Tenkis Davası ve Saklı Pay 2026 – TMK 560 Avukat Rehberi
Miras hukukunun en teknik ve en çok yanlış anlaşılan davası tenkistir. Senaryо tanıdıktır: Baba, malvarlığının büyük kısmını sağlığında bir çocuğuna devreder ya da vasiyetle bir kişiye bırakır; diğer çocuklar mirastan neredeyse hiçbir şey alamaz. Ancak hukuk, hiçbir mirasbırakanın çocuğunu, eşini veya ana-babasını mirastan tümüyle dışlamasına izin vermez: Bu kişilerin kanunla korunan bir saklı payı vardır ve tenkis davası, bu payı geri kazanmanın yoludur. Ama dava kolay değildir: Saklı pay oranları, tenkise tabi kazandırmalar, terekenin ölüm tarihindeki değeri ve tenkis sırası gibi karmaşık hesaplar sonucu belirler. Bu rehberde tenkis davasının şartlarını, saklı pay oranlarını, muris muvazaasıyla ilişkisini, süreleri ve güncel Yargıtay kararlarını bir avukat kaleminden anlatıyoruz.
Yazı İçeriği
- Tenkis Davası Nedir? (TMK 560)
- Saklı Pay Sahipleri ve Oranları
- Tenkise Tabi Tasarruflar
- Tenkis ve Muris Muvazaası İlişkisi (Terditli Dava)
- Tenkis Davası Özet Tablosu
- Miras Avukatı Muhammet Sarıkaya
- Tenkis Hesabı Nasıl Yapılır?
- Tenkis Sırası ve Malın Bölünmezliği
- Süre, Görevli Mahkeme ve Davacılar
- Tenkis Davası Yargıtay Kararları
- Sıkça Sorulan Sorular
Tenkis Davası Nedir? (TMK 560)
Tenkis davası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 560 ve devamı maddelerinde düzenlenir. “Tenkis” kelime anlamıyla indirmek, azaltmak demektir. Bu davada amaç, mirasbırakanın saklı paylı mirasçıların paylarını ihlal edecek biçimde yaptığı tasarrufları, saklı payı karşılayacak oranda indirmektir. TMK m. 560’a göre, saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilir. Tenkis, tasarrufu tümüyle geçersiz kılmaz; yalnızca saklı payı ihlal eden kısımla sınırlı olarak indirim yapar. Kanunun tam metnine mevzuat.gov.tr adresindeki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu sayfasından ulaşabilirsiniz.
Saklı Pay Sahipleri ve Oranları
Saklı pay, yasal miras payının kanunla korunan ve mirasbırakanın tasarruflarıyla ihlal edilemeyen kısmıdır. TMK m. 506 uyarınca saklı pay sahipleri ve oranları şunlardır:
- Altsoy (çocuklar, torunlar): Yasal miras payının yarısı.
- Ana ve babadan her biri: Yasal miras payının dörtte biri.
- Sağ kalan eş: Altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçı olması halinde yasal miras payının tamamı; diğer hallerde yasal miras payının dörtte üçü.
Mirasbırakanın, saklı paylar dışında kalan kısım üzerinde (tasarruf edilebilir kısım) dilediği gibi tasarruf etme hakkı vardır. Tasarruf, saklı payı aşıyorsa, aşan kısım tenkise tabidir. Kardeşlerin saklı payı 2007 yılında kaldırılmıştır; bugün kardeşler saklı paylı mirasçı değildir.
Tenkise Tabi Tasarruflar
Tenkise tabi tasarruflar iki gruptur:
- Ölüme bağlı tasarruflar: Vasiyetname ve miras sözleşmesi gibi, mirasbırakanın ölümüyle hüküm doğuran tasarruflar. Saklı payı aşan vasiyetler tenkise tabidir.
- Sağlararası (sağlar arası) kazandırmalar: Mirasbırakanın sağlığında yaptığı ve TMK m. 565’te sayılan bazı kazandırmalar: Mirasçılık sıfatını kaybeden mirasçıya yapılan geri verme yükümlülüğüne tabi kazandırmalar, saklı payı zedelemek amacıyla yapıldığı açık olan bağışlamalar, murisin serbestçe dönebileceği bağışlar ve ölümünden önceki bir yıl içinde yapılan olağan hediyeler dışındaki bağışlamalar.
Özellikle son grup önemlidir: Mirasbırakanın, saklı payı bertaraf etmek için sağlığında yaptığı bağışlar tenkise tabidir. Bu nedenle tenkis davası, çoğu zaman muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) davasıyla birlikte açılır.
Tenkis ve Muris Muvazaası İlişkisi (Terditli Dava)
Uygulamada tenkis davası, çoğunlukla muris muvazaası davasıyla terditli (kademeli) olarak açılır. Muris muvazaası, mirasbırakanın bir mirasçıdan mal kaçırmak için, gerçekte bağışladığı malı satış gibi göstererek devretmesidir. Bu iki dava arasındaki fark ve sıralama kritiktir:
- Önce muris muvazaası (tapu iptali-tescil): Devrin muvazaalı (danışıklı) olduğu ispatlanırsa, işlem geçersiz sayılır ve mal tereke ye döner; bu, tüm mirasçıların payını korur.
- Muvazaa ispatlanamazsa tenkis: Devir gerçek bir bağışsa muvazaa iddiası reddedilir; ancak bu bağış saklı payı ihlal ediyorsa, terditli olarak istenen tenkis talebi değerlendirilir ve saklı payı karşılayacak oranda tenkis yapılır.
Bu terditli yapı, saklı paylı mirasçıya iki katmanlı koruma sağlar. Mahkeme, HMK m. 297 gereği her iki talep hakkında da (olumlu veya olumsuz) ayrı ayrı karar vermek zorundadır.
