Her yıl yeniden dava açma külfetini ortadan kaldıran pratik bir çözüm de vardır: TMK m. 176/4 ve 182/3 uyarınca, talep halinde mahkeme nafakanın gelecek yıllarda hangi oranda (uygulamada çoğunlukla ÜFE oranında) otomatik artacağını kararda belirleyebilir. Dilekçede bu talebin unutulması, uygulamada en sık yapılan hatalardan biridir.
Nafakanın Kaldırılması Sebepleri
TMK m. 176 kaldırma sebeplerini iki grupta düzenler:
Kendiliğinden Sona Erme
- Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi
- Taraflardan birinin ölümü
Bu hallerde nafaka kendiliğinden kalkar; ancak ödemelerin icra takibinde sorunsuz durdurulabilmesi için tespit ve kaldırma kararı alınması pratikte önemlidir.
Mahkeme Kararıyla Kaldırma
- Fiilen evliymiş gibi birlikte yaşama: Nafaka alacaklısının, resmi nikah olmaksızın bir başkasıyla evlilik birliği görüntüsünde yaşaması. Uygulamada tanık, sosyal medya kayıtları ve adres tespitleriyle ispatlanır.
- Yoksulluğun ortadan kalkması: Alacaklının düzenli ve yeterli gelir getiren bir işe girmesi, miras veya mal edinmesi gibi hallerle yoksulluk halinin son bulması.
- Haysiyetsiz hayat sürme: Alacaklının toplum değerleriyle bağdaşmayan bir yaşam biçimini süreklilik arz eder şekilde sürdürmesi.
İştirak nafakası ise kural olarak çocuk ergin olunca sona erer; ancak eğitimi devam eden ergin çocuk için nafaka, eğitim süresince devam edebilir. Velayetin değişmesi de iştirak nafakasının kaldırılmasını veya yön değiştirmesini gerektirir; bu konuda velayet davası yazımıza bakabilirsiniz.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli mahkeme Aile Mahkemesidir; bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi bu sıfatla bakar. Yetki konusunda kanun, nafaka alacaklısını korur: TMK m. 177 uyarınca boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Nafakanın kaldırılması veya indirilmesi davalarında ise özel bir yetki kuralı bulunmadığından genel kural uygulanır ve dava, davalının (nafaka alacaklısının) yerleşim yerinde açılır. Davalar basit yargılama usulüne tabidir.
Nafaka Artırımı ve Kaldırılması Özet Tablosu
| Konu | Bilgi |
|---|---|
| Hukuki dayanak | TMK m. 175, 176, 177, 182, 330, 331 |
| Görevli mahkeme | Aile Mahkemesi |
| Yetkili mahkeme (artırım) | Nafaka alacaklısının yerleşim yeri (TMK m. 177) |
| Artırım sebepleri | Enflasyon, çocuğun büyümesi, gelir ve gider değişimi, hakkaniyet |
| Kaldırma sebepleri | Yeniden evlenme, ölüm, fiilen birlikte yaşama, yoksulluğun kalkması, haysiyetsiz hayat |
| Artış oranı ölçütü | TÜİK ÜFE/TÜFE verileri ve tarafların güncel durumu |
| Bekleme süresi | Yoktur; koşul değiştiyse her zaman açılabilir |
| Kararın etkisi | Dava tarihinden itibaren hüküm doğurur |
Nafaka Artırım Davası Dilekçe Örneği
Aşağıdaki örnek iskelet niteliğindedir. Dosyanın gücü, değişen koşulların belge ve rakamlarla somutlaştırılmasına bağlıdır.
