Miras Hukuku
Vasiyeti Yerine Getirme Görevlisi Hükümleri

Vasiyeti yerine getirme görevlisi, miras bırakanın son arzularının ölümünden sonra eksiksiz uygulanması için vasiyetnameyle atadığı, Türk Medeni Kanunu m. 550-556 arasında düzenlenen kişidir. Görevli, fiil ehliyetine sahip herhangi bir gerçek veya tüzel kişi olabilir; atama sulh hukuk mahkemesince tebliğ edilir ve tebliğden itibaren 15 gün içinde reddedilmezse kabul edilmiş sayılır. Görevli, aksi kararlaştırılmadıkça terekeyi yönetir, borçları ve vasiyetleri ifa eder, paylaşmayı hazırlar ve bu işler için mahkemede dava açıp taraf olabilir; mirasçıların bu yetkileri görevli süresince askıdadır. Görevli, sulh hukuk mahkemesinin denetimindedir, uygun bir ücret isteyebilir, kusuruyla verdiği zarardan vekil gibi sorumludur ve yetersizlik veya ağır ihmal halinde görevden alınabilir.

Bir müvekkilim, annesinin vasiyetnamesinde “kütüphanem ilçe halk kütüphanesine bağışlansın, mezar taşımı şu ustaya yaptırın, kedime bakılsın” gibi otuz ayrı hüküm bulunduğunu, mirasçı olan üç kardeşin ise kavga etmekten hiçbirini yerine getiremediğini anlatmıştı. Vasiyetnamede bir tek eksik vardı: bu arzuları uygulayacak tarafsız bir kişi. Vasiyeti yerine getirme görevlisi tam olarak bu boşluğu doldurur; miras bırakanın iradesini mirasçıların çıkar çatışmasından ayırır. Bu yazıda görevlinin kim olabileceğini, nasıl atandığını, hangi yetkilere sahip olduğunu, mirasçılarla ilişkisini, ücretini, denetimini ve görevden alınma sebeplerini TMK m. 550 ve devamı hükümleriyle açıklıyorum.

Vasiyeti Yerine Getirme Görevlisi Nedir? (TMK 550)

Vasiyeti yerine getirme görevlisi (eski adıyla vasiyeti tenfiz memuru), miras bırakanın vasiyetnameyle atadığı ve ölümünden sonra terekeyi yöneterek vasiyetnamede yazılı arzuları yerine getirmekle yükümlü kılınan kişidir. Atama yalnızca vasiyetnameyle yapılabilir; miras sözleşmesiyle veya sağlararası bir belgeyle görevli atanamaz (TMK m. 550/1).

Görevlinin fiil ehliyetine sahip olması yeterlidir; mirasçı, avukat, banka, vakıf veya başka bir tüzel kişi de atanabilir. Birden fazla görevli atanmışsa aksi belirtilmedikçe birlikte hareket ederler (TMK m. 550/3). Kanun hükümlerine mevzuat.gov.tr adresindeki Türk Medeni Kanunu metninden ulaşabilirsiniz. Vasiyetnamenin kendisinin geçerlilik şartları için vasiyet hükümleri ve geçerlilik şartları yazısına bakabilirsiniz.

Atama, Tebliğ ve 15 Günlük Kabul Süresi

Vasiyetname açıldıktan sonra sulh hukuk mahkemesi, atanan görevliye durumu kendiliğinden tebliğ eder; görevli, tebliğden itibaren 15 gün içinde görevi kabul etmediğini bildirmezse kabul etmiş sayılır (TMK m. 550/2). Görevli, kabulden sonra da haklı sebeple görevden çekilebilir; ancak çekilme, mirasçıların ve tereke alacaklılarının zarar görmeyeceği bir zamanda yapılmalıdır.

  • Görevli, kabulün ardından sulh hukuk mahkemesinden görevini ve yetkilerini gösteren bir belge alır; tapu, banka ve kurumlar bu belgeyle işlem yapar.
  • Miras bırakan, asıl görevlinin görevi kabul etmemesi ihtimaline karşı vasiyetnamede yedek görevli belirleyebilir.
  • Görevli atanmamışsa veya görevli görevden alınmışsa, vasiyetin ifası mirasçılara ait olur; gerekirse sulh hukuk mahkemesi tereke yöneticisi atayabilir (TMK m. 592).

Görev ve Yetkileri (TMK 551-552)

Vasiyeti yerine getirme görevlisi, miras bırakan aksini öngörmedikçe şu görev ve yetkilere sahiptir (TMK m. 552): Ölümden sonra gecikmeksizin terekenin defterini düzenlemek ve koruma önlemlerini almak; terekeyi yönetmek ve bunun için mirasçılardan tereke mallarının zilyetliğini istemek; tereke borçlarını ödemek; vasiyetleri yerine getirmek; paylaşmayı hazırlamak ve mahkemeye sunmak; bu işlerin gerektirdiği ölçüde dava açmak, davalara taraf olmak, tereke mallarını satmak ve devretmek.

Görevlinin yetki sınırı

  • Görevli, kural olarak taşınmazları ancak sulh hukuk mahkemesinin izniyle satabilir; taşınırları ise yönetim gereği serbestçe elden çıkarabilir.
  • Görevlinin yetkileri devam ettiği sürece mirasçılar tereke üzerinde tasarruf edemez; tereke mallarını satamaz, dava açamaz. Görevli mirasçıların temsilcisi değil, bağımsız bir tereke organıdır.
  • Miras bırakan görevlinin yetkilerini vasiyetnameyle daraltabilir; örneğin yalnızca belirli bir vasiyetin ifasıyla sınırlı bir görevli atayabilir.
  • Görevli, mirasçıların rızası olsa bile vasiyetnameye aykırı bir paylaşım yapamaz; onun bağlılığı mirasçılara değil, miras bırakanın iradesine karşıdır.

Vasiyeti Yerine Getirme Görevlisi, Tereke Yöneticisi ve Mirasçı Yetki Karşılaştırması

Vasiyeti yerine getirme görevlisi, tereke yöneticisi ve mirasçıların yetki karşılaştırması
Kriter Vasiyeti Yerine Getirme Görevlisi Tereke Yöneticisi (TMK m. 592) Mirasçılar
Atayan Miras bırakan (vasiyetnameyle) Sulh hukuk mahkemesi Kanun veya vasiyetname
Görev Kaynağı Vasiyetnamedeki irade Terekenin korunması ihtiyacı Mirasçılık sıfatı
Tereke Malını Satma Taşınır: serbest; taşınmaz: mahkeme izniyle Yalnızca mahkeme izniyle Görevli varken yapamaz; yoksa oybirliğiyle
Dava Açma Görev alanında tek başına Mahkeme yetkisi dahilinde Görevli varken kural olarak yapamaz
Denetim Sulh hukuk mahkemesi Sulh hukuk mahkemesi Karşılıklı denetim
Sorumluluk Vekil gibi (kusur sorumluluğu) Vekil gibi Tereke borçlarından müteselsil
Ücret Uygun bir ücret isteyebilir Mahkemece belirlenir Yok

Görevli ile Mirasçılar Arasındaki İlişki

Görevlinin atanmasıyla mirasçıların tereke üzerindeki yönetim ve tasarruf yetkisi askıya alınır; mirasçılar görevliden hesap ve bilgi isteyebilir, işlemlerine karşı sulh hukuk mahkemesine şikayette bulunabilir ancak onun yerine geçemez. Görevli, paylaşmayı hazırlar; fakat paylaşmanın kesinleşmesi mirasçıların onayına veya mahkeme kararına bağlıdır.

Uygulamada en sık uyuşmazlık, mirasçılardan birinin aynı zamanda görevli olarak atanmasında yaşanır. Bu mümkündür; ancak görevli-mirasçı, kendi menfaatiyle diğer mirasçıların menfaati çatıştığında tarafsız kalmak zorundadır. Aksi halde diğer mirasçılar görevden alma yoluna gider. Mirasçılar arasında paylaşım anlaşmazlığı çıkarsa görevli, mirasın paylaştırılması hükümleri çerçevesinde sulh hukuk mahkemesinden paylaşmayı isteyebilir.

Ücret, Denetim, Görevden Alma ve Sorumluluk (TMK 553-556)

Vasiyeti yerine getirme görevlisi, görevi için uygun bir ücret isteyebilir (TMK m. 553); ücret miktarı vasiyetnamede belirlenmemişse terekenin büyüklüğü, işin zorluğu ve harcanan emek dikkate alınarak sulh hukuk mahkemesince takdir edilir. Görevli, sulh hukuk mahkemesinin denetimindedir; mirasçılar ve tereke alacaklıları görevlinin işlemlerine karşı mahkemeye şikayette bulunabilir (TMK m. 555). Mahkeme, görevliyi yetersiz bulur, ağır ihmal veya kötüye kullanmasını tespit ederse görevden alabilir (TMK m. 555/2). Görevli, görevini yerine getirirken kusuruyla verdiği zarardan mirasçılara ve vasiyet alacaklılarına karşı vekil gibi sorumludur (TMK m. 556).

  • Şikayet yolu: Mirasçı, görevlinin hesap vermemesi, terekeyi kötü yönetmesi veya vasiyetnameye aykırı davranması halinde sulh hukuk mahkemesine başvurur; mahkeme gerekirse görevliye talimat verir, teminat ister veya görevden alır.
  • Hesap verme: Görevli, görev sonunda mirasçılara ayrıntılı hesap sunar; hesabın kabul edilmemesi halinde sorumluluk davası açılabilir.
  • Zamanaşımı: Görevliye karşı sorumluluk davası, vekalet hükümlerine kıyasla 5 yıllık zamanaşımına tabidir.

Görevin Sona Ermesi

Vasiyeti yerine getirme görevlisinin görevi; vasiyetnamedeki tüm arzuların yerine getirilmesi ve paylaşmanın tamamlanmasıyla, görevlinin ölümü, fiil ehliyetini kaybetmesi, çekilmesi veya sulh hukuk mahkemesince görevden alınmasıyla sona erer. Görev sona erince görevli, terekeyi mirasçılara devreder ve nihai hesabı sunar.

Görevin sona ermesi, görevli döneminde yapılmış işlemleri geçersiz kılmaz; üçüncü kişilerle yapılan satış ve ödemeler ayakta kalır. Görevlinin işlemlerinde miras bırakanın iradesine aykırılık varsa mirasçılar sorumluluk davası açar; bir vasiyetin yerine getirilmemesi halinde ise vasiyet alacaklısı, vasiyetin ifası (tenfizi) davasını mirasçılara karşı açar. İptal sebebi bulunan vasiyetnameler için ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisi yazısına bakabilirsiniz.

Vasiyeti Yerine Getirme Görevlisi Atanması ve Denetimi Avukat Muhammet Sarıkaya

küçükçekmece avukat

Vasiyetnamenin varlığı ile uygulanması arasındaki mesafe çoğu zaman bir avukatla kapanır. Avukat Muhammet Sarıkaya, vasiyetnamede görevli atanması ve yetkilerinin sınırlandırılması, atanan görevlinin sulh hukuk mahkemesinden yetki belgesi alması, tereke defterinin düzenlenmesi, paylaşmanın hazırlanması ve mirasçıların görevliye karşı şikayet, görevden alma ve sorumluluk davalarında Küçükçekmece ve İstanbul genelinde hizmet vermektedir. Bizzat vasiyeti yerine getirme görevlisi olarak atanmayı da kabul etmekte ve terekeyi mahkeme denetiminde tarafsız biçimde yönetmektedir.

Avukat Muhammet Sarıkaya, İstanbul Barosu’na 68766 sicil numarası ile kayıtlıdır ve ağırlıklı olarak ceza hukuku, aile hukuku, miras hukuku, idare hukuku ve tazminat hukuku alanlarında çalışmaktadır. Mesleki geçmişi ve çalışma ilkeleri için avukat hakkında bilgi sayfasını inceleyebilirsiniz.

İstanbul Miras Avukatı

Yargıtay Kararları ve Emsal İlkeler

Yargıtay içtihadı, vasiyeti yerine getirme görevlisini mirasçıların temsilcisi değil, bağımsız bir tereke organı olarak nitelendirir ve yetkilerini bu çerçevede belirler. Aşağıdaki ilkeler yerleşik uygulamayı yansıtır; dosyanıza özgü karar metinleri künyeleriyle birlikte avukat tarafından sunulmaktadır.

Yerleşik İlke: Görevli, görev alanına giren davalarda kendi adına taraf olur; mirasçıların dava ehliyeti askıdadır

Yargıtay, vasiyeti yerine getirme görevlisinin, terekeye ilişkin davalarda mirasçıların temsilcisi olarak değil kendi adına ve görevinin gereği olarak taraf sıfatı taşıdığını; görevli bulunduğu sürece mirasçıların tereke malları hakkında tek başlarına dava açmalarının kural olarak mümkün olmadığını kabul eder.

Avukat Değerlendirmesi: Bu ilke, görevli atanmış bir terekede mirasçının doğrudan tapu iptal veya alacak davası açmasının husumet yönünden reddedilebileceği anlamına gelir. Görevli dava açmıyorsa mirasçının izleyeceği yol, sulh hukuk mahkemesine şikayet ederek görevlinin harekete geçirilmesi veya görevden alınmasıdır.

Yerleşik İlke: Görevlinin ücreti terekeden ödenir ve miktarı mahkemece işin niteliğine göre takdir edilir

Yargıtay, vasiyetnamede ücret belirlenmemiş olsa bile görevlinin uygun bir ücret isteyebileceğini, ücretin tereke borcu olarak terekeden karşılanacağını ve miktarın terekenin değeri, görev süresi ve harcanan emek gözetilerek sulh hukuk mahkemesince belirleneceğini kabul eder.

Avukat Değerlendirmesi: Ücret uyuşmazlıklarını önlemenin en kolay yolu, vasiyetnamede ücretin oran veya tutar olarak açıkça belirlenmesidir. Belirleme yapılmamışsa görevli, görevi süresince yaptığı işleri belgelemeli ve zaman çizelgesi tutmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Vasiyeti yerine getirme görevlisi kimdir?

Miras bırakanın vasiyetnameyle atadığı, ölümünden sonra terekeyi yöneterek vasiyetnamedeki arzuları yerine getirmekle yükümlü kişidir. TMK m. 550-556 arasında düzenlenir; fiil ehliyeti bulunan her gerçek veya tüzel kişi atanabilir.

Vasiyeti yerine getirme görevlisi nasıl atanır?

Yalnızca vasiyetnameyle atanır. Vasiyetname açıldıktan sonra sulh hukuk mahkemesi atamayı görevliye tebliğ eder; görevli 15 gün içinde reddetmezse kabul etmiş sayılır ve mahkemeden yetki belgesi alır.

Görevlinin yetkileri nelerdir?

Tereke defterini düzenlemek, koruma önlemleri almak, terekeyi yönetmek, borçları ödemek, vasiyetleri yerine getirmek, paylaşmayı hazırlamak ve bu işler için dava açıp taraf olmak. Taşınmaz satışı için sulh hukuk mahkemesinin izni gerekir.

Görevli varken mirasçılar tereke mallarını satabilir mi?

Hayır. Görevlinin yetkileri devam ettiği sürece mirasçıların tereke üzerindeki tasarruf yetkisi askıya alınır; mirasçılar ancak görevliden hesap isteyebilir ve sulh hukuk mahkemesine şikayette bulunabilir.

Vasiyeti yerine getirme görevlisi ücret alır mı?

Evet. Görevli uygun bir ücret isteyebilir; ücret vasiyetnamede belirlenmemişse sulh hukuk mahkemesi terekenin büyüklüğü ve harcanan emeğe göre takdir eder. Ücret terekeden ödenir.

Görevli görevden alınabilir mi?

Evet. Mirasçılar veya tereke alacaklılarının şikayeti üzerine sulh hukuk mahkemesi, görevliyi yetersiz bulur ya da ağır ihmal veya kötüye kullanma tespit ederse görevden alabilir. Görevli, kusuruyla verdiği zarardan vekil gibi sorumludur.

Mirasçılardan biri görevli olarak atanabilir mi?

Evet. Mirasçı da görevli olarak atanabilir; ancak kendi menfaatiyle diğer mirasçıların menfaati çatıştığında tarafsız davranmak zorundadır. Aksi halde diğer mirasçılar görevden alma talebinde bulunabilir.

Avukat’a Sor

Vasiyetnamede görevli atanması, görevlinin yetki belgesi alması, görevlinin denetimi, görevden alınması veya sorumluluğu hakkındaki sorularınızı doğrudan avukata iletebilirsiniz.

Avukat’a Sor

Uyarı: Danışmanlık ücretlidir. Ücretlendirme, Türkiye Barolar Birliği 2025-2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) esas alınarak belirlenmektedir.

küçükçekmece avukat

Av. Muhammet Sarıkaya

Avukat Muhammet Sarıkaya, 1995 yılında İstanbul’da doğmuştur. 2009-2013 yılları arasında İstanbul’un köklü liselerinden Hasan Polatkan Anadolu Lisesi’nde öğrenim görmüş; 2014 yılında başladığı Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2018 yılında mezun olmuştur. 2019 yılında avukatlık stajını tamamlayarak avukatlık ruhsatını almış ve İstanbul Barosu’na 68766 sicil numarası ile kayıtlı olarak mesleki faaliyetlerine başlamıştır. Ağırlıklı çalışma alanları ceza hukuku, aile hukuku, miras hukuku, idare hukuku ve tazminat hukukudur. Bu alanlarda bireysel ve kurumsal müvekkillere hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır. Mesleki faaliyetlerini hukukun üstünlüğü, adalet ilkesi, gizlilik ve mesleki etik kurallar çerçevesinde sürdürmekte; güncel mevzuat ve yargı kararlarını yakından takip ederek çözüm odaklı bir yaklaşım benimsemektedir.

Baro Doğrulaması: Avukat Muhammet Sarıkaya, İstanbul Barosu’na 68766 sicil numarası ile kayıtlıdır. İstanbul Barosu levha kaydını doğrulamak için tıklayın.

İstanbul Avukat


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir