Muris Muvazaası Davası 2026 – Mirastan Mal Kaçırma Rehberi
Muris muvazaası davası, miras bırakanın mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla, gerçekte bağışladığı taşınmazı tapuda satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstererek devretmesi halinde açılan tapu iptali ve tescil davasıdır. Dava, Yargıtay’ın 1 Nisan 1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına dayanır. Saklı paylı olsun olmasın, miras hakkı ihlal edilen her mirasçı bu davayı açabilir ve dava herhangi bir zamanaşımına veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Dava ancak miras bırakanın ölümünden sonra, taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır. Muvazaa kanıtlanırsa devir işlemi baştan itibaren geçersiz sayılır ve tapu, davacının miras payı oranında iptal edilerek adına tescil edilir. Bu rehberde davanın şartlarını, ispat yöntemlerini, Yargıtay kriterlerini ve dilekçe örneğini bir avukat kaleminden bulacaksınız.
Miras dosyalarında en sık duyduğum cümle şudur: “Babam sağlığında bütün tapuları abimin üzerine satış göstermiş, biz sonradan öğrendik.” Görünüşte ortada noter huzurunda yapılmış, tapuda tescil edilmiş kusursuz bir satış vardır; oysa ne bir bedel ödenmiştir ne de miras bırakanın satmaya ihtiyacı vardır. İşte muris muvazaası davası, bu görünüşteki işlemin perdesini aralayan ve kaçırılan malı miras payınız oranında size geri kazandıran davadır. Meslek hayatımda gördüğüm en büyük yanılgı, “tapuda satış görünüyorsa yapılacak bir şey yok” düşüncesidir; tam tersine, Yargıtay yarım asırdır bu işlemleri iptal etmektedir. Bu yazıda davayı kimlerin açabileceğini, muvazaanın nasıl ispatlanacağını ve mahkemelerin hangi kriterlere baktığını, süre baskısı olmayan ama delil kaybı riski taşıyan bu sürecin bütün ayrıntılarıyla anlatıyorum.
Yazı İçeriği
- Muris Muvazaası Nedir? (Mirastan Mal Kaçırma)
- Muris Muvazaası Davasının Şartları ve Unsurları
- Muris Muvazaası Davası Özet Tablosu
- Davayı Kimler Açabilir, Kimler Açamaz?
- Muvazaa Nasıl İspatlanır? Yargıtay Kriterleri
- Muris Muvazaası ile Tenkis Davası Arasındaki Fark
- Muris Muvazaası Davası Avukatı Muhammet Sarıkaya
- Zamanaşımı, Görevli ve Yetkili Mahkeme
- Muris Muvazaası Yargıtay Kararları
- Muris Muvazaası Dava Dilekçesi Örneği
- Sıkça Sorulan Sorular
Muris Muvazaası Nedir? (Mirastan Mal Kaçırma)
Muris muvazaası, halk arasındaki adıyla mirastan mal kaçırma; miras bırakanın, mirasçılarını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi göstererek bir kişiye devretmesidir. Ortada iki işlem vardır: Tarafların gerçekte hiç istemedikleri görünürdeki satış sözleşmesi ve satışın arkasına gizlenen bağış sözleşmesi. Görünürdeki satış, tarafların gerçek iradesini yansıtmadığı için muvazaa nedeniyle geçersizdir; gizli bağış ise tapuda resmi bağış şekline uyulmadan yapıldığı için şekil eksikliğinden geçersizdir. Sonuç olarak her iki işlem de hükümsüz kalır ve taşınmazın tapu kaydı iptal edilebilir.
Bu hukuki kurum kanunda özel bir maddeyle düzenlenmemiştir; Türk Borçlar Kanunu’nun muvazaayı düzenleyen 19. maddesi ile Yargıtay’ın 1 Nisan 1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı üzerine inşa edilmiştir. Bu karar bugün hala yürürlüktedir ve Türkiye’deki bütün mahkemeleri bağlar. Türk Medeni Kanunu’nun miras hükümlerinin tam metnine mevzuat.gov.tr adresindeki Türk Medeni Kanunu sayfasından ulaşabilirsiniz.
Muris Muvazaası Davasının Şartları ve Unsurları
Muris muvazaası davasının kabul edilebilmesi için dört unsurun bir arada bulunması gerekir: Görünürdeki işlem (tapuda satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi), tarafların üçüncü kişileri ve özellikle mirasçıları aldatma amacı, taraflar arasındaki gizli muvazaa anlaşması ve satışın arkasına gizlenen bağış iradesi. Miras bırakanın asıl amacının mirasçılardan mal kaçırmak olduğu ispatlanmalıdır; her devir muvazaalı değildir.
Uygulamada dikkat edilmesi gereken sınırlar şunlardır:
- Yalnızca tapulu taşınmazlar: Muris muvazaasına dayalı tapu iptali davası sadece tapuya kayıtlı taşınmazlar için açılabilir. Tapusuz taşınmazlar ve araç, para gibi taşınır mallar bu davanın konusu olamaz.
- Devir sağlararası olmalı: Dava, miras bırakanın sağlığında yaptığı devir işlemlerine karşı açılır. Vasiyetname gibi ölüme bağlı tasarruflar için iptal veya tenkis davası gündeme gelir.
- Mal kaçırma kastı: Miras bırakan devri gerçek bir satış olarak yapmışsa, bedel gerçekten ödenmişse veya bakım karşılığı devirde gerçek bir bakım ilişkisi varsa muvazaadan söz edilemez.
- Ölümden sonra açılır: Miras bırakan hayattayken bu dava açılamaz; dava hakkı mirasın açılmasıyla doğar.
Muris Muvazaası Davası Özet Tablosu
| Konu | Kural |
|---|---|
| Hukuki dayanak | TBK 19 ve 1 Nisan 1974 tarihli 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı |
| Davayı açabilecekler | Saklı paylı olsun olmasın, miras hakkı ihlal edilen tüm mirasçılar (yasal ve atanmış) |
| Davayı açamayacaklar | Mirası reddeden, miras hakkından feragat eden ve mirasçılıktan çıkarılan kişiler |
| Süre | Zamanaşımı ve hak düşürücü süre yoktur; ölümden sonra her zaman açılabilir |
| Görevli mahkeme | Asliye Hukuk Mahkemesi |
| Yetkili mahkeme | Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi (kesin yetki) |
| Dava konusu | Yalnızca tapuya kayıtlı taşınmazların satış veya ölünceye kadar bakma görünümlü devirleri |
| Talep | Miras payı oranında tapu iptali ve tescil; taşınmaz elden çıkarılmışsa bedel (tazminat) |
| Harç | Nispi harç; dava değeri taşınmazın rayiç değeri üzerinden hesaplanır |
Davayı Kimler Açabilir, Kimler Açamaz?
Muris muvazaası davasını, saklı pay sahibi olup olmadığına bakılmaksızın miras hakkı ihlal edilen her mirasçı açabilir; çocuklar, torunlar, eş, anne baba, kardeşler ve atanmış mirasçılar bu kapsamdadır. Her mirasçı kendi payı oranında dava açabileceği gibi, terekeye iade talebiyle tüm mirasçılar birlikte de hareket edebilir. Buna karşılık mirası reddeden, mirastan feragat sözleşmesi yapan ve mirasçılıktan çıkarılan kişiler bu davayı açamaz.
Önemli bir usul ayrıntısı: Her mirasçı yalnızca kendi miras payı için dava açtığında sonuçtan yalnızca kendisi yararlanır. Taşınmazın tümünün terekeye döndürülmesi isteniyorsa, davaya diğer mirasçıların da katılması veya onların muvafakatinin alınması gerekir. Davalı taraf, lehine muvazaalı devir yapılan kişidir; bu kişi ölmüşse dava onun mirasçılarına yöneltilir. Miras bırakanın mal kaçırdığı kişi çoğu zaman mirasçılardan biridir ancak mirasçı olmayan üçüncü bir kişiye yapılan muvazaalı devirler için de dava açılabilir.
Muvazaa Nasıl İspatlanır? Yargıtay Kriterleri
Muvazaa iddiası, mirasçılar yönünden her türlü delille ispat edilebilir; tanık beyanı, banka kayıtları, tapu akit tablosu, vergi ve rayiç değer kayıtları ile keşif ve bilirkişi incelemesi en sık kullanılan delillerdir. Yargıtay; miras bırakanın satışa ihtiyacının olup olmadığını, satış bedeli ile taşınmazın gerçek değeri arasındaki farkı, devralanın alım gücünü, bedelin fiilen ödenip ödenmediğini, tarafların ve ailenin yaşam biçimini, yöresel gelenekleri ve olayların olağan akışını birlikte değerlendirir.
Mahkemenin muvazaa kanaatine ulaşmasında öne çıkan somut göstergeler şunlardır:
- Ekonomik ihtiyaç yokluğu: Düzenli geliri olan, kimseye borcu bulunmayan ve satış bedelini bankada veya harcamalarında izi görülmeyen miras bırakanın taşınmaz satması hayatın olağan akışına aykırıdır.
- Bedel uyumsuzluğu: Tapuda gösterilen satış bedelinin taşınmazın gerçek rayiç değerinin çok altında olması güçlü bir muvazaa karinesidir.
- Alıcının mali gücü: Devir tarihinde geliri ve birikimi bulunmayan bir mirasçının yüksek bedelli taşınmaz satın alması, bedelin ödenmediğine işaret eder.
- Fiili durum: Satıştan sonra taşınmazı miras bırakanın kullanmaya devam etmesi, kira gelirini almayı sürdürmesi gizli bağışın göstergesidir.
- Aile içi ilişkiler: Miras bırakanın bazı çocuklarıyla küs olması, ikinci evlilik, kız çocuklarından mal kaçırma yönündeki yöresel alışkanlıklar mahkemece değerlendirilen olgulardır.
Muris Muvazaası ile Tenkis Davası Arasındaki Fark
Muris muvazaası davasında devir işleminin sahte (danışıklı) olduğu ileri sürülür ve işlem tümüyle iptal edilir; davayı her mirasçı açabilir ve süre sınırı yoktur. Tenkis davasında ise işlem geçerlidir ancak saklı payı ihlal ettiği ölçüde indirime tabi tutulur; davayı yalnızca saklı paylı mirasçılar açabilir ve 1 ile 10 yıllık hak düşürücü süreler uygulanır.
İki dava arasındaki seçim, dosyanın kaderini belirler. Tapuda satış gösterilen ama gerçekte bağış olan devirler muvazaa davasının; tapuda açıkça bağış olarak yapılan devirler ile vasiyetnameler ise tenkis davasının konusudur. Uygulamada iki talep kademeli olarak da ileri sürülebilir: Mahkemeden öncelikle muvazaa nedeniyle tapu iptali, bu kabul edilmezse tenkis talep edilir. Hangi yolun seçileceği; devrin şekline, delil durumuna ve sürelere göre dosya bazında belirlenmelidir.
Muris Muvazaası Davası Avukatı Muhammet Sarıkaya

Muris muvazaası dosyaları, miras hukukunun en teknik ve delil yoğun davalarındandır; on yıllar öncesine uzanan tapu kayıtları, banka hareketleri ve tanık anlatımları tek bir bütünlük içinde mahkemeye sunulmalıdır. Av. Muhammet Sarıkaya, İstanbul Barosu’na 68766 sicil numarasıyla kayıtlı olarak ağırlıklı biçimde miras hukuku ve aile hukuku alanlarında çalışmakta; mirastan mal kaçırma, tapu iptali ve tescil, tenkis ve ortaklığın giderilmesi dosyalarında mirasçı vekilliği yürütmektedir. Küçükçekmece Adliyesi başta olmak üzere İstanbul genelindeki asliye hukuk mahkemelerinde yürüttüğü dosyalarda; tapu ve nüfus kayıtlarının tam olarak toplanması, rayiç değer tespitine yönelik bilirkişi incelemesinin doğru kurgulanması ve Yargıtay kriterlerinin her biri için ayrı delil sunulması üzerine çalışır. Avukatın mesleki geçmişi ve çalışma alanları hakkında ayrıntılı bilgiye Revan Hukuk hakkımızda sayfasından ulaşabilirsiniz.
İstanbul Miras Avukatı
Mirastan mal kaçırıldığını düşünüyorsanız, tapu iptali ve tescil ile tenkis dosyalarınız için miras hukuku alanında çalışan büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Zamanaşımı, Görevli ve Yetkili Mahkeme
- Süre: Muris muvazaası davası zamanaşımına ve hak düşürücü süreye tabi değildir. Miras bırakanın ölümünden sonra, devrin üzerinden 10 yıl, 20 yıl geçse dahi dava açılabilir. Ancak zaman geçtikçe tanıkların kaybolması ve kayıtlara ulaşmanın zorlaşması nedeniyle delil güvenliği açısından erken hareket etmek her zaman avantajlıdır.
- Görevli mahkeme: Asliye Hukuk Mahkemesidir.
- Yetkili mahkeme: Tapu iptali ve tescil talebi taşınmazın aynına ilişkin olduğundan, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Birden fazla taşınmaz varsa bunlardan birinin bulunduğu yerde tümü için dava açılabilir.
- Üçüncü kişiye devir: Muvazaalı devri alan kişi taşınmazı iyi niyetli üçüncü bir kişiye satmışsa, iyi niyetli üçüncü kişinin tapusu korunur; bu durumda dava, taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri üzerinden bedel (tazminat) davasına dönüşür.
- Harç ve gider: Dava nispi harca tabidir; harç, talep edilen pay değeri üzerinden hesaplanır ve dava kazanıldığında yargılama giderleri davalıya yükletilir.
Tapu kayıt örnekleri ve taşınmaz bilgileri, e-Devlet üzerindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü hizmetlerinden sorgulanabilir; başvuru için turkiye.gov.tr üzerindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü sayfasını kullanabilirsiniz.
Muris Muvazaası Yargıtay Kararları
1974 İçtihadı Birleştirme Kararı ne diyor?
1 Nisan 1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, muris muvazaasının anayasası niteliğindedir. Karara göre; miras bırakanın, mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazı hakkında tapuda satış sözleşmesi düzenlemesi halinde, saklı pay sahibi olsun olmasın, miras hakkı çiğnenen her mirasçı dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeniyle geçersizliğinin tespitini ve tapu kaydının iptalini isteyebilir. Bu karar, davanın hem hukuki temelini hem de davacı çevresini belirlemiştir.
Yargıtay hangi durumlarda muvazaayı kabul etmiyor?
Yargıtay, her devrin muvazaalı sayılamayacağını istikrarlı biçimde vurgular. Miras bırakanın gerçek bir para ihtiyacıyla ve rayice yakın bedelle yaptığı satışlar, bedeli fiilen ödenen devirler ve gerçek bir bakım ilişkisine dayanan ölünceye kadar bakma sözleşmeleri geçerli kabul edilir. Aynı şekilde miras bırakanın, kendisine fiilen bakan çocuğuna duyduğu minnetle ve mal kaçırma kastı olmaksızın yaptığı devirlerde, somut olayın özelliklerine göre muvazaa iddiası reddedilebilmektedir. Belirleyici soru şudur: Miras bırakanın asıl iradesi bağış mıdır ve bu bağış mirasçılardan gizlenmek istenmiş midir?
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi muvazaa aracı olabilir mi?
Evet. Yargıtay uygulamasında, miras bırakanın bakıma muhtaç olmadığı halde veya devralanın fiilen hiçbir bakım yükümlülüğü üstlenmediği durumlarda yapılan ölünceye kadar bakma sözleşmeleri, mal kaçırma amacının aracı sayılarak iptal edilebilmektedir. Mahkeme; miras bırakanın yaşı, sağlık durumu, kiminle yaşadığı, bakımı kimin üstlendiği ve sözleşme tarihindeki fiili ilişkiler üzerinden gerçek iradeyi araştırır.
Elden çıkarılan taşınmazda bedel nasıl hesaplanır?
Muvazaalı devri alan kişi taşınmazı dava açılmadan önce iyi niyetli üçüncü kişiye devretmişse, tapu iptali mümkün olmaz; dava tazminata dönüşür. Yerleşik uygulamaya göre bedel, taşınmazın karar tarihine en yakın rayiç değeri üzerinden bilirkişi incelemesiyle belirlenir ve davacının miras payına isabet eden tutara hükmedilir.
Muris Muvazaası Dava Dilekçesi Örneği
[İL] NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE
DAVACI: [Ad Soyad, TC Kimlik No, Adres]
VEKİLİ: Av. Muhammet Sarıkaya
DAVALI: [Ad Soyad, TC Kimlik No, Adres]
KONU: Muris muvazaası nedeniyle, miras payı oranında tapu iptali ve tescil talebidir.
DAVA DEĞERİ: [Miras payına isabet eden değer] TL (fazlaya ilişkin haklar saklıdır)
AÇIKLAMALAR:
1. Müvekkilin miras bırakanı [ad soyad], [tarih] tarihinde vefat etmiş olup [mahkeme/noter] tarafından düzenlenen [tarih] tarihli mirasçılık belgesi uyarınca müvekkil, murisin [yakınlık derecesi] sıfatıyla yasal mirasçısıdır.
2. Muris, maliki olduğu [il, ilçe, mahalle, ada, parsel] sayılı taşınmazı [tarih] tarihinde tapuda satış göstererek davalıya devretmiştir. Oysa muris vefatına kadar düzenli emekli aylığı almakta olup hiçbir borcu ve para ihtiyacı bulunmamaktadır; tapuda gösterilen bedel taşınmazın gerçek değerinin çok altındadır ve davalının devir tarihinde bu bedeli ödeyecek geliri ve birikimi yoktur.
3. Muris, devirden sonra da taşınmazda oturmaya ve kira gelirini almaya devam etmiştir. Devir, gerçekte bir satış olmayıp mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapılmış muvazaalı bir işlemdir. 1 Nisan 1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca görünürdeki satış muvazaa, gizli bağış ise şekil eksikliği nedeniyle geçersizdir.
DELİLLER: Tapu kayıtları ve akit tablosu, mirasçılık belgesi, nüfus kayıtları, banka kayıtları, vergi ve rayiç değer kayıtları, tanık, keşif, bilirkişi incelemesi ve sair yasal deliller.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile; dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının, müvekkilin miras payı oranında iptaline ve müvekkil adına tesciline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla vekaleten talep ederim. [Tarih]
Davacı Vekili
Uyarı: Bu dilekçe genel bir şablondur. Muvazaa davalarında açıklamalar bölümü; murisin ekonomik durumu, devralanın mali gücü ve fiili kullanım gibi Yargıtay kriterlerinin her birine karşılık gelecek somut olgularla dosyaya özel yazılmalıdır. Eksik veya hatalı kurgulanan dilekçe, yıllar sürecek davanın en başında kaybedilmesine yol açabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Muris muvazaası davası ne kadar sürede açılmalı?
Süre sınırı yoktur; miras bırakanın ölümünden sonra her zaman açılabilir. Zamanaşımı ve hak düşürücü süre işlemez. Ancak tanık ve kayıt kaybı riski nedeniyle öğrenir öğrenmez harekete geçmek delil güvenliği açısından önemlidir.
Babam sağ iken mal kaçırma davası açabilir miyim?
Hayır. Muris muvazaası davası ancak miras bırakanın ölümünden sonra açılabilir. Miras bırakan hayattayken malvarlığı üzerinde tasarruf özgürlüğüne sahiptir ve beklenen miras hakkına dayanılarak dava açılamaz.
Kız kardeşlere pay verilmemesi muvazaa sayılır mı?
Miras bırakanın taşınmazlarını yalnızca erkek çocuklarına satış göstererek devretmesi, uygulamada en sık görülen muvazaa biçimidir. Yargıtay, yöresel gelenekleri ve olayların olağan akışını değerlendirerek bu tür devirlerde mal kaçırma amacını kabul edebilmektedir; kız çocukları payları oranında tapu iptali ve tescil talep edebilir.
Tapuda satış bedeli ödenmiş gibi gösterilmişse dava kaybedilir mi?
Hayır. Tapu akit tablosunda bedelin ödendiğinin yazması tek başına belirleyici değildir. Mahkeme; bedelin fiilen ödenip ödenmediğini banka kayıtları, tarafların mali durumu ve tanık beyanlarıyla araştırır. Bedelin elden ödendiği savunması, alıcının o tarihteki geliriyle uyumlu değilse itibar görmez.
Muvazaalı taşınmaz üçüncü kişiye satılmışsa ne olur?
Tapu kaydına güvenerek taşınmazı devralan iyi niyetli üçüncü kişinin mülkiyeti korunur. Bu durumda tapu iptali istenemez; dava, taşınmazın güncel rayiç değeri üzerinden davacının payına düşen bedelin tahsili davasına dönüşür. Üçüncü kişi muvazaayı biliyorsa veya bilmesi gerekiyorsa tapu iptali yine mümkündür.
Mirasçılardan biri tek başına dava açabilir mi?
Evet. Her mirasçı, kendi miras payı oranında tapu iptali ve tescil talebiyle tek başına dava açabilir; diğer mirasçıların katılımı gerekmez. Taşınmazın tümünün terekeye iadesi isteniyorsa tüm mirasçıların davaya katılması veya onayı gerekir.
Muris muvazaası davası ne kadar sürer?
Tanık dinlenmesi, kayıtların toplanması, keşif ve bilirkişi incelemesi nedeniyle ilk derece yargılaması ortalama 1,5 ile 3 yıl sürebilir; istinaf ve temyiz aşamaları bu süreye eklenir. Delillerin dava açılmadan önce eksiksiz hazırlanması süreci belirgin biçimde kısaltır.
Avukat’a Sor
Mirastan mal kaçırma şüphesi, tapu iptali ve tescil davası veya tenkis talebiyle ilgili sorularınızı doğrudan avukata iletebilir, tapu ve banka kayıtları üzerinden dosyanıza özel ön değerlendirme talep edebilirsiniz. Doğru dava türünün seçimi, yılların emeğini korur.

Av. Muhammet Sarıkaya
Avukat Muhammet Sarıkaya, 1995 yılında İstanbul’da doğmuştur. 2009-2013 yılları arasında İstanbul’un köklü liselerinden Hasan Polatkan Anadolu Lisesi’nde öğrenim görmüş; 2014 yılında başladığı Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2018 yılında mezun olmuştur. 2019 yılında avukatlık stajını tamamlayarak avukatlık ruhsatını almış ve İstanbul Barosu’na 68766 sicil numarası ile kayıtlı olarak mesleki faaliyetlerine başlamıştır. Ağırlıklı çalışma alanları miras hukuku, ceza hukuku, aile hukuku, idare hukuku ve tazminat hukukudur. Mesleki faaliyetlerini hukukun üstünlüğü, adalet ilkesi, gizlilik ve mesleki etik kurallar çerçevesinde sürdürmekte; güncel mevzuat ve yargı kararlarını yakından takip ederek çözüm odaklı bir yaklaşım benimsemektedir.
Baro Doğrulaması: Avukat Muhammet Sarıkaya, İstanbul Barosu’na 68766 sicil numarası ile kayıtlıdır. İstanbul Barosu levha kaydını doğrulamak için tıklayın.