KÜÇÜKÇEKMECE NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİNE
DAVACI: Ad Soyad (T.C. Kimlik No) – Adres
VEKİLİ: Av. Muhammet Sarıkaya – Küçükçekmece / İstanbul
DAVALI: Ad Soyad (T.C. Kimlik No) – Adres
KONU: Müşterek çocuk yararına hükmedilen aylık … TL iştirak nafakasının … TL’ye artırılması ve gelecek yıllarda ÜFE oranında artışına karar verilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR: Taraflar … Aile Mahkemesinin …/… E., …/… K. sayılı kararıyla boşanmış; müşterek çocuğun velayeti müvekkile verilerek çocuk yararına aylık … TL iştirak nafakasına hükmedilmiştir. Karar tarihinden bu yana geçen sürede resmi enflasyon verileri karşısında nafakanın alım gücü erimiş; çocuğun okul çağına girmesiyle eğitim, servis ve beslenme giderleri belgeleriyle sabit olduğu üzere önemli ölçüde artmıştır. Davalının geliri ise aynı dönemde yükselmiştir. Mevcut nafaka, TMK m. 331 uyarınca yeniden belirlenmelidir.
DELİLLER: Boşanma ilamı, okul ve gider belgeleri, ekonomik ve sosyal durum araştırması, TÜİK verileri, tanık ve sair her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren aylık … TL’ye ARTIRILMASINA ve gelecek yıllarda TÜİK ÜFE oranında ARTIŞINA karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.
Davacı Vekili
Av. Muhammet Sarıkaya
Küçükçekmece Boşanma Avukatı
Nafakanız enflasyon karşısında eridi mi, ya da artık koşulları kalmayan bir nafakayı mı ödüyorsunuz? Dosyanızın doğru delillerle kurgulanması için Küçükçekmece ve tüm İstanbul’da Revan Hukuk yanınızda.
Nafaka Davası Avukatı Muhammet Sarıkaya

Av. Muhammet Sarıkaya, İstanbul Barosuna 68766 sicil numarası ile kayıtlı olup Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Aile hukuku, ceza hukuku, miras hukuku, idare hukuku ve tazminat hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır. Nafaka davaları rakamlar üzerinden yürüyen teknik dosyalardır: Gider kalemlerinin belgelenmesi, TÜİK verilerinin doğru dönemle hesaplanması ve gelecek yıllar artış hükmünün talep edilmesi davanın gerçek kazanımını belirler. Bu hesap ve talep disiplininin doğru kurulması için deneyimli bir İstanbul Boşanma Avukatı ile çalışmak önemli bir avantaj sağlar.
Av. Muhammet Sarıkaya, güncel mevzuat ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her dosyada müvekkilin somut durumuna özel strateji geliştirmekte; hukukun üstünlüğü, gizlilik ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde çözüm odaklı bir yaklaşım benimsemektedir.
Karşı Dava: Artırıma Karşı Kaldırma Talebi
Nafaka artırım davasıyla karşılaşan yükümlü, savunmayla yetinmek zorunda değildir. Süresi içinde harcı yatırılmış bir karşı davayla nafakanın indirilmesini veya tamamen kaldırılmasını talep edebilir. Örneğin artırım isteyen eski eşin aslında sigortalı bir işte çalıştığı ya da fiilen birlikte yaşadığı ortaya konursa, artırım davası reddedilebileceği gibi nafaka da kaldırılabilir. Ayrıca yükümlü aleyhine icra takibi sürerken kaldırma davası açılmışsa, dava sonunda kaldırma kararı verilmesi halinde dava tarihinden itibaren birikmiş nafaka borcu için cezai yaptırım uygulanmaz. Yurt dışında yaşayan taraflar yönünden ise Türk mahkemesinin nafaka ilamının yabancı ülkede uygulanması tanıma ve tenfiz sürecine tabidir.
Dava Ne Kadar Sürer, Masrafı Ne Kadardır?
Nafaka artırım ve kaldırma davaları basit yargılama usulüne tabi olduğundan görece hızlı ilerler; ekonomik ve sosyal durum araştırması ile tanık dinlenmesine bağlı olarak ortalama 4 ay ila 1 yıl içinde sonuçlanır. Masraf kalemleri: başvuru harcı ve talep edilen artış üzerinden hesaplanan nispi harç, gider avansı, tanık giderleri ve avukatla takipte vekalet ücretidir. Karar, dava tarihinden itibaren hüküm doğurduğundan gecikilen her ay fiili bir kayıptır; koşullar oluştuysa dava vakit kaybetmeden açılmalıdır.

Nafaka Davası Emsal Kararlar
Nafaka Davası Emsal Kararlar
Aşağıda, nafaka artırımı ve kaldırılması davalarına ışık tutan 16 emsal Yargıtay kararı, soru başlıklarıyla ve avukat özetleriyle birlikte sunulmuştur. Kararların bir bölümü 2024 tarihli güncel Yargıtay 2. Hukuk Dairesi içtihatlarını içerir.
1. Asgari Ücretle Çalışan Eşin Nafakası Ne Olur?
Avukatın Özeti: Bu köklü karar, artırım davasının özündeki ‘yoksulluk’ ölçütünü hatırlatır: Yükümlünün bir yerde çalışıyor olması tek başına yeterli değildir; elde ettiği gelirin onu temel ihtiyaçlar bakımından yoksulluktan kurtaracak düzeyde olup olmadığı somut olarak araştırılmalıdır. Eksik gelir araştırması bozma sebebidir.
2. Nafaka Artırım Davasında Hâkim, Talep Olmadan Nafakayı Artırabilir mi?
Avukatın Özeti: Nafaka davalarında hâkim taleple bağlıdır; istenenden fazlasına hükmedemez. Bu ilke, artırım dilekçesinde talep edilen miktarın doğru ve stratejik biçimde belirlenmesinin ne kadar kritik olduğunu gösterir. Düşük talep, mahkemenin elini bağlar.
3. Nafaka Artırım Davasında Vekâlet Ücreti Nasıl Hesaplanır?
Avukatın Özeti: Karar, nafaka davalarında vekâlet ücretinin maktu değil, hükmedilen nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden nispi hesaplandığını ortaya koyar. Bu, davanın ekonomik boyutunu doğrudan etkileyen teknik bir noktadır ve dilekçede gözetilmelidir.
4. Nafaka Artırım Davasında Reddedilen Kısım İçin Karşı Taraftan Vekalet Ücreti Alınabilir mi?
Avukatın Özeti: Nafaka davalarının kendine özgü bir usul kuralı: Reddedilen kısım için karşı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Yani talebin bir bölümü reddedilse dahi, davacı bu nedenle karşı tarafın avukatlık ücretini ödemek zorunda kalmaz. Bu, artırım davası açmanın riskini azaltan önemli bir güvencedir.
5. Nafaka Artırım Davasında Artış Oranı Neye Göre Belirlenir?
Avukatın Özeti: Bu karar, artış oranının matematiği kadar hakkaniyeti de gözettiğini gösterir. Tarafların güncel ekonomik durumu (emekli maaşı, konut, araç gibi) ve ekonomik göstergelerdeki değişim birlikte değerlendirilir. Salt endeks değil, somut yaşam koşulları da tartılır.
6. Öğrencinin Bölüm Değiştirmesi Nafaka Artırım Davasını Etkiler mi?
Avukatın Özeti: Yardım nafakasında öğrencinin bölüm ya da okul değiştirmesi, tek başına kötüniyet göstergesi sayılmaz. Baba, olağan öğrenim süresi içinde ve kendisi geçim sıkıntısına düşmemek koşuluyla yükseköğrenime devam eden çocuğuna yardım etmekle yükümlüdür. Eğitimin sürmesi esastır.
7. Nafaka Artırım Davası Hangi Mahkemede Açılmalı?
Avukatın Özeti: Yetki konusunda net bir kural: Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında yetkili mahkeme, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir (TMK m. 177) ve bu kesin yetkidir. Kesin yetki dava şartı olup mahkemece re’sen gözetilir; yanlış yerde açılan dava usulden reddedilir.
8. Babanın Maddi Durumu Kötüleşirse Nafaka Artırımı Reddedilir mi?
Avukatın Özeti: Artırım her zaman otomatik değildir. Nafaka yükümlüsünün ekonomik durumu ciddi biçimde kötüleşmişse, alacaklının talep ettiği artış reddedilebilir hatta indirim gündeme gelebilir. Denge iki yönlüdür; mahkeme yalnızca alacaklının değil, yükümlünün de mali gerçekliğini gözetir.
9. Nafaka Artırım Davasında “Tedbiren” İstenen Miktar, Kesin Talep Yerine mi Geçer?
Avukatın Özeti: Kritik bir usul inceliği: Dilekçede ‘tedbiren’ istenen geçici miktar, davanın esas talebi yerine geçmez. Esas talep neyse mahkeme onunla bağlıdır. Bu nedenle artırım dilekçesinde hem tedbir hem de esas talep miktarı açık ve doğru yazılmalıdır; aksi halde hak kaybı doğar.
10. Nafaka Artırım Davasında İstinaf ve Temyiz Sınırı Nasıl Hesaplanır?
Avukatın Özeti: Bu güncel karar, nafaka davalarında istinaf ve temyiz sınırının hükmedilen nafakanın yıllık tutarı üzerinden hesaplandığını netleştirir. Yıllık tutar kesinlik sınırının altındaysa karar kesindir ve üst mahkemeye gidilemez. Kanun yolu stratejisi bu hesaba göre kurulmalıdır.
11. Nafakanın Kaldırılması Davasında Tanık Dinlenmeden Karar Verilebilir mi?
Avukatın Özeti: Nafakanın kaldırılması ağır sonuç doğuran bir taleptir; bu nedenle mahkeme, tanık dinlemeden, delilleri toplamadan eksik incelemeyle karar veremez. Özellikle ‘fiilen birlikte yaşama’ gibi iddialar, tanık ve somut delille ispat gerektirir. Usule aykırılık bozma sebebidir.
12. Geçici İşe Girmek Yardım Nafakasının Kaldırılmasını Sağlar mı?
Avukatın Özeti: Yardım nafakasında geçici veya güvencesiz bir işe girmek, nafakanın kaldırılması için yeterli değildir. Belirleyici olan, elde edilen gelirin düzenli, sürekli ve yoksulluğu gerçekten ortadan kaldıracak nitelikte olmasıdır. Geçici gelir, kalıcı hak kaybına yol açmaz.
13. Nafaka Alan Kadın Bir Erkekle Birlikte Yaşarsa Nafakası Kaldırılır mı?
Avukatın Özeti: Yoksulluk nafakasının kaldırılmasının en somut sebeplerinden biri: Alacaklının evlilik olmaksızın bir başkasıyla fiilen evliymiş gibi yaşaması. Bu durum tanık, adres ve yaşam düzeni delilleriyle ispatlandığında nafaka kaldırılır. İspat yükü, kaldırmayı isteyen tarafa aittir.
14. “Çalışmıyor, Yoksulluğu Kendi Tercihi” Denilerek Nafaka Kaldırılabilir mi?
Avukatın Özeti: Bu karar, ‘çalışmama’ iddiasının sınırını çizer. Alacaklının çalışabilecek durumda olup olmadığı, yoksulluğunun kendi tercihi olup olmadığı somut olarak araştırılmalıdır. Soyut ‘çalışabilir’ değerlendirmesiyle nafaka kaldırılamaz; gerçek çalışma imkânı ve gelir tespiti gerekir.
15. Nafaka Kaldırma Talebi Reddedilirse, Nafaka İndirimi de mi Reddedilmiş Sayılır?
Avukatın Özeti: Usul ekonomisi açısından önemli: Nafakanın kaldırılması talebinin reddi, kural olarak indirim talebinin de reddi anlamına gelmez. Kaldırma ile indirim ayrı taleplerdir ve mahkeme her birini ayrı ayrı değerlendirmelidir. Talebin kapsamı dilekçede net kurulmalıdır.
16. Asgari Ücretle Çalışmaya Başlamak Yoksulluk Nafakasını Kendiliğinden Ortadan Kaldırır mı?
Avukatın Özeti: Yerleşik ilkeyi pekiştiren karar: Asgari ücretle çalışmaya başlamak, yoksulluk nafakasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Asgari düzeydeki gelir çoğu zaman kişiyi yoksulluktan kurtarmaya yetmez; bu durum ancak nafaka miktarının belirlenmesinde dikkate alınır. Kaldırma için yoksulluğun gerçekten sona ermesi gerekir.
Ortak mesaj: Mahkemeler ne alacaklıyı enflasyona ezdirir ne de yükümlüyü ödeme gücünün üzerinde bir yükle karşı karşıya bırakır. Denge, dosyaya konan somut belgelerle kurulur.
Sıkça Sorulan Sorular
- Nafaka artırım davası ne zaman açılabilir?
- Kanunda bekleme süresi yoktur. Koşullar esaslı biçimde değiştiyse son karardan kısa süre sonra bile dava açılabilir; belirleyici olan süre değil, değişikliğin ispatıdır.
- Nafaka artışı hangi orana göre hesaplanır?
- Olağanüstü bir durum yoksa TÜİK’in açıkladığı ÜFE oranı esas alınır. Çocuğun artan ihtiyaçları veya yükümlünün gelirindeki sıçrama, endeksin üzerinde artışa gerekçe olabilir.
- Her yıl dava açmadan nafakanın artması mümkün mü?
- Evet. Talep halinde mahkeme, nafakanın gelecek yıllarda ÜFE oranında otomatik artmasına kararda hükmedebilir. Bu talebin dilekçede yer alması gerekir.
- Eski eşim biriyle yaşıyor, nafakayı kestirebilir miyim?
- Evet. Nafaka alacaklısının evlilik olmaksızın fiilen evliymiş gibi birlikte yaşaması, TMK m. 176/3 uyarınca yoksulluk nafakasının kaldırılması sebebidir; tanık, adres ve sosyal medya kayıtlarıyla ispatlanabilir.
- Nafaka alan eski eş işe girerse nafaka kalkar mı?
- Düzenli ve yoksulluğu ortadan kaldıracak düzeyde gelir elde edilmesi halinde nafakanın kaldırılması istenebilir. Asgari düzeydeki gelir her zaman kaldırma sebebi olmayabilir; mahkeme yoksulluk halinin sürüp sürmediğini somut olarak değerlendirir.
- Artırılan nafaka geçmişe etkili mi?
- Hayır. Artırım veya kaldırma kararı, dava tarihinden itibaren hüküm doğurur. Bu nedenle koşullar oluştuğunda davanın geciktirilmemesi önemlidir.
- Çocuk 18 yaşını doldurunca iştirak nafakası biter mi?
- Kural olarak evet; ancak eğitimi devam eden ergin çocuk için nafaka, eğitim süresince devam edebilir.
Avukat’a Sor
Nafaka artırımı veya kaldırılması hakkında merak ettiklerinizi Av. Muhammet Sarıkaya’ya doğrudan iletebilirsiniz.

Av. Muhammet Sarıkaya
1995 yılında İstanbul’da doğdu. Hasan Polatkan Anadolu Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2018 yılında mezun oldu. 2019 yılında avukatlık ruhsatını alarak İstanbul Barosuna 68766 sicil numarası ile kaydoldu. Ağırlıklı çalışma alanları aile hukuku, ceza hukuku, miras hukuku, idare hukuku ve tazminat hukukudur. Mesleki faaliyetlerini hukukun üstünlüğü, gizlilik ve etik kurallar çerçevesinde sürdürmekte; güncel mevzuat ve Yargıtay kararlarını yakından takip ederek çözüm odaklı bir yaklaşım benimsemektedir.
Baro Doğrulama: Av. Muhammet Sarıkaya, İstanbul Barosuna 68766 sicil numarası ile kayıtlıdır. İstanbul Barosu Levha Kaydını Doğrula