Ceza Hukuku
Tehdit Suçu

Tehdit suçu, bir kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına ya da malvarlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinin bildirilerek korkutulmasıdır ve Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde düzenlenir. Basit tehdidin cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapistir; suçun kadına karşı işlenmesi halinde alt sınır 9 aydan az olamaz. Malvarlığına yönelik tehdit şikayete tabidir ve 2 aydan 6 aya kadar hapis veya adli para cezası gerektirir. Silahla, birden fazla kişiyle veya örgüt korkusundan yararlanılarak işlenen nitelikli tehdidin cezası, 4 Haziran 2025 tarihli 7550 sayılı Kanun (10. Yargı Paketi) ile artırılmış olup 2 yıldan 7 yıla kadar hapistir. Bu rehberde hangi sözlerin tehdit sayıldığını, şikayet ve uzlaştırma kurallarını, WhatsApp ve sosyal medya tehditlerinin ispatını ve emsal Yargıtay kararlarını bir avukat kaleminden bulacaksınız.

Bir telefon mesajı, bir sesli arama ya da kapı önünde söylenen tek bir cümle: “Seni öldürürüm.” Meslek hayatımda gördüğüm en yaygın yanılgı, bu sözlerin “lafta kaldığı sürece” suç olmadığı düşüncesidir. Oysa tehdit suçu, kötülüğün gerçekleşmesini değil, gerçekleştirileceğinin bildirilmesini cezalandırır; mağdurun iç huzuru ve karar verme özgürlüğü daha o an zedelenmiştir. Madalyonun diğer yüzünde ise öfkeyle söylenmiş, ciddiyet taşımayan sözler yüzünden sanık sandalyesine oturan insanlar vardır. Bu yazıda hem tehdide maruz kalan mağdurun atması gereken adımları hem de haksız bir tehdit suçlamasıyla karşılaşan kişinin savunma imkanlarını, güncel 7550 sayılı Kanun değişiklikleriyle birlikte anlatıyorum.

Tehdit Suçu Nedir? (TCK 106)

Tehdit suçu; bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle korkutmaktır ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde “Hürriyete Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenmiştir. Suçun koruduğu hukuki değer, kişinin iç huzuru ve irade özgürlüğüdür; yani kanun, insanların korku baskısı altında yaşamadan karar verebilmesini güvence altına alır. Tehdidin sözle, yazıyla, mesajla, işaretle veya davranışla yapılması mümkündür. Kanun metnine mevzuat.gov.tr adresindeki Türk Ceza Kanunu sayfasından ulaşabilirsiniz.

Uygulamada iki kritik nokta öne çıkar. Birincisi, tehdit bir tehlike suçudur; kötülüğün gerçekleşmesi gerekmez, gerçekleştirileceğinin ciddi biçimde bildirilmesi yeterlidir. İkincisi, tehdidin muhatabı mağdurun kendisi olabileceği gibi eşi, çocuğu, anne babası gibi yakınları da olabilir. “Çocuğuna zarar veririm” demek de tehdit suçunu oluşturur.

Hangi Sözler Tehdit Sayılır? Suçun Unsurları

Bir sözün tehdit suçu sayılabilmesi için üç unsur aranır: Gelecekte bir kötülük gerçekleştirileceğinin bildirilmesi, bu bildirimin objektif olarak korkutucu ve ciddi nitelikte olması ve failin korkutma kastıyla hareket etmesi. Yargıtay, sözlerin söylendiği ortamı, taraflar arasındaki ilişkiyi ve olayın bütününü birlikte değerlendirir; ani öfkeyle söylenip ciddiyet taşımayan sözler ile gerçekleşmesi imkansız beyanlar tehdit sayılmayabilir.

  • Tehdit sayılan söz örnekleri: “Seni öldürürüm”, “Bacaklarını kırarım”, “Evini yakarım”, “Ailene zarar veririm”, “Bu mahallede seni yaşatmam” gibi hayata, vücut bütünlüğüne veya malvarlığına yönelik saldırı bildiren ifadeler.
  • Tehdit sayılmayabilecek ifadeler: “Allah belanı versin” gibi beddualar, gerçekleştirilmesi faile bağlı olmayan sözler, kaba söz ve ağır eleştiriler. Bunlar duruma göre hakaret suçunu oluşturabilir ancak tehdit değildir.
  • Şarta bağlı tehdit: “Bir daha buraya gelirsen seni öldürürüm” gibi şarta bağlanan sözler de Yargıtay’a göre tehdit suçunu oluşturur; şartın varlığı suçu ortadan kaldırmaz.
  • Hukuka uygun uyarılar: “Borcunu ödemezsen icra takibi başlatırım, dava açarım” gibi bir hakkın kullanılacağının bildirilmesi tehdit değildir; çünkü bildirilen şey hukuka uygun bir yoldur.

Tehdit Suçu Cezaları: Karşılaştırma Tablosu

Tehdit suçu türleri, cezaları ve usul kuralları karşılaştırması (7550 sayılı Kanun sonrası güncel)
Suç Türü Ceza Şikayete Tabi mi? Uzlaştırma
Basit tehdit (TCK 106/1 birinci cümle – hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik) 6 aydan 2 yıla kadar hapis; kadına karşı işlenirse alt sınır 9 ay Hayır, savcılık kendiliğinden soruşturur Evet, uzlaştırmaya tabidir
Malvarlığına yönelik tehdit (TCK 106/1 ikinci cümle) 2 aydan 6 aya kadar hapis veya adli para cezası Evet, 6 ay içinde şikayet gerekir Evet, uzlaştırmaya tabidir
Nitelikli tehdit (TCK 106/2 – silahla, birden fazla kişiyle, örgüt korkusuyla, imzasız mektupla veya kendini tanınmaz hale koyarak) 2 yıldan 7 yıla kadar hapis (7550 sayılı Kanun ile üst sınır artırıldı) Hayır, kendiliğinden soruşturulur Hayır, uzlaştırma kapsamı dışındadır

Basit Tehdit Suçu ve Cezası (TCK 106/1)

Basit tehdit suçu, kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden bahisle tehdit edilmesidir ve cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapistir. 2022 yılında 7406 sayılı Kanun ile eklenen düzenleme uyarınca suçun kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırı 9 aydan az olamaz. Bu hal şikayete bağlı değildir; savcılık olayı öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma başlatır ve mağdurun şikayetten vazgeçmesi tek başına davayı düşürmez.

Malvarlığına yönelik tehdit ise farklı bir rejime tabidir: “Dükkanını yakarım”, “Arabanı parçalarım” gibi malvarlığı itibariyle büyük bir zarara uğratılacağından veya sair bir kötülük edileceğinden bahisle yapılan tehditte, mağdurun şikayeti üzerine 2 aydan 6 aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. 7550 sayılı Kanun ile bu halin alt sınırı 2 aya yükseltilmiştir. Şikayet süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır; süre kaçırılırsa soruşturma yapılamaz.

Nitelikli Tehdit Suçu ve Cezası (TCK 106/2 – 7550 Sayılı Kanun Değişikliği)

Nitelikli tehdit suçunun cezası, 4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun (10. Yargı Paketi) ile artırılmış olup 2 yıldan 7 yıla kadar hapistir. Değişiklik öncesi üst sınır 5 yıl iken, artan silahlı şiddet karşısında caydırıcılığı artırmak amacıyla üst sınır 7 yıla çıkarılmıştır. Nitelikli haller şikayete bağlı olmadığı gibi uzlaştırma kapsamında da değildir.

TCK 106/2’de sayılan nitelikli haller şunlardır:

  • Silahla tehdit: En sık görülen nitelikli haldir. Yargıtay’a göre bu halin uygulanabilmesi için silahın mağdura gösterilmesi veya mağdur tarafından algılanması gerekir; telefonda “silahım var” demek tek başına yeterli değildir. Silah kavramı yalnızca ateşli silahları değil, bıçak, sopa, taş gibi saldırıda kullanılmaya elverişli her aleti kapsar.
  • Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması, imzasız mektup veya özel işaretlerle tehdit: Maske takmak, kimliğini gizleyen kıyafet giymek, imzasız tehdit notu bırakmak veya kapıya korkutucu işaretler çizmek bu kapsamdadır; failin teşhis edilememesi mağdurun korkusunu büyütür.
  • Birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit: En az iki kişinin fiili olarak birlikte hareket ederek tehdit etmesi gerekir.
  • Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanarak tehdit: Failin örgüt üyesi olması şart değildir; mağdurda örgüt gücünün kullanılabileceği kanaatini uyandırması yeterlidir.

Ayrıca TCK 106/3 uyarınca tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya mala zarar verme suçu işlenirse, fail bu suçlardan ayrıca cezalandırılır. Örneğin korkutmak için mağduru bıçakla yaralayan kişi hem tehdit hem de kasten yaralama suçundan ceza alır.

WhatsApp, Mesaj ve Sosyal Medya ile Tehdit

WhatsApp, SMS, Instagram, e-posta veya sesli mesaj yoluyla yapılan tehditler, yüz yüze tehditle aynı hükümlere tabidir; iletişim aracının dijital olması cezayı azaltmaz. Aksine dijital tehditler ispat açısından mağdurun lehinedir, çünkü mesaj kayıtları somut ve kalıcı delildir.

Dijital tehditle karşılaşan mağdurun yapması gerekenler:

  • Ekran görüntüsü alın ve mesajı silmeyin: Mesajın kendisi, gönderen numara veya hesap adı, tarih ve saat bilgisiyle birlikte kaydedilmelidir. Orijinal mesajın telefonda saklanması, gerekirse bilirkişi incelemesi için önemlidir.
  • Tanık varsa belirleyin: Mesajı gören veya sesli tehdidi duyan kişiler tanık olarak gösterilebilir.
  • Sahte hesaptan gelen tehditlerde: Savcılık, hesabın IP ve abone bilgilerini ilgili platformdan ve erişim sağlayıcıdan talep ederek faili tespit edebilir; hesabın anonim olması suçun cezasız kalacağı anlamına gelmez.
  • Şikayet yolları: Şikayetinizi Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçeyle, en yakın polis merkezine veya turkiye.gov.tr (e-Devlet) üzerinden Cumhuriyet Başsavcılığı ihbar sistemiyle yapabilirsiniz.

Tehdit ile Şantaj ve Hakaret Arasındaki Fark

Tehdit, şantaj ve hakaret uygulamada sık karıştırılır; farkı belirleyen şey failin amacı ve sözün içeriğidir. Tehditte (TCK 106) amaç yalnızca korkutmaktır ve fail somut bir menfaat istemez. Şantajda (TCK 107) fail, bir kötülük yapacağını veya bir sırrı açıklayacağını bildirerek haksız bir yarar elde etmeye çalışır; cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. Hakarette (TCK 125) ise onur, şeref ve saygınlığa saldırı vardır; gelecekte bir kötülük bildirimi yoktur.

  • “Seni döverim” tehdittir.
  • “Para vermezsen fotoğraflarını yayarım” şantajdır.
  • “Şerefsizsin” hakarettir.
  • Aynı olayda birden fazla suç bir arada bulunabilir; örneğin hem hakaret hem tehdit içeren bir mesajda fail her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılır.

Tehdit Suçu Davası Avukatı Muhammet Sarıkaya

küçükçekmece avukat

Tehdit dosyaları, çoğu zaman tek bir cümlenin nasıl yorumlanacağına bağlı olarak mahkumiyet ile beraat arasında gidip gelir. Sözün söylendiği bağlam, tarafların geçmişi, tanık anlatımları ve mesaj kayıtlarının bütünlüğü; dosyanın kaderini belirleyen ayrıntılardır. Av. Muhammet Sarıkaya, İstanbul Barosu’na 68766 sicil numarasıyla kayıtlı olarak ağırlıklı biçimde ceza hukuku alanında çalışmakta; tehdit, şantaj ve hakaret dosyalarında hem mağdur vekilliği hem de sanık müdafiliği yürütmektedir. Küçükçekmece Adliyesi başta olmak üzere İstanbul genelindeki asliye ceza mahkemelerinde yürüttüğü dosyalarda; delillerin süresinde toplanması, HTS ve mesaj kayıtlarının dosyaya doğru biçimde kazandırılması ve ifade aşamasından hüküm aşamasına kadar savunma stratejisinin bütünlüğü üzerine çalışır. Avukatın mesleki geçmişi ve çalışma alanları hakkında ayrıntılı bilgiye Revan Hukuk hakkımızda sayfasından ulaşabilirsiniz.

İstanbul Ceza Avukatı

Tehdit suçu soruşturma ve kovuşturmalarında mağdur veya şüpheli konumundaysanız, ceza hukuku alanındaki dosyalarınız için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

İstanbul Ceza Avukatı

Şikayet, Uzlaştırma ve Zamanaşımı

  • Şikayet: Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit (106/1 birinci cümle) ve nitelikli tehdit (106/2) şikayete bağlı değildir; savcılık kendiliğinden harekete geçer. Yalnızca malvarlığına yönelik tehdit şikayete tabidir ve şikayet süresi 6 aydır.
  • Uzlaştırma: TCK 106/1 kapsamındaki basit tehdit uzlaştırmaya tabidir; dosya önce uzlaştırma bürosuna gönderilir, taraflar anlaşırsa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir veya dava düşer. Nitelikli tehdit (106/2) uzlaştırma kapsamı dışındadır.
  • Dava zamanaşımı: Tehdit suçunda dava zamanaşımı 8 yıldır.
  • Görevli mahkeme: Hem basit hem nitelikli tehdit suçunda görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir; yetkili mahkeme suçun işlendiği yer mahkemesidir.
  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme: Sonuç ceza 2 yıl veya altında kalırsa, koşulları varsa HAGB veya cezanın ertelenmesi gündeme gelebilir; basit tehditte hapis cezası adli para cezasına da çevrilebilir.
Tehdit Suçu Yargıtay Kararları

Tehdit Suçu Yargıtay Kararları

Tehdit Suçu Yargıtay Kararları

Tehdit amacıyla mağduru yaralayan fail her iki suçtan da ceza alır mı?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2017/35 sayılı kararına konu olayda fail, tehdidinin ciddiliğini göstermek amacıyla mağduru bıçakla yaralamıştır. Kurul, TCK 106/3 hükmü uyarınca tehdit amacıyla kasten yaralama suçunun işlenmesi halinde failin hem tehdit hem de kasten yaralama suçundan ayrı ayrı cezalandırılması gerektiğine hükmetmiştir. Yani yaralama, tehdidi ortadan kaldırmaz; iki suç bir arada cezalandırılır.

Silahtan söz etmek nitelikli tehdit için yeterli midir?

Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre silahla tehdit nitelikli halinin uygulanabilmesi için failin silahı mağdura göstermesi veya mağdurun silahı algılaması şarttır. Telefonda “silahım var, gelip seni vururum” denilmesi, silah fiilen gösterilmediği için basit tehdit kapsamında değerlendirilir; silahın kısmen gösterilmesi ise nitelikli hal için yeterlidir.

Cinsel içerikli tehdit sözleri hakaret mi tehdit mi sayılır?

Yargıtay, mağdura yönelik cinsel saldırı gerçekleştirileceği anlamı taşıyan sözlerin, söylendiği bağlam bütünlüğü içinde değerlendirildiğinde hakaret değil, TCK 106/1 kapsamında cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit suçunu oluşturduğuna karar vermiştir. Bu ayrım önemlidir; çünkü cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit şikayete bağlı olmayan ve daha ağır cezalı bir haldir.

Öfkeyle söylenen sözler tehdit suçunu ortadan kaldırır mı?

Yargıtay uygulamasında ani gelişen tartışmalarda söylenen sözlerin tehdit kastı taşıyıp taşımadığı, olayın bütünlüğü içinde değerlendirilir. Sözlerin ciddiyet taşımadığı, korkutma amacı bulunmadığı sonucuna varılırsa beraat kararı verilebilir; ancak öfke tek başına kastı kaldırmaz, sözün objektif korkutuculuğu esas alınır. Savunmada bu değerlendirme, dosyanın en kritik noktasıdır.

Aşağıda, tehdit suçunun komşu suçlardan (yağma, kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama, görevi yaptırmamak için direnme) ayrımını ve usul kurallarını somut olaylar üzerinden ortaya koyan güncel Yargıtay kararları yer almaktadır. Bu kararlar, suç vasfının doğru tayininin sanığın alacağı cezayı doğrudan belirlediğini göstermektedir.

Telefonu Zorla Almak Yağma mı, Silahla Tehdit mi? (Faydalanma Kastı Ölçütü)

Yargıtay, cebir veya tehditle bir malın alınmasının tek başına yağma suçunu oluşturmadığını; suçun oluşması için failde mutlaka faydalanma (sahiplenme, kullanma, ekonomik yarar sağlama) kastının aranması gerektiğini vurgulamıştır. Somut olayda sanık, kaçak elektrik kullandığının merkeze bildirilmesini engellemek amacıyla görevlilerin telefonlarını silah zoruyla almış, ardından telefonları olay yerinde trafonun yanındaki tuğlaların yanına bırakmıştır. Yargıtay; sanığın telefonları yalnızca ihbarı engellemek için aldığını, faydalanma kastı bulunmadığını, telefonları olay yerinde bırakmasının da bunu doğruladığını tespit etmiştir. Kastın belirlenmesinde yalnızca son harekete değil, olay öncesi, sırası ve sonrasındaki tüm davranışlara bakılması gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle eylemin TCK m. 106/2-a’da düzenlenen silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden nitelikli yağmadan mahkumiyet kurulması hukuka aykırı bulunarak hüküm bozulmuştur.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2024/5931, K. 2026/2774, T. 02.04.2026

Bacağa Ateş Etmek: Kasten Öldürmeye Teşebbüs mü, Silahla Tehdit ve Yaralama mı?

Bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüs mü yoksa silahla tehdit ile yaralamanın birleşimi mi olduğunun tespiti, failin karşılaşacağı cezayı kökten değiştirir. Somut olayda sanık, husumetli olduğu katılanın iş yerine girer girmez bacaklarına doğru 5 el ateş etmiş; katılan dizinin altından isabet almış, ayrıca kırılan cam parçasıyla bir gözünü kaybetmiştir. Yerel mahkeme eylemi kasten öldürmeye teşebbüs saymışsa da Yargıtay, atışın hedeflendiği bölge, kullanılan silah, atış sayısı ve sonucun niteliğinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ölümcül bir bölgenin değil bacakların hedef alınmış olması, öldürme kastı yerine tehdit ve yaralama kastının varlığına işaret etmektedir. Bu nedenle eylemin silahla tehdit (TCK m. 106/2-a-c) ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK m. 86/1, 86/3-e, 87/2-b) suçlarını oluşturduğu kabul edilerek hüküm oybirliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2024/8071, K. 2026/2401, T. 31.03.2026

Hedef Gözeterek Ateş Etme: Çok Sanıklı Olayda Tehdit ve Öldürmeye Teşebbüs Ayrımı

Birden fazla sanığın yer aldığı silahlı saldırılarda her failin kastı ayrı ayrı belirlenmelidir. Somut olayda sanıklar iki araçla gelip keşif yapmış, ardından asıl fail katılanlara tehdit içeren sözlerle birden fazla kez ateş etmiş, aracına binmekte olan husumetlisini ise hedef gözeterek yeniden ateş açmıştır. Yargıtay, olay yeri inceleme raporundaki isabet yerlerini esas alarak, aracına binen katılanı hedef alıp birden fazla kez ateş eden failin kastının öldürmeye yönelik olduğunu, bu eylemin tehdit değil kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğunu tespit etmiştir. Keşif yapıp asıl faili olay yerine bırakan diğer sanıkların ise HTS ve PTS kayıtları ışığında hem öldürmeye teşebbüse hem de tehdide yardım eden sıfatıyla iştirak ettikleri kabul edilmiştir. Ayrıca eylemin birden fazla kişiyle işlenmesine rağmen TCK m. 106/2’nin yalnızca “a” bendinin uygulanıp “c” bendinin gözetilmemesi de hukuka aykırı bulunmuştur.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2024/1916, K. 2026/2339, T. 30.03.2026

Görevini Tamamlayan Doktora Yönelik Eylem: Direnme mi, Tehdit ve Yaralama mı?

Kamu görevlisine karşı görevi yaptırmamak için direnme suçunun (TCK m. 265/1) oluşması için, cebir veya tehdidin görevin yerine getirilmesini engellemeye yönelik ve elverişli olması gerekir. Somut olayda sanık, sağlık ocağında istediği ilaçları yazmayan doktoru, doktor kararını verip görevini tamamladıktan sonra tehdit etmiş ve elindeki isimliği ona fırlatmıştır. Yargıtay, doktorun ilacı yazmama kararını zaten vermiş ve görevini tamamlamış olması nedeniyle ortada kamu görevini engelleme niteliğinde bir eylem bulunmadığını belirtmiştir. Bu nedenle eylemin direnme değil, kasten yaralamaya teşebbüs (TCK m. 86/2-3-c, 35) ve tehdit (TCK m. 106/1) suçlarını oluşturduğu kabul edilmiştir. Ayrıca, denetim süresi çoktan dolmuş tek bir eski HAGB kaydına dayanılarak erteleme ve HAGB kurumlarının soyut gerekçeyle uygulanmaması da yetersiz bulunmuştur.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/1475, K. 2026/5075, T. 10.03.2026

Kavgada Sonradan Ateş Etmek: Ölümden Başkası Sorumluysa Silahla Tehdit

Bir kişinin ölümüyle sonuçlanan silahlı olaylarda her failin eylemi ayrı değerlendirilmelidir. Somut olayda maktulün asıl yaralanması, kendisi ile dosya dışı başka bir kişi arasındaki silahlı çatışma sonucu meydana gelmiş; sanık ise arkadaşlarının yaralanması ve araçlarına ateş edilmesi üzerine yeni bir kast altında maktule doğru 1-2 el ateş edip olay yerinden ayrılmıştır. Yargıtay, sanığın maktulün ölümüne neden olan yaralanmaya iştirakinin bulunmadığını ve bu atışlarda öldürme kastıyla hareket ettiğinin şüpheli olduğunu tespit ederek, eylemin silahla tehdit suçunu (TCK m. 106/2) oluşturduğuna hükmetmiştir. Ayrıca tekerrüre esas alınacak ilamın, adli sicildeki en ağır cezayı içeren ilam olması gerektiği vurgulanarak, cezası daha az olan ilamın esas alınması da hatalı bulunmuştur.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2025/5642, K. 2026/1155, T. 19.02.2026

Tehdit Dosyasında Zamanaşımı Dolarsa Beraat mi, Düşme mi?

Ceza yargılamasında dava zamanaşımı, resen gözetilmesi gereken bir kovuşturma şartıdır. Somut olayda sanık, katılanı “seni öldüreceğim” diye tehdit edip bıçakla yaralamış; silahla tehditten mahkum edilmiş, sonrasında eylemin bütün halinde silahla kasten yaralama sayılması nedeniyle tehditten beraatine karar verilmiş ve bu beraat onanmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, silahla tehdit suçunun asli dava zamanaşımının (TCK m. 66/1-e uyarınca 8 yıl) inceleme tarihinden önce dolduğunu, bu nedenle beraat değil düşme kararı verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Ceza Genel Kurulu, CMK m. 223/9’daki “derhal beraat” istisnasının yalnızca araştırma gerektirmeyen haller (eylemin suç olmaması gibi) için geçerli olduğunu belirtmiş; 2023’te verdiği içtihat değişikliğinden dönerek, zamanaşımı gerçekleştiğinde kural olarak düşme kararı verilmesi gereken yerleşik içtihada geri dönmüştür.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2025/6-562, K. 2026/106, T. 18.02.2026

Tehdit Suçunda Uzlaştırma Zorunluluğu Atlanabilir mi?

Uzlaştırma, kanunda sayılan suçlar bakımından zorunlu bir usul şartıdır ve atlanması hukuka aykırılık oluşturur. Somut olayda sanık, bir katılana tehdit sözleri söylemiş ve tehdit ile kamu görevlisine hakaret suçlarından mahkum edilmiştir. Yargıtay, uzlaştırmaya tabi bir suç (tehdit) ile tabi olmayan bir suçun (kamu görevlisine hakaret) birlikte yargılandığı durumlarda, hakaret suçundan verilen karar kesinleştiğinde bu suçun uzlaştırmaya engel olma özelliğinin ortadan kalkacağını ve geriye kalan tehdit suçu yönünden CMK m. 254 gereği uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Mahkemenin dosyayı uzlaştırma bürosuna göndermeden doğrudan mahkumiyet kurması usul ve yasaya aykırı bulunarak karar kanun yararına bozulmuştur.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2025/4743, K. 2026/948, T. 03.02.2026

HAGB Sonrası Açıklanan Tehdit Hükmünde Zamanaşımı Hesabı

HAGB kararı verildikten sonra denetim süresi içinde yeni suç işlenmesi halinde hüküm yıllar sonra açıklanabilir; bu süreçte zamanaşımının doğru hesaplanması kritiktir. Somut olayda sanık, 2011’de işlediği kasten yaralama ve tehdit suçlarından yargılanmış, 2012’de savunması alınmış, 2014’te HAGB kararı verilmiş, ancak denetim süresinde yeni bir suç işlediğinden hüküm 2024’te açıklanarak mahkumiyet kurulmuştur. Yargıtay, olağan dava zamanaşımının (TCK m. 66/1-e uyarınca 8 yıl) zamanaşımını kesen son işlem olan savunmanın alındığı tarihten itibaren işlediğini; HAGB’nin kesinleşmesi ile yeni suçun işlenmesi arasındaki durma süresi mahsup edildiğinde dahi 8 yıllık sürenin dolduğunu tespit etmiştir. Bu nedenle mahkumiyet değil, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği belirtilerek karar kanun yararına bozulmuş ve kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2025/4121, K. 2026/939, T. 03.02.2026

Kadına Karşı Tehdit ve Yaralamada 9 Aylık Asgari Ceza Sınırı

7406 sayılı Kanun ile 27.05.2022 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle, kasten yaralama ve tehdit suçunun basit halinin kadına karşı işlenmesi durumunda cezanın 9 aydan az olamayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda sanık, kadın katılanlara yönelik kasten yaralama ve tehdit suçlarından mahkum edilmiş; ancak mahkeme bu 9 aylık asgari sınırı gözetmemiştir. Yargıtay, bir katılana yönelik hükümde aleyhe temyiz bulunmadığından bunu bozma nedeni yapmamış (aleyhe bozma yasağı), ancak temyize konu edilen diğer hükümde aynı eksikliği bozma nedeni saymıştır. Ayrıca kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de hukuka aykırı bulunmuştur.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2025/3146, K. 2026/956, T. 03.02.2026

“Seni Öldürürüm” Diyerek Yumruk Atmak: Ayrı Tehdit Suçu Oluşur mu?

Bir saldırı sırasında söylenen tehdit sözlerinin, saldırının bir parçası mı yoksa bağımsız bir suç mu olduğu sık karşılaşılan bir ayrım sorunudur. Somut olayda sanık, alkollü olarak eve gelip eşine “seni öldürürüm” demiş ve ardından yumrukla darp ederek yaralamıştır. Sanık, yaralama eyleminden ayrı bir dosyada zaten mahkum edilmiş ve hakkında HAGB verilmiştir. Yargıtay, “seni öldürürüm” sözlerinin hemen ardından gelen yumrukla darp etme eyleminin irade açıklaması niteliğinde olduğunu, tehdit ile yaralamanın bir bütün oluşturduğunu ve ortaya çıkan tek suçun kasten yaralama olduğunu belirtmiştir. Bu sözlerde ayrıca bağımsız bir tehdit kastı bulunmadığından, tehdit suçundan CMK m. 223/2-c gereğince beraat kararı verilmesi gerektiği; aynı fiilin hem yaralamanın unsuru hem de ayrı tehdit suçu sayılıp iki kez cezalandırılamayacağı vurgulanmıştır. Karar, “non bis in idem” (aynı fiilden iki kez ceza olmaz) ilkesinin somut bir uygulamasıdır.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2024/5218, K. 2026/850, T. 02.02.2026

Basit Tehdit Şikayete Tabi Değildir: “Seni Ellerimle Boğacağım” Mesajında Takipsizlik Hatası

Tehdit suçunda savcılığın, suçun şikayete tabi olup olmadığını doğru tespit etmesi büyük önem taşır. Somut olayda müşteki, kendisine ve yakınlarına gönderilen hakaret ve tehdit içerikli mesajlardan şikayetçi olmuş; mesajlar arasında “seni ellerimle boğacağım” şeklinde açık bir tehdit ifadesi de bulunmaktadır. Savcılık, yalnızca doğrudan kendisine mesaj gönderilenlerin şikayetçi olabileceği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Yargıtay iki hata tespit etmiştir: Birincisi, “seni ellerimle boğacağım” ifadesi TCK m. 106/1-1. cümle kapsamında basit tehdit suçunu oluşturur ve bu suçun soruşturulması şikayete tabi değildir; resen kovuşturulması gerekir. İkincisi, yakınlara gönderilen mesajlarda şüphelinin gerçekte müştekiyi kastederek hakaret edip etmediği (TCK m. 125/2 ileti yoluyla hakaret) araştırılmadan, hesap kullanıcısı dahi tespit edilmeden takipsizlik verilmesi eksik soruşturmadır. Karar kanun yararına bozulmuştur.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2025/2204, K. 2026/930, T. 03.02.2026

Boşanma Sürecinde Telefonu Çekip Almak: Şüpheden Sanık Yararlanır

Yağma suçunun oluşması için cebir veya tehdidin doğrudan malın alınmasına yönelik olması gerekir; tehdit unsurunun ispatı şüpheli kalırsa bu şüphe sanık lehine değerlendirilir. Somut olayda boşanma sürecindeki tarafların uyuşmazlığında sanık, şikayetçinin elindeki cep telefonunu ani hareketle çekip almış; şikayetçi ve yakınları sanığın tehdit sözleri söylediğini beyan etmiş, ancak sanıkla gelen tanıklar bu tehdidi doğrulamamış ve yakınların ifadeleri aşamalar arasında değişkenlik göstermiştir. Yargıtay, tanık beyanlarındaki bu çelişki karşısında sanığın sözlerinin yağma suçunun unsurunu oluşturacak nitelikte olup olmadığının şüpheli kaldığını, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereği eylemin nitelikli yağma değil, hırsızlık ve sair tehdit suçlarını oluşturduğunu kabul ederek hükmü oy çokluğuyla bozmuştur.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2024/1451, K. 2026/876, T. 02.02.2026

Tehdit Suçu Şikayet Dilekçesi Örneği

[…..] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

MÜŞTEKİ: [Adı Soyadı], (T.C. Kimlik No: […..]), [Adres]

ŞÜPHELİ: [Adı Soyadı veya tespit edilemiyorsa “kimliği tespit edilecek şahıs”], [Biliniyorsa adres, telefon, sosyal medya hesabı]

SUÇ: Tehdit (TCK m. 106)

SUÇ TARİHİ: [Tarih]

AÇIKLAMALAR

1. Şüpheli, [tarih] günü [yer/telefon/WhatsApp/sosyal medya] üzerinden tarafıma yönelik olarak “[tehdit sözlerinin aynen yazılması]” şeklinde sözler söylemiş/mesaj göndermiştir.

2. Bu sözler; hayatıma/vücut bütünlüğüme/malvarlığıma yönelik saldırı gerçekleştirileceği bildirimi içermekte olup tarafımda ciddi korku ve endişe yaratmıştır. [Varsa: Şüpheli bu tehdidi silah göstererek/birden fazla kişiyle birlikte gerçekleştirmiştir.]

3. Delil olarak; mesaj ekran görüntüleri, arama kayıtları (HTS), kamera kayıtları ve olaya tanık olan [isimler] gösterilmektedir.

SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; şüpheli hakkında soruşturma başlatılarak TCK m. 106 uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmasını saygıyla talep ederim. [Tarih]

Müşteki [Adı Soyadı – İmza]

Not: Bu taslak genel bilgilendirme amaçlıdır; olayınızın nitelikli hal içerip içermediği ve delil listesi, dosyanıza göre bir avukat tarafından uyarlanmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Tehdit suçunun cezası nedir?

Basit tehdidin cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapistir; kadına karşı işlenirse alt sınır 9 aydır. Malvarlığına yönelik tehdit 2 aydan 6 aya kadar hapis veya adli para cezası gerektirir. Nitelikli tehdidin cezası ise 7550 sayılı Kanun sonrası 2 yıldan 7 yıla kadar hapistir.

Tehdit suçu şikayete bağlı mıdır?

Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit ile nitelikli tehdit şikayete bağlı değildir; savcılık kendiliğinden soruşturur. Yalnızca malvarlığına yönelik tehdit şikayete tabidir ve şikayet süresi 6 aydır.

WhatsApp veya mesajla tehdit suç mudur?

Evet. SMS, WhatsApp, sosyal medya veya e-posta yoluyla yapılan tehditler yüz yüze tehditle aynı cezaya tabidir. Mesaj kayıtları ve ekran görüntüleri güçlü delil oluşturur; sahte hesaplardan gönderilen tehditlerde fail IP ve abone bilgileriyle tespit edilebilir.

Seni öldürürüm demek suç mu?

Evet. “Seni öldürürüm” sözü hayata yönelik saldırı bildirimi içerdiğinden TCK 106/1 kapsamında tehdit suçunu oluşturur ve şikayete bağlı olmadan soruşturulur. Sözün şarta bağlanması, örneğin “bir daha gelirsen öldürürüm” denmesi suçu ortadan kaldırmaz.

Tehdit suçunda uzlaşma mümkün müdür?

Basit tehdit (TCK 106/1) uzlaştırmaya tabidir; taraflar uzlaşırsa dosya kapanır. Silahla, birden fazla kişiyle veya örgüt korkusuyla işlenen nitelikli tehdit (TCK 106/2) ise uzlaştırma kapsamı dışındadır.

Tehditten tutuklama olur mu?

Basit tehditte cezanın üst sınırı 2 yıl olduğundan kural olarak tutuklama yasağı vardır. Nitelikli tehditte ise ceza üst sınırı 7 yıla çıktığından, kuvvetli suç şüphesi ve tutuklama nedeni varsa tutuklama kararı verilebilir.

Tehdit suçunda ispat nasıl yapılır?

Tehdit; mesaj kayıtları, ses ve kamera kayıtları, tanık beyanları ve HTS kayıtlarıyla ispatlanır. Tanıksız ve kayıtsız sözlü tehditlerde mağdur beyanının samimiyeti, olayın gelişimi ve yan delillerle desteklenmesi belirleyicidir; bu nedenle delillerin olay anından itibaren korunması kritik önemdedir.

Avukat’a Sor

Tehdit suçu şikayeti, ifade daveti, uzlaştırma teklifi veya nitelikli tehdit suçlamasıyla ilgili sorularınızı doğrudan avukata iletebilir, dosyanıza özel hukuki değerlendirme talep edebilirsiniz. Delillerin ilk günden doğru toplanması, dosyanın sonucunu belirler.

Avukat’a Sor

Uyarı: Danışmanlık ücretlidir. Ücretlendirme, Türkiye Barolar Birliği 2025-2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) esas alınarak belirlenmektedir.

küçükçekmece avukat

Av. Muhammet Sarıkaya

Avukat Muhammet Sarıkaya, 1995 yılında İstanbul’da doğmuştur. 2009-2013 yılları arasında İstanbul’un köklü liselerinden Hasan Polatkan Anadolu Lisesi’nde öğrenim görmüş; 2014 yılında başladığı Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2018 yılında mezun olmuştur. 2019 yılında avukatlık stajını tamamlayarak avukatlık ruhsatını almış ve İstanbul Barosu’na 68766 sicil numarası ile kayıtlı olarak mesleki faaliyetlerine başlamıştır. Ağırlıklı çalışma alanları ceza hukuku, aile hukuku, miras hukuku, idare hukuku ve tazminat hukukudur. Mesleki faaliyetlerini hukukun üstünlüğü, adalet ilkesi, gizlilik ve mesleki etik kurallar çerçevesinde sürdürmekte; güncel mevzuat ve yargı kararlarını yakından takip ederek çözüm odaklı bir yaklaşım benimsemektedir.

Baro Doğrulaması: Avukat Muhammet Sarıkaya, İstanbul Barosu’na 68766 sicil numarası ile kayıtlıdır. İstanbul Barosu levha kaydını doğrulamak için tıklayın.

 

İstanbul Avukat


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir