Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi 2026: Şekil Şartları, İptali, Tenkis ve Muvazaa (TBK 611-619)
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşmedir (Türk Borçlar Kanunu m. 611). Sözleşme, miras sözleşmesi şeklinde, yani noterde veya sulh hukuk hakimi önünde iki tanık huzurunda düzenlenmelidir; adi yazılı veya sözlü sözleşme geçersizdir (TBK m. 612). Taşınmaz devri tapuda yapılır; bakım alacaklısı, alacağını güvence altına almak için taşınmaz üzerinde kanuni ipotek isteyebilir (TBK m. 613). Sözleşme, edimler arasında aşırı oransızlık veya bakım borcunun ihlali halinde feshedilebilir (TBK m. 616-617). Bakım alacaklısının ölümünden sonra mirasçılar, saklı paylarını ihlal eden sözleşmeye karşı tenkis, gerçek bir bakım amacı taşımayan sözleşmeye karşı ise muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil davası açabilir. Yargıtay, sözleşme tarihinde bakım alacaklısının yaşı, sağlığı, bakıma ihtiyacı ve devredilen malın terekeye oranını birlikte değerlendirir.
Seksen üç yaşındaki bir anne, yanında kalan kızına ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle evini devretti; üç ay sonra vefat etti. Diğer iki çocuk, annelerinin son üç ayda zaten yatağa bağımlı olduğunu, “bakım” adı altında evin mirastan kaçırıldığını ileri sürdü. Bu dosyada iki soru vardı: Sözleşme gerçek miydi, ve gerçekse bile saklı payı ihlal ediyor muydu? Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, yaşlı ebeveynlerin bakım ihtiyacını karşılayan meşru bir araç olduğu kadar, mirastan mal kaçırmanın en sık kullanılan kılıfıdır da. Bu yazıda sözleşmenin şekil şartlarını, tarafların borçlarını, feshini, mirasçıların açabileceği iptal, tenkis ve muvazaa davalarını ve Yargıtay’ın “gerçek bakım” ölçütlerini avukat gözüyle anlatıyorum.
Yazı İçeriği
- Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nedir? (TBK 611)
- Şekil Şartları: Noter, Sulh Hakimi ve Tapu (TBK 612)
- Tarafların Borçları ve Bakım Alacaklısının Güvencesi (TBK 613-615)
- Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi ile Bağış, Satış ve Miras Sözleşmesinin Karşılaştırması
- Sözleşmenin Sona Ermesi: Önelli Fesih ve Haklı Sebeple Fesih (TBK 616-618)
- Mirasçıların Davaları: Tenkis, Muvazaa ve İptal
- Gerçek Bakımın İspatı: Sözleşmeyi Ayakta Tutan Deliller
- Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi ve İptali Davası Avukat Muhammet Sarıkaya
- Yargıtay Kararları ve Emsal İlkeler
- Sıkça Sorulan Sorular
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nedir? (TBK 611)
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği, iki tarafa borç yükleyen ve talih ile bağlılık unsuru taşıyan bir sözleşmedir (TBK m. 611/1). Bakım borçlusu, bakım alacaklısı tarafından mirasçı atanmışsa sözleşmeye miras sözleşmesi hükümleri uygulanır (TBK m. 611/2).
Sözleşmenin ayırt edici özelliği, bakım süresinin belirsiz olmasıdır: Bakım alacaklısı bir ay da yaşayabilir, yirmi yıl da. Bu talih unsuru, sözleşmenin ölümden kısa süre sonra “aşırı yararlanma” veya “muvazaa” iddialarıyla karşılaşmasının nedenidir. Sözleşme, sağlararası (mal devri hemen yapılır) veya ölüme bağlı (bakım borçlusu mirasçı atanır) biçimde kurulabilir; uygulamada büyük çoğunluğu sağlararası taşınmaz devri şeklindedir. Kanun hükümlerine mevzuat.gov.tr adresindeki Türk Borçlar Kanunu metninden ulaşabilirsiniz.
Şekil Şartları: Noter, Sulh Hakimi ve Tapu (TBK 612)
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz (TBK m. 612/1); yani noter veya sulh hukuk hakimi önünde, iki tanık huzurunda, resmi vasiyetname usulüyle düzenlenir. Sözleşme, Devletçe tanınmış bir bakım kurumuyla yapılıyorsa yazılı şekil yeterlidir (TBK m. 612/2). Taşınmaz devri içeren sözleşmeler tapu müdürlüğünde de resmi senetle düzenlenebilir; Yargıtay, tapu müdürünün de “kanunla yetkili kılınmış memur” sıfatıyla bu sözleşmeyi düzenleyebileceğini kabul eder.