Tenkis Davası Özet Tablosu
| Konu | Bilgi |
|---|---|
| Hukuki dayanak | 4721 sayılı TMK m. 560-571 |
| Saklı pay – altsoy | Yasal miras payının 1/2’si |
| Saklı pay – ana/baba | Yasal miras payının 1/4’ü |
| Saklı pay – sağ kalan eş | Zümreye göre yasal payın tamamı veya 3/4’ü |
| Tenkise tabi | Saklı payı aşan vasiyet ve sağlararası kazandırmalar |
| Süre | Öğrenmeden 1 yıl, her halde 10 yıl |
| Değerleme tarihi | Mirasbırakanın ölüm tarihi |
| Görevli mahkeme | Asliye Hukuk Mahkemesi |
Miras Avukatı Muhammet Sarıkaya

Tenkis davaları; saklı pay hesabı, terekenin ölüm tarihindeki değerinin belirlenmesi ve muris muvazaasıyla terditli yapı gibi teknik değerlendirme ve bilirkişi incelemesi gerektiren, miras hukukunun en zorlu dosyalarındandır. Av. Muhammet Sarıkaya, İstanbul Barosu’na 68766 sicil numarasıyla kayıtlı olarak ağırlıklı biçimde miras hukuku alanında çalışmakta; tenkis, saklı pay, muris muvazaası ve vasiyetnamenin iptali dosyalarında vekillik yürütmektedir. Küçükçekmece Adliyesi başta olmak üzere İstanbul genelindeki asliye hukuk mahkemelerinde yürüttüğü dosyalarda; saklı pay oranlarının doğru hesaplanması, tenkise tabi kazandırmaların belirlenmesi, bilirkişi raporunun denetlenmesi ve muvazaa-tenkis terditli yapısının kurgulanması üzerine çalışır. Avukatın mesleki geçmişi ve çalışma alanları hakkında ayrıntılı bilgiye Revan Hukuk hakkımızda sayfasından ulaşabilirsiniz.
Küçükçekmece Miras Avukatı
Saklı payınız ihlal edildiyse, mirastan mal kaçırıldıysa veya tenkis davası açmak istiyorsanız; miras hukuku alanında çalışan büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Küçükçekmece Avukat
Tenkis Hesabı Nasıl Yapılır?
Tenkis hesabı, davanın en teknik kısmıdır ve bilirkişi incelemesiyle yapılır. Hesap adımları özetle şöyledir: Önce mirasbırakanın terekesi (aktif ve pasif) mirasın açıldığı (ölüm) tarihindeki değerleriyle belirlenir; buna sağlararası tenkise tabi kazandırmalar da eklenir. Ardından saklı paylar ve mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısım hesaplanır. Tasarruf edilebilir kısmı aşan tasarruflar, saklı payı karşılayacak oranda tenkis edilir.
Bu hesapta belirleyici olan, malların ölüm tarihindeki gerçek değeridir; bağış tarihindeki değil, ölüm anındaki değer esas alınır. Bu nedenle taşınmazların niteliği, imar durumu ve gerçek rayiç değeri keşif ve bilirkişi incelemesiyle titizlikle belirlenmelidir. Hükme esas alınacak bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli, gerekçeli ve yasal hesap yöntemine uygun olması şarttır; eksik veya hatalı raporla verilen kararlar bozulmaktadır.
Tenkis Sırası ve Malın Bölünmezliği
Birden fazla tenkise tabi tasarruf varsa, tenkis belirli bir sıra izler (TMK m. 570): Önce ölüme bağlı tasarruflar (vasiyetler), yetmezse sağlararası kazandırmalar en yenisinden en eskisine doğru tenkis edilir. Tenkise tabi malın niteliği de önemlidir: TMK m. 564 uyarınca, tasarrufa konu mal saklı payı karşılayacak oranda bölünebiliyorsa o oranda iade edilir; ancak malın sabit tenkis oranında bölünmesi mümkün değilse, kazandırmadan yararlanan kişi dilerse tenkisi gereken kısmın değerini (bedelini) ödeyerek malın tamamını elinde tutabilir veya malı elden çıkarıp saklı payı karşılayacak bedeli öder. Bu seçim hakkı, tenkis davasının pratik sonucunu belirler.
Süre, Görevli Mahkeme ve Davacılar
Tenkis davasını, saklı payı ihlal edilen mirasçılar (altsoy, ana-baba, sağ kalan eş) açabilir. Ayrıca, borç ödemekten aciz durumdaki saklı paylı mirasçının kendisi dava açmazsa, iflas idaresi veya icra takibinde bulunan alacaklıları da mirasın açılmasından itibaren altı ay içinde tenkis davası açabilir (TMK m. 562). Dava, saklı paylı mirasçının saklı payının zedelendiğini öğrenmesinden itibaren bir yıl ve her halde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer. Görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi, yetkili mahkeme mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir.
Tenkis Davası Yargıtay Kararları
Aşağıda tenkis davasına, saklı paya, tenkis hesabına ve muris muvazaasıyla terditli yapıya ilişkin güncel Yargıtay kararları birebir olarak verilmiş, her kararın altında konunun özeti avukatımızın kaleminden aktarılmıştır.
Vasiyetnamenin İptali ve Tenkis Birlikte İstendiğinde Mahkeme Her Talep İçin Karar Vermeli midir?
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3034, K. 2026/926, T. 20.2.2026
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali ve tenkis istemlerine ilişkindir. Bilindiği üzere 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesi gereğince hakim, taleplerden her biri hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurmak zorundadır. Hükmün hangi hususları kapsayacağı 6100 Sayılı Kanun’un 297. maddesinde belirtilmiştir. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Somut olayda; davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların saklı paylarının ihlal edildiği gerekçesiyle vasiyetnamenin iptali talebi yanında tenkis talebinde de bulunmuştur. Ancak İlk Derece Mahkemesince, tenkis isteğine ilişkin olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davacının tüm talepleri hakkında bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, İlk Derece Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Avukat Kaleminden Özet: Bu kararda Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, vasiyetnamenin iptali ve tenkis taleplerinin birlikte açıldığı davada mahkemenin her talep hakkında ayrı ayrı karar verme yükümlülüğünü ortaya koymuştur. Karara göre, HMK m. 297 gereğince hakim, tarafların taleplerinden her biri hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurmak zorundadır; talep sonuçlarından biri hakkında karar verilmemesi (eksik hüküm), hükmün bozulmasını gerektirir. Vasiyetnamenin iptali talebi reddedilse dahi, terditli olarak ileri sürülen tenkis talebi hakkında da olumlu ya da olumsuz bir karar verilmelidir. Somut olayda taleplerden biri hakkında hüküm kurulmaması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Terekenin Tamamının Vasiyet Edilmesi Halinde Saklı Paylı Mirasçı Tenkis İsteyebilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2025/7-44, K. 2026/16, T. 21.1.2026
Dava; tenkis istemine ilişkindir. Tenkisi istenen düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin incelenmesinde murisin terekesinin tamamını davalı mirasçılarına vasiyet ettiği, mirasçı atamasının üçüncü kişiler lehine yapılabileceği gibi yasal mirasçılar lehine de yapılabileceği gözetildiğinde, tasarrufun belirli mal vasiyeti şeklinde değil TMK’nın 516. maddesinde belirtilen nitelikte mirasçı atamasına ( nasbına ) ilişkin olduğu sabittir. TMK’nın 564. maddesi belirli mal vasiyeti söz konusu olduğunda uygulanabileceğinden, mirasçı atamasının tenkisi istemine ilişkin eldeki davada bu maddenin uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere bu tür tasarruflar nedeniyle mirasçı olarak atanan kimseye karşı açılan tenkis davasının kabulü halinde dava edilen saklı paylar oranında tenkise karar vermek gerekli ve yeterlidir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan araştırma sonrası, tarafların murisi tarafından tanzim edilen vasiyetname ile davacı saklı payının ihlal edildiğine ve tasarrufun tenkise tabi olduğu benimsenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Buna karşılık, doğru sabit tenkis oranı bulunduktan sonra, tasarrufa konu taşınmaz malların değerinde azalma meydana gelmeksizin sabit tenkis oranında bölünüp bölünemeyeceği hususunun araştırılarak mahkemece bir karar verilmesi gerekirken, bölünebilirlik hususunda hiçbir araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın, dava konusu taşınmaz hisselerinin davacının saklı payı oranında ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Avukat Kaleminden Özet: Bu kararda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, murisin terekesinin tamamını belirli kişilere vasiyet etmesi halinde, saklı paylı mirasçının tenkis davasıyla saklı payını koruyup koruyamayacağını karara bağlamıştır. Kurula göre, murisin ölüme bağlı tasarrufla (vasiyetname) terekesinin tamamını üçüncü kişilere veya mirasçılardan bir kısmına bırakması, saklı paylı mirasçıların (altsoy, eş gibi) saklı paylarını ihlal ediyorsa; saklı paylı mirasçı, tenkis davası açarak saklı payına tecavüz eden tasarrufun, saklı payını karşılayacak oranda tenkisini (indirilmesini) isteyebilir. Saklı pay, kanunla güvence altına alınmış olup vasiyetle dahi ortadan kaldırılamaz. Somut olayda saklı pay ve tenkis oranı doğru hesaplanmadan tesciline karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sağlığında Yapılan Bağışın (Sağlararası Kazandırmanın) Tenkisi Nasıl Hesaplanır?
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2959, K. 2025/4559, T. 23.10.2025
Davacıların murisi tarafından sağlığında davalıya bağışlanan tapu kaydında kargir ev ve dükkân, zeminde ise 1 bodrum + zemin + 5 normal kat + çatı katlı binada Asliye Hukuk Mahkemesi’nin dosyasından 12.02.2016 tarihinde İnşaat Mühendisi ve Gayrimenkul Değerleme Uzmanı bilirkişiler refakatiyle yapılan keşif sonucu dosyaya ibraz edilen 18.02.2016 tarihli bilirkişi raporunda 8848 parsel sayılı taşınmazın keşif tarihi itibariyle değerinin 7.834.140,00 TL olduğu belirlenmiştir. Hükme esas teşkil eden 25.11.2024 tarihli hesap bilirkişisi raporunda tasarrufa konu taşınmazın 18.02.2016 tarihi itibariyle tespit edilen değerine uygulanan sabit tenkis oranı sonucunda, tecavüz edilen saklı payın değerinin her bir davacı yönünden 244.170,92 TL olduğu, Türkiye İstatistik Kurumu’nun üretici fiyat endeksindeki artışlar dikkate alınarak rapor tarihindeki güncel tutarın her bir davacı için 3.618.348,33 TL olduğu belirlenmiştir. Mahkemece yeniden keşif yapılmaksızın, davacıların murisince davalıya bağışlanan taşınmazın 2016 yılı değerinin üretici fiyat endeksi artışlarına göre 2024 yılına güncellenerek tenkis alacağına hükmedildiği anlaşılmıştır. Mahkemece yapılacak iş, 4721 Sayılı Kanun’un 564/2 hükmüne uygun olarak 8848 parsel sayılı taşınmazın karar tarihine en yakın olacak değerinin tespit edilerek, belirlenecek miktarın sabit tenkis oranıyla çarpılması suretiyle bulunacak değer üzerinden tenkis alacağına hükmetmek olmalıdır. Hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Avukat Kaleminden Özet: Bu kararda Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, murisin sağlığında yaptığı bağışın (sağlararası kazandırmanın) tenkisinin nasıl hesaplanacağını değerlendirmiştir. Karara göre, tenkise tabi sağlararası kazandırmalarda, kazandırmanın tenkisi hesaplanırken malın murisin ölümü tarihindeki değeri esas alınır; bağışa konu taşınmazın niteliği, imar durumu ve gerçek değeri keşif ve bilirkişi incelemesiyle belirlenmelidir. Tenkis, saklı payı ihlal eden kısımla sınırlı olarak yapılır ve tenkis oranı (murisin tasarruf edebileceği kısım ile saklı paylar gözetilerek) doğru saptanmalıdır. Somut olayda bağışa konu taşınmazın değeri ve tenkis hesabı hatalı yapıldığından, hükmün bozulması gerekmiştir.
Tenkis Hesabında Bilirkişi Raporu Hangi Şartlarda Hükme Esas Alınabilir?
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1141, K. 2025/2470, T. 7.5.2025
Dava, vasiyetnamenin iptali terditli tenkis istemine ilişkindir. Tenkis hesabına esas olmak üzere alınan bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğunu söylemek mümkün değildir. Zira; murisin ölüm tarihinde terekesinde bulunan taşınmazların 3402 Sayılı Kadastro Kanun’u 22/A gereğince ada ve parsel numaralarının değiştiği, taşınmazların bir kısmının ise imar uygulamasına tâbi tutularak ifraz olduğu belirlenmekle bilirkişi raporlarının denetlenebilmesi için taşınmazların tedavüllü tapu kayıtlarının dosya arasına alınması gerekmektedir. Tereke aktifinin eksik hesaplandığı tespit edilmiştir. Sivas 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ilamı ile, murisin Bankada bulunan 56.780,00 TL’nin üzerindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülerek her bir mirasçıya eşit olarak ödenmesine karar verildiği, kararın tarafların temyiz etmemesi üzerine kesinleştiği, bankadaki paranın murisin ölüm tarihinde tereke aktifinde bulunduğu, ancak bankada bulunan murise ait paranın tereke aktifinde dikkate alınmadığı anlaşılmıştır. Vasiyetnameye konu taşınmazın, yeni ada ve parsel numarası bakımından raporlar arasında çelişki bulunduğu belirlenmiştir. Bu bakımdan, ilgili taşınmazın yeni ada ve parsel numarasının tereddütsüz şekilde belirlenerek temlik içi tereke hesabına dikkate alınması gerekmektedir. Sabit tenkis oranı hatalı hesaplanmıştır. Davaya konu vasiyetnamede, davalılara farklı miktarlarda kazandırma yapılması nedeni ile her bir davalıya yapılan kazandırma tutarı belirlenerek ayrı ayrı sabit tenkis oranının hesaplanması ayrıca davalıların da saklı paylarının kazandırma tutarından düşülerek sabit tenkis oranının belirlenmesi gerekmektedir. Taşınmazların bölünemez olduğunun tespiti halinde, tenkis alacağı hesaplanacaktır. Bu aşamada 4721 Sayılı Kanun’un 564/2 hükmüne uygun olarak dava konusu taşınmazların karar tarihine en yakın olacak değerinin tespit edilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında murisin terekesindeki bazı taşınmazların kamulaştırıldığı anlaşılmıştır. O halde, kamulaştırılan taşınmazların durumu gözetilerek kamulaştırma bedelinin hesaplamada dikkate alınması gerekirken Mahkemece taşınmaz değerinin hesaplanması hatalı görülmüştür.
Avukat Kaleminden Özet: Bu kararda Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, tenkis hesabına esas alınan bilirkişi raporunun hükme elverişli olması için taşıması gereken nitelikleri ortaya koymuştur. Karara göre, tenkis hesabı; terekenin aktif ve pasifinin, saklı payların, murisin tasarruf edebileceği kısmın ve tenkise tabi kazandırmaların ölüm tarihindeki değerlerinin doğru biçimde belirlenmesini gerektiren teknik bir hesaptır. Hükme esas alınan bilirkişi raporu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli, gerekçeli ve yasal hesap yöntemine uygun olmalıdır. Somut olayda tenkis hesabına esas raporun bu niteliklere sahip olmadığı, taşınmaz değerlerinin hatalı hesaplandığı anlaşıldığından; denetime elverişli yeni rapor alınması gerekirken eksik raporla hüküm kurulması hatalı görülmüştür.
Muris Muvazaası ile Terditli Tenkis Davasında Tereke Nasıl Belirlenir?
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/800, K. 2025/1375, T. 10.3.2025
Dava, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda terekenin aktif kısmında yer alan taşınmazlardan 134 ada 57 parsel ile 134 ada 61 parsel sayılı taşınmazlarda murisin 1/2 hissesi olduğu halde taşınmazların tamamının değeri esas alınarak hesaplama yapıldığı görülmekle hatalı bilirkişi raporun hükme esas alınarak tenkis alacağının belirlenmiş olması doğru görülmemiştir. Öte yandan muris tarafından sağlararası kazandırma ile davalılara hibe edilen taşınmazlarla aynı tarih ve kadastro tespiti işlemi ile davacılardan birine de 1246 ada 4 parselin hibe edildiği görülmektedir. Davacının terekeden alacağı miras payına, iş bu taşınmazın değerinin de eklenmesi suretiyle saklı payının ihlal edilip edilmediği değerlendirilmeli iken bu hususun gözetilmemesi isabetli değildir. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin, 02.04.2019 tarihli 2014/541 Esas 2019/98 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 629 parsel sayılı taşınmaz yönünden muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 55, 66 ve 382 parsel sayılı taşınmazlar yönünden tapu iptal-tescil isteği bakımından verilen red kararı kesinleştiğinden bu parseller hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, murisin saklı payı zedeleme kastının bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu 55, 66 ve 382 No.lu parseller yönünden tenkis isteğinin de reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 02.04.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 19.102020 tarihli 2019/4358 Esas, 2020/5197 Karar sayılı ilamında; 629 parsel sayılı taşınmaz bakımından yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, diğer taşınmazlar yönünden muris tarafından davacı kızı Asiye’ye yapılan herhangi bir temlikin bulunmadığı, yalnızca erkek çocukları lehine tasarruflarda bulunduğu, tanık olarak dinlenen mirasçı kız kardeşler … ve … ile diğer davalı tanıklarının beyanlarından, mirasbırakanın kız çocuklarına “erkek kardeşlerinizden hakkınızı alın” dediği olguları birlikte değerlendirildiğinde murisin saklı payı zedeleme kastı ile hareket ettiği gerekçesiyle tenkis isteği hakkında araştırma ve inceleme yapılması gerektiği belirtilerek hüküm, bozulmuştur. D.Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkeme, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; tapu iptali ve tescil talebinin reddine, terditli olarak açılan tenkis talebinin davacılar K. ve Asiye lehine kabulüne karar verilmiştir. V. Tenkisde, tasarrufa konu malın paylaşımı yönünden araştırma yapmak için sabit tenkis oran belirlenmelidir. h. Sabit tenkis oranı, 11.11.1994 gün ve 4/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile “tasarrufun tümünün değeri ile davalılara yapılan fazla teberru arasında kurulan orandır”. Sabit tenkis oranı ile el atılan saklı payın, tasarrufun değerine oranı ile bunun her davalıya yapılan tasarruf tutarları yönünden ayrı ayrı belirlenmesi gerekir. 2. Somut olaya gelince; hükme esas alınan bilirkişi raporunda terekenin aktif kısmında yer alan taşınmazlardan 134 ada 57 parsel ile 134 ada 61 parsel sayılı taşınmazlarda murisin 1/2 hissesi olduğu halde taşınmazların tamamının değeri esas alınarak hesaplama yapıldığı görülmekle hatalı bilirkişi raporun hükme esas alınarak tenkis alacağının belirlenmiş olması doğru görülmemiştir.
Avukat Kaleminden Özet: Bu kararda Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ile terditli tenkis davasında terekenin (mirasın) nasıl belirleneceğini değerlendirmiştir. Karara göre, tenkis hesabı yapılabilmesi için önce terekenin tamamı (aktif ve pasif) doğru biçimde tespit edilmeli; murisin sağlığında yaptığı tüm tenkise tabi kazandırmalar ve ölüm tarihindeki malvarlığı belirlenmelidir. Terekenin aktif kısmındaki taşınmazların değeri ve niteliği eksik veya hatalı belirlenirse, tenkis hesabı da sağlıksız olur. Somut olayda hükme esas bilirkişi raporunda terekedeki taşınmazlardan bir kısmının değeri ve niteliği doğru saptanmadan tenkis alacağının belirlenmiş olması doğru görülmemiştir.
Vasiyetnamenin İptali ile Terditli Tenkis Talebinde İnceleme Sırası Nasıldır?
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/231, K. 2025/133, T. 9.1.2025
Dava, ehliyetsizlik, irade sakatlığı, şekle aykırılık nedenleriyle vasiyetnamenin iptali, araç ve durak hattı satışının muvazaa nedeniyle iptali, terditli tenkis istemine ilişkindir. Kadastro tutanağına göre muris tarafından dava dışı kişiye hibe edilmiş olmasına karşın, anılan taşınmazın muris tarafından davacıya yapılan bir kazandırmaymış gibi tenkis hesabına esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir. O halde bu hususa dikkat etmek suretiyle yukarıda ( V.C.2 ) bölümünde açıklanan ilkeler doğrultusunda tenkis hesabı yapılması gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir. Uyuşmazlık, ehliyetsizlik, irade sakatlığı, şekle aykırılık nedenleriyle vasiyetnamenin iptali, araç ve durak hattı satışının muvazaa nedeniyle iptali, terditli tenkis istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190, 369, 370 ve 371. maddeleri, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 557, 560 ve devamı maddeleri, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 19. maddesi. 2. 4721 Sayılı Kanun’un 560. maddesine göre, “Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler”. Buna göre tenkis davası, mirasçıların saklı paylarını elde edememiş olması halinde açılabilir. Saklı payın zedelenip zedelenmediği ise mirasın açıldığı tarihteki terekenin durumuna göre belirlenir. 3. Tereke; miras bırakanın ölüm tarihi itibari ile sahip olduğu ve mirasçılarına intikal edebilen mal, hak, alacak ve borçların tümüdür. O zaman davalıdan tercihi sorulmak ve dava konusu olup sabit tenkis oranına göre bölünemeyen malın, karar tarihindeki değeri belirlenmeli ve bu değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunacak nakdin ödetilmesine karar verilmelidir. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Diğer temyiz itirazlarına gelince; 23.11.2009 tarihli kadastro tutanağına göre 899 ada 1 parsel, 1987 yılında muris tarafından dava dışı Musa’ya hibe edilmiş olmasına karşın, anılan taşınmazın muris tarafından davacı …’ya yapılan bir kazandırmaymış gibi tenkis hesabına esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Avukat Kaleminden Özet: Bu kararda Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, vasiyetnamenin iptali ile terditli (kademeli) tenkis talebinin birlikte bulunduğu davada inceleme sırasını ortaya koymuştur. Karara göre, terditli davada mahkeme önce asıl talebi (vasiyetnamenin iptali; ehliyetsizlik, irade sakatlığı, şekle aykırılık gibi sebeplerle) inceler; asıl talep reddedilirse fer’i (ikincil) talep olan tenkis değerlendirilir. Vasiyetnamenin iptali sebepleri (murisin ehliyeti, iradesinin sağlıklı olup olmadığı, şekil şartları) somut delillerle araştırılmalı; iptal koşulları yoksa tenkis hesabına geçilmelidir. Somut olayda iptal sebepleri ve tenkis hesabı gereği gibi araştırılmadan, eksik kayıt ve incelemeye dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Tenkiste Bozma İlamındaki Hususlar Nasıl Değerlendirilir?
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1856, K. 2025/4734, T. 6.11.2025
Dava, muris muvazaası nedeni ile alacak, uygun görülmemesi durumunda terditli tenkis istemine ilişkindir. Davacının tenkis talebi hakkında önceki bozma ilamında belirtilen hususlar da göz önüne alınarak değerlendirme yapılması, kooperatif ortaklığı için murisin ne kadar bedel ödediğinin tespit edilmesi ve ödenen bedelin mirasın açıldığı tarihte ulaştığı değerinin, paranın satın alma gücündeki değişimlerin usulünce belirli kriterler dikkate alınmak suretiyle hesaplanması, murisin malvarlığının aktif ve pasifinin belirlenmesi, net terekenin saptanmasında murisin temlik dışı kalan taşınmazlarının tespiti, saklı pay ve tasarruf nisabının belirlenmesi, hesaplama yapılarken yargılama sırasında tefrik edilen taşınmazların da tereke hesabına dahil edilerek tenkis hesabının değerlendirilmesi, murisin ölüm giderlerinin tespitiyle pasif terekesi içeresinde gösterilmesi, bu şekilde belirlenen pasif terekenin aktif terekeden indirilmesi suretiyle bulunan net tereke üzerinden tenkis hesabı yapılması suretiyle uzman bilirkişilerden hükme ve denetime elverişli rapor alınması, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Muris … tarafından 5 59… parsel sayılı taşınmazın 1/4 hissesi ile 15 04… parsel 23 bağımsız bölüm sayılı taşınmazın 1/4 hissesinin davalıya danışıklı olarak devredildiğini, davalıya devredilen hisselerin iptali ile mirasçılar adına eşit oranlarda tapuya tesciline, kabul edilmediği takdirde dava tarihindeki rayiç bedelinin davacılara düşecek miktarının yasal faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, 3. Murise ait 5 26… parsel 24 bağımsız bölüm sayılı taşınmazın satışından elde edilen 40.000,00 TL’nin davalıya verildiğini, miras payı oranında davacılara ödenmesi gereken kısmın satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, 4. Murise ait 5 59… parsel sayılı taşınmazın 2006-2009 yıllarına ilişkin toplam 8.500,00 TL kira bedelinin davalıya verildiğini, miras payı oranında davacılara ödenmesi gereken kısmın yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara miras payları oranında ödenmesine, 5. 5 84… parsel sayılı taşınmazda yer alan 8 numaralı bağımsız bölümün geldisi olan kooperatif hissesinin murise ait iken danışıklı ve bedelsiz olarak davalıya devredildiği, taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedelinin davacılara düşen kısmının yasal faizi ile davalıdan tahsili ile miras payları oranında davacılar ödenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. Yargılama sırasında; 20.04.2017 tarihli celsede 5 59… ve 15 04… parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş; diğer talepler yönünden tefrik kararı verilmiş olup; temyiz incelemesine konu davadaki talep; 5 84… parsel 8 Sayılı bağımsız bölümün geldisi olan kooperatif hissesinin gerçekte murise ait iken danışıklı olarak ve bedelsiz davalıya devredilmesi nedeniyle bağımsız bölümün dava tarihi itibarıyla belirlenecek rayiç bedelinin miras payları oranından davacılara ödenmesi ve murise ait 5 26… parsel 24 Sayılı bağımsız bölümün satışından elde edilen 40.000,00 TL ile 5 59… parsel sayılı taşınmazın 2006-2009 yıllarına ilişkin toplam 8.500,00 TL kira bedelinin davalıya verilmesi nedeniyle bahsi geçen kazandırmaların davalıdan alınarak davacıların miras payları oranından davacılara ödenmesine, uygun görülmezse; belirtilen tasarrufların terditli tenkisine ilişkindir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kiraların miras bırakan tarafından toplandığını ve tedavi giderlerine harcandığını, kooperatif hissesinin müvekkiline ait olduğunu, miras bırakanın bakım ve tedavi masraflarının müvekkili tarafından karşılandığını, müvekkilinin sağlığında davacılara karşılıksız kazandırmalarda bulunduğunu, miras bırakanın müvekkiline herhangi bir karşılıksız kazandırmada bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 5 84… parsel 8 numaralı bağımsız bölümün 08.02.2002 tarihinde ölen kök muris …’den kaldığı; ancak çok zaman geçtiği, iddianın muris … ile bir ilgisi bulunmadığı; 5 59… parsele ilişkin kira paralarının davalı tarafından alındığının ispatlanamadığı; 24 Sayılı bağımsız bölümün satışından elde edilen 40.000,00 TL’nin anılan bağımsız bölüm alınırken davalı veya eşi tarafından çekilen kredi ile alınmış olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar vekilinin 5 84… parsel 8 bağımsız bölüm sayılı taşınmazın geldisi olan kooperatif hissesinin davalıya bedelsiz devrine ilişkin terditli tenkis talebine gelince, dosyada mevcut kooperatif yevmiye defterinde üyeliğin murise ait iken davalıya devredildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemenin kabulü dosyada mevcut delillerle uyumlu görülmemiştir. Muris tarafından kendisine ait bir taşınmaz davalıya devredilmediği için buradaki iddia, murisin davalıya para bağışında bulunduğu yönünde kabul edilmeli; murisin bağışladığı para miktarı tespit edilmeli ve para bağışına ilişkin yukarıda açıklanan hesaplama yöntemi benimsenmelidir. Öte yandan tasarruf tarihi de dikkate alınarak Türk Medeni Kanunu’nun 565. maddesinin de değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu yöndeki talep yönünden yukarıdaki ilkeler uyarınca araştırma yapılması ve koşulları oluşmuşsa tenkisine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmediği ” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Avukat Kaleminden Özet: Bu kararda Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, muris muvazaası nedeniyle alacak ve terditli tenkis davasında, önceki bozma ilamında belirtilen hususların nasıl değerlendirileceğini ortaya koymuştur. Karara göre, Yargıtay’ın bozma ilamında işaret ettiği eksiklik ve araştırma konuları, bozmadan sonraki yargılamada mahkemece eksiksiz yerine getirilmelidir; bozma ilamına uyulmasına karar verilmişse, bozma gerekleri tam olarak yapılmadan hüküm kurulamaz. Davacının tenkis talebi, önceki bozma ilamında belirtilen hususlar (tereke, saklı pay, kazandırmaların değeri gibi) da gözetilerek yeniden değerlendirilmelidir. Somut olayda bozma gerekleri tam yerine getirilmeden karar verildiğinden, gösterilen gerekçeyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Muris Muvazaası, Vasiyetin İptali ve Gizli Bağışın Tenkisi Bir Arada İstenebilir mi?
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3533, K. 2025/2496, T. 8.5.2025
Dava; muris muvazaası nedeniyle tapu iptali, tescil, vasiyetnamenin ( ölüme bağlı tasarrufun ) iptali terditli tenkis ve sağlar arası tasarrufun ( gizli bağışın ) tenkisi istemlerine ilişkindir. Davacının her talebi yönünden özel olarak ilgili hukuksal nedene yönelik ayrı ayrı araştırma yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi, ayrıca verilen kararın gerekçeli olması gerekmektedir. Buna karşın tekrar vurgulamak gerekir ki, İlk Derece Mahkemesince verilen karar, hem gerekçesizdir hem de eksik araştırma sonucunda tesis edilmiştir. Bu durumda, öncelikle davacının muris muvazaası nedeniyle tapu iptal tescil davasının eldeki davadan tefrik edilerek sonucu beklenmelidir. Zira, muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davasının kabul edilmesi durumunda terekenin, dolayısıyla tenkis hesabının değişeceği kuşkusuzdur. Öte yandan, davacının bağımsız bölümün parasının muris tarafından ödenerek davalı adına satın alındığını ve bu gizli bağışa ( para bağışına ) ilişkin sağlararası tasarrufun 4721 Sayılı Kanun’un 565. maddesine göre tenkise tâbi olduğunu ispatlaması durumunda para bağışına yönelik tenkis hesabı yapılması gerekecektir. Ne var ki, anılan hususlarda yeterince araştırma yapılmaksızın hüküm kurulmuştur. Bunun yanı sıra, bağımsız bölümün tapu kaydında davalının edinme nedeni olarak gösterilen ferdileşme işlemi ve dayanak evrakları ile taşınmazın edinilmesinde ödenen parayı tespite yarar belgeler temin edilmeksizin karar verilmiştir. Bu nedenle, eksik belgeler temin edilerek, taşınmaz başında keşif yapılmalı ve tanıklar belirtilen hususlarda dinlenerek sonuca gidilmelidir.
Avukat Kaleminden Özet: Bu kararda Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, muris muvazaası nedeniyle tapu iptali-tescil, vasiyetnamenin (ölüme bağlı tasarrufun) iptali, terditli tenkis ve sağlararası tasarrufun (gizli bağışın) tenkisi taleplerinin bir arada istenebileceğini ortaya koymuştur. Karara göre bu talepler farklı hukuki sebeplere dayandığından, her biri kendi şartları çerçevesinde ayrı ayrı incelenmelidir: Muris muvazaası (mirasçıdan mal kaçırma) iddiası tapu iptali-tescil yönünden, vasiyetname iptal sebepleri yönünden, tenkis ise saklı pay ihlali yönünden değerlendirilir. Mahkeme, tarafların ve tanıkların belirtilen hususlarda dinlenmesi ve gerekli araştırmanın yapılması suretiyle, her talep bakımından ayrı sonuca giderek karar vermelidir.
Tasarrufa Konu Malın Sabit Tenkis Oranında Bölünememesi Halinde Ne Olur?
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/2957, K. 2025/2016, T. 15.4.2025
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemine ilişkindir. Tasarrufa konu malın sabit tenkis oranında bölünmezliği ortaya çıktığı takdirde 4721 SK 564. maddedeki tercih hakkı gündeme gelecektir. Böyle bir durum ortaya çıkmadan davalının tercih hakkı doğmadan davalının tercihini kullanması söz konusu olamaz. Daha önce bir tercihten söz edilmişse sonuç doğurmaz. O zaman davalıdan tercihi sorulmak ve 11.11.1994 tarihli 4/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca süratle dava konusu olup sabit tenkis oranına göre bölünemeyen malın, karar tarihindeki rayice göre değeri belirlenmeli ve bu değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunacak nakdin ödetilmesine karar verilmelidir. Hal böyle olunca, temlikin saklı payı zedeleme kastı ile yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi için taraf tanıklarının yeniden beyanlarına başvurulması, saklı payı zedeleme kastının saptanması halinde denetime elverişli tenkis raporu alınması, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
Avukat Kaleminden Özet: Bu kararda Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, tenkise tabi tasarrufa konu malın, sabit tenkis oranında bölünememesi (bölünmezliği) halinde uygulanacak kuralı ortaya koymuştur. Karara göre TMK m. 564 uyarınca, tenkise tabi kazandırmanın konusu mal bölünebiliyorsa saklı payı karşılayacak oranda mal olarak iade edilir; ancak malın sabit tenkis oranında bölünmesi mümkün değilse, lehine tasarruf yapılan (kazandırmadan yararlanan) kişi, dilerse tenkisi gereken kısmın değerini (bedelini) ödeyerek malın tamamını elinde tutabilir ya da malı elden çıkarıp saklı payı karşılayacak bedeli öder. Somut olayda malın bölünüp bölünemeyeceği belirlenmeden ve TMK m. 564 gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
Borç Ödemekten Aciz Mirasçının Saklı Payı İçin Alacaklı Tenkis İsteyebilir mi?
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1269, K. 2022/13551, T. 1.11.2022
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında yapılan takibin kesinleşmiş ve alacağın tahsil edilememiş olması, davalı borçlunun borç ödemekten aciz durumda bulunması, davaya konu tasarrufun borcun doğum tarihinden sonra yapılmış olması, davalı borçlunun murisi tarafından davalı borçlunun çocukları olan davalılara yapılan devir işlemininde devir bedeline ilişkin bir belge sunulmadığı, muris tarafından yapılan devir işleminin bağış niteliğinde olduğu gibi davalıların borçlunun mali durumu ve ızrar kastını bilebilecek şahıslardan olmasına ve aksinin ispat edilememiş olmasına göre yapılan tasarrufun İlk Derece Mahkemesince açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Medeni Kanunun 562. maddesi uyarınca miras bırakan tasarruf edebileceği kısmı aştığında payı zedelenen mirasçı veya mirasın geçtiği tarihte elinde ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklılar, alacaklarını elde edebilmek için mirasçıya tanınan süre içerisinde tenkis davası açabilirler. Başka bir anlatımla aslında kendisine kalması gereken miras payının başka bir mirasçıya devredilmesi nedeniyle borçlunun mal varlığında oluşan eksikliğin mirasçı adına alacaklıları tarafından ve borçlu adına icra müdürlüğünden alınacak yetki belgesi ile dava açmaları mümkündür. Bu durumda mahkemece davacı tarafa İİK’nın 94. maddesi uyarınca icra müdürlüğünden yetki alması için süre verilmesi, yetki belgesi alındıktan sonra davanın MK.nın 562. maddesi uyarınca değerlendirilmesi, taraf delillerinin toplanması, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Avukat Kaleminden Özet: Bu kararda Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, borç ödemekten aciz durumda olan ve saklı payı ihlal edilen mirasçının tenkis davası açmaması halinde, onun alacaklısının tenkis davası açıp açamayacağını değerlendirmiştir. Karara göre TMK m. 562 uyarınca, tenkis davası açma hakkına sahip saklı paylı mirasçı, alacaklarını karşılamayacak derecede borç ödemekten aciz halde olduğu ve kendisi tenkis davası açmadığı takdirde; iflas idaresi veya icra takibinde bulunan alacaklıları, mirasın açılmasından itibaren altı ay içinde tenkis davası açabilir. Bu, borçlunun saklı payını dolaylı yoldan kaçırmasını önlemeye yönelik bir düzenlemedir. Somut olayda bu koşullar tam olarak değerlendirilmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Sıkça Sorulan Sorular
Tenkis davası nedir, ne işe yarar?
Mirasbırakanın, saklı paylı mirasçıların (çocuk, eş, ana-baba) kanunla korunan saklı paylarını aşarak yaptığı vasiyet veya bağışların, saklı payı karşılayacak oranda indirilmesini sağlayan davadır. Amacı, saklı payı geri kazanmaktır.
Saklı pay oranı nedir?
Altsoyun saklı payı yasal miras payının yarısı, ana-babanın dörtte biridir; sağ kalan eşin saklı payı, birlikte mirasçı olduğu zümreye göre yasal payının tamamı veya dörtte üçüdür. Kardeşlerin saklı payı bulunmamaktadır.
Babam sağlığında evi kardeşime devretti, tenkis isteyebilir miyim?
Evet. Bu devir gerçek bir bağışsa ve saklı payınızı ihlal ediyorsa tenkisini isteyebilirsiniz. Devir muvazaalıysa (mal kaçırma), önce muris muvazaasıyla tapu iptali; muvazaa ispatlanamazsa terditli tenkis gündeme gelir.
Tenkis davası süresi ne kadar?
Saklı payınızın zedelendiğini öğrenmenizden itibaren bir yıl, her halde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından itibaren on yıldır. Bu süreler hak düşürücüdür.
Tenkiste malın değeri hangi tarihe göre belirlenir?
Mirasbırakanın ölüm (mirasın açılması) tarihindeki gerçek değere göre belirlenir; bağış veya devir tarihindeki değer değil. Bu nedenle taşınmazların rayiç değeri keşif ve bilirkişiyle saptanır.
Tenkis davasını kimler açabilir?
Saklı payı ihlal edilen mirasçılar (altsoy, ana-baba, sağ kalan eş) açabilir. Ayrıca borç ödemekten aciz mirasçı dava açmazsa, alacaklıları veya iflas idaresi de belirli süre içinde açabilir.
Tenkis davası hangi mahkemede açılır?
Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır; yetkili mahkeme mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir.
Avukat’a Sor
Saklı pay, tenkis, muris muvazaası veya vasiyetnamenin iptali konusundaki sorularınızı doğrudan avukata iletebilir, dosyanıza özel ön değerlendirme talep edebilirsiniz. Saklı pay hesabının doğru yapılması, davanın sonucunu belirler.
Avukat’a Sor

Av. Muhammet Sarıkaya
Avukat Muhammet Sarıkaya, 1995 yılında İstanbul’da doğmuştur. 2009-2013 yılları arasında İstanbul’un köklü liselerinden Hasan Polatkan Anadolu Lisesi’nde öğrenim görmüş; 2014 yılında başladığı Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2018 yılında mezun olmuştur. 2019 yılında avukatlık stajını tamamlayarak avukatlık ruhsatını almış ve İstanbul Barosu’na 68766 sicil numarası ile kayıtlı olarak mesleki faaliyetlerine başlamıştır. Ağırlıklı çalışma alanları miras hukuku, aile hukuku, gayrimenkul hukuku, ceza hukuku ve tazminat hukukudur. Mesleki faaliyetlerini hukukun üstünlüğü, adalet ilkesi, gizlilik ve mesleki etik kurallar çerçevesinde sürdürmekte; güncel mevzuat ve yargı kararlarını yakından takip ederek çözüm odaklı bir yaklaşım benimsemektedir.
Baro Doğrulaması: Avukat Muhammet Sarıkaya, İstanbul Barosu’na 68766 sicil numarası ile kayıtlıdır. İstanbul Barosu levha kaydını doğrulamak için tıklayın.