- Tanık şartı: Bakım borçlusunun eşi, altsoyu, üstsoyu ve kardeşleri tanık olamaz; aksi halde sözleşme şekil eksikliğinden iptal edilir.
- Ehliyet: Bakım alacaklısı, miras sözleşmesi ehliyetine (ergin, ayırt etme gücü, kısıtlı olmama) sahip olmalıdır. Vesayet altındaki kişi ancak vesayet makamının izniyle sözleşme yapabilir.
- Adi yazılı sözleşme: El yazısıyla yapılan “kızıma bakması karşılığında evimi veriyorum” beyanı geçersizdir; ancak fiilen yapılan bakım için sebepsiz zenginleşme talebi gündeme gelebilir.
- Tapuda tescil: Taşınmaz, sözleşmeyle birlikte veya sözleşmeye dayanarak tapuda bakım borçlusu adına tescil edilir; bakım alacaklısı lehine kanuni ipotek şerhi konulabilir.
Şekil ve ehliyet kuralları miras sözleşmesiyle aynıdır; ayrıntı için miras sözleşmesinden doğan davalar yazısına bakabilirsiniz.
Tarafların Borçları ve Bakım Alacaklısının Güvencesi (TBK 613-615)
Bakım borçlusu, bakım alacaklısını aile topluluğuna katmak, ona özenle bakmak, yeme, içme, giyim, barınma ve sağlık ihtiyaçlarını karşılamak, hastalığında tedavisini sağlamak ve ölümünde cenaze masraflarını üstlenmekle yükümlüdür; bakımın kapsamı, sözleşmede aksi belirlenmemişse bakım alacaklısının sözleşme tarihindeki sosyal durumuna ve devredilen malın değerine göre belirlenir (TBK m. 614). Bakım alacaklısının borcu ise sözleşmede belirlenen malvarlığını devretmektir. Bakım alacaklısı, taşınmaz devretmişse alacağını güvence altına almak için taşınmaz üzerinde satıcı gibi kanuni ipotek hakkı isteyebilir (TBK m. 613).
- Bakım nerede yapılır: Kural olarak bakım borçlusunun evinde, aile topluluğu içinde; sözleşmede bakım alacaklısının kendi evinde kalması da kararlaştırılabilir.
- Bakım alacağının niteliği: Kişiye bağlıdır, devredilemez ve haczedilemez; bakım alacaklısının alacaklıları bu hakka el koyamaz (TBK m. 619).
- Bakım borçlusunun ölümü: Bakım borcu mirasçılarına geçer; mirasçılar bakımı sürdüremiyorsa sözleşme feshedilebilir ve devredilen malın karşılığı hesaplanır (TBK m. 618).
- Bakım borçlusunun alacaklıları: Bakım alacaklısının devrettiği mal, bakım borçlusunun alacaklıları tarafından haczedilebilir; bakım alacaklısı ipotek almadıysa güvencesi kalmaz.
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi ile Bağış, Satış ve Miras Sözleşmesinin Karşılaştırması
| Kriter | Ölünceye Kadar Bakma | Bağış | Satış | Miras Sözleşmesi |
|---|---|---|---|---|
| Kanun | TBK m. 611-619 | TBK m. 285-298 | TBK m. 207 ve devamı | TMK m. 545-549 |
| Karşılık | Ölünceye kadar bakım (belirsiz süre) | Yok | Para | Genellikle yok veya sağlararası edim |
| Şekil | Noter, sulh hakimi veya tapu; iki tanık | Taşınmazda tapu resmi senedi | Taşınmazda tapu resmi senedi | Noter, iki tanık |
| Mülkiyetin Geçişi | Sağlararası: tescille hemen | Tescille hemen | Tescille hemen | Ölümle |
| Tenkise Tabi Olma | Bakım değeri ile mal değeri arasındaki fark ölçüsünde | TMK m. 565 kapsamında tamamen | Gerçek bedelliyse tabi değil | Saklı payı aşan kısım |
| Muvazaa Riski | Yüksek (gerçek bakım yoksa) | Düşük (zaten karşılıksız) | Yüksek (bedel ödenmediyse) | Düşük |
| Tipik Kullanım | Yaşlı ebeveynin bakan çocuğa mal devri | Sağlığında mal devri | Gerçek satış veya muvazaalı devir | Mirasçı atama, feragat |
Sözleşmenin Sona Ermesi: Önelli Fesih ve Haklı Sebeple Fesih (TBK 616-618)
Tarafların edimleri arasında önemli ölçüde oransızlık bulunur ve bakım alacaklısı bağışlama amacı taşımıyorsa, taraflardan her biri 6 ay önce bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedebilir; bu halde fazladan ifa edilen edim, karşılığı hesap edilerek geri verilir (TBK m. 616). Sözleşmeden doğan borçlara aykırı davranılması nedeniyle sözleşmenin devamı çekilmez hale gelirse veya diğer önemli sebepler varsa, taraflardan her biri sözleşmeyi önel vermeksizin feshedebilir; hakim, feshi kabul ederse bakım alacaklısına ömür boyu gelir bağlanmasına da karar verebilir (TBK m. 617).
- Önelli fesih (TBK m. 616): Devredilen ev 10 milyon lira, yıllık bakım değeri 200 bin liraysa ve bakım alacaklısı genç ve sağlıklıysa oransızlık vardır; taraflar 6 ay önel vererek fesih isteyebilir.
- Haklı sebeple fesih (TBK m. 617): Bakım borçlusunun bakım alacaklısını dövmesi, aç bırakması, evden çıkarması veya ilaçlarını almaması; bakım alacaklısının bakım borçlusunun aile hayatını çekilmez kılması.
- Feshin sonucu: Sözleşme geriye etkili olarak ortadan kalkar; devredilen taşınmaz bakım alacaklısına iade edilir, bakım borçlusunun yaptığı bakım masrafları ve taşınmaza yaptığı zorunlu giderler hesaplanır. Bakım alacaklısı fesih davasını sağlığında açmalıdır; ölümünden sonra mirasçılar fesih değil, tenkis veya muvazaa davası açar.
- Bakım borçlusunun ölümü (TBK m. 618): Bakım alacaklısı 1 yıl içinde feshi bildirebilir; devrettiği malın değeri ile aldığı bakımın değeri arasındaki fark, mirasçılardan istenir.
Mirasçıların Davaları: Tenkis, Muvazaa ve İptal
Bakım alacaklısının ölümünden sonra saklı paylı mirasçılar, sözleşmenin saklı paylarını ihlal ettiği ölçüde tenkis davası; sözleşmenin gerçek bir bakım amacı taşımayıp mirastan mal kaçırmak için yapıldığını ileri sürüyorlarsa muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil davası; bakım alacaklısının ehliyetsiz olduğunu veya şeklin eksik olduğunu düşünüyorlarsa iptal davası açabilir. Yargıtay, muvazaa değerlendirmesinde sözleşme tarihinde bakım alacaklısının yaşını, sağlık durumunu, bakıma ihtiyacının bulunup bulunmadığını, fiilen bakım yapılıp yapılmadığını, devredilen malın terekenin tamamına oranını ve tarafların yakınlık derecesini birlikte inceler.
- Tenkis (TMK m. 560, 565): Ölünceye kadar bakma sözleşmesi karşılıklı bir sözleşme olduğundan kural olarak bağış gibi tenkise tabi değildir; ancak devredilen malın değeri ile yapılan bakımın değeri arasında açık oransızlık varsa fark bağış sayılır ve saklı pay ölçüsünde tenkis edilir. Ayrıntı için tenkis davası ve ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisi yazılarına bakılabilir.
- Muvazaa (TBK m. 19, TMK m. 1023): Bakım alacaklısı sözleşme tarihinde zaten bakıma muhtaç değilse ve bakım fiilen yapılmadıysa, sözleşme gizli bir bağışı örten muvazaalı işlem kabul edilir; saklı paylı olsun olmasın tüm mirasçılar tapu iptal ve tescil davası açabilir. Bu dava süreye bağlı değildir. Ayrıntı için muris muvazaası davası yazısına bakılabilir.
- İptal (TMK m. 557): Ehliyetsizlik veya şekil eksikliği halinde 1 yıl ve her halde 10 yıl içinde iptal davası açılır.
- Eş aleyhine düzenleme: Sözleşme, sağ kalan eşin saklı payını ve aile konutu hakkını ihlal ediyorsa eş de tenkis ve aile konutu şerhi yollarını kullanabilir.
Gerçek Bakımın İspatı: Sözleşmeyi Ayakta Tutan Deliller
Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin mirasçıların muvazaa ve tenkis iddialarına karşı ayakta kalması, bakımın fiilen yapıldığının ispatına bağlıdır; ispat yükü, sözleşmenin muvazaalı olduğunu iddia eden mirasçıdadır, ancak bakım borçlusunun karşı delil sunması dosyanın kaderini belirler.
- Birlikte yaşama belgeleri: Nüfus kayıtlarındaki adres bilgisi, muhtar kayıtları, komşu tanıklığı.
- Sağlık harcamaları: Hastane kayıtlarında refakatçi olarak görünmek, eczane faturaları, bakıcı sözleşmeleri, huzurevi ödemeleri.
- Yaşam giderleri: Market, fatura ve kira ödemelerini gösteren banka hareketleri.
- Bakım alacaklısının ihtiyacı: Sözleşme tarihinde alınmış sağlık raporu; bakım ihtiyacı olduğunu ve fakat ayırt etme gücünün yerinde olduğunu gösterir.
- Sözleşme öncesi bakım: Sözleşmeden önce de bakımın sürdüğünü gösteren deliller, sözleşmenin ani ve amaçlı olmadığını kanıtlar.
Ölümden kısa süre sonra açılan muvazaa davalarında en belirleyici olgu, sözleşme tarihi ile ölüm tarihi arasındaki sürenin kısalığı ve bakım alacaklısının o tarihte zaten ağır hasta olmasıdır. Bu durumda Yargıtay, sözleşmenin bakım değil bağış amacı taşıdığı sonucuna varmaya yatkındır; bakım borçlusunun uzun yıllara dayanan bakım delili sunması gerekir. Dosya turkiye.gov.tr (e-Devlet) üzerinden UYAP Vatandaş ile takip edilebilir.
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi ve İptali Davası Avukat Muhammet Sarıkaya

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, doğru kurgulandığında yaşlı bir ebeveynin bakımını ve bakan çocuğun emeğini aynı anda güvence altına alır; yanlış kurgulandığında ise ölümden sonra tüm mirasçıları karşı karşıya getirir. Avukat Muhammet Sarıkaya, sözleşmenin noter veya tapuda şekil şartlarına uygun düzenlenmesi, bakım alacaklısı lehine ipotek tesisi, bakım kayıtlarının sözleşme boyunca belgelenmesi, sözleşmenin feshi ile mirasçılar adına tenkis, muvazaa ve iptal davalarında Küçükçekmece ve İstanbul genelinde hizmet vermektedir. Hem bakım borçlusunu savunan hem de mal kaçırma iddiasıyla dava açan mirasçıları temsil eden tecrübesiyle, dosyanın her iki tarafının delil stratejisini bilir.
Avukat Muhammet Sarıkaya, İstanbul Barosu’na 68766 sicil numarası ile kayıtlıdır ve ağırlıklı olarak ceza hukuku, aile hukuku, miras hukuku, idare hukuku ve tazminat hukuku alanlarında çalışmaktadır. Mesleki geçmişi ve çalışma ilkeleri için avukat hakkında bilgi sayfasını inceleyebilirsiniz.
Yargıtay Kararları ve Emsal İlkeler
Ölünceye kadar bakma sözleşmesine ilişkin Yargıtay içtihadı, sözleşmenin muvazaa ve tenkis karşısındaki konumu ile “gerçek bakım” ölçütleri üzerinde yoğunlaşır. Aşağıdaki ilkeler yerleşik uygulamayı yansıtır; dosyanıza özgü karar metinleri künyeleriyle birlikte avukat tarafından sunulmaktadır.
Yerleşik İlke: Bakım alacaklısının sözleşme tarihinde bakıma muhtaç olması ve bakımın fiilen yapılması aranmaz; ancak bakım amacının bulunmaması ve edimler arasındaki aşırı oransızlık muvazaa karinesi oluşturur
Yargıtay, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin geçerliliği için bakım alacaklısının sözleşme anında bakıma muhtaç olmasının şart olmadığını, ancak sözleşmenin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığı iddiasında miras bırakanın yaşı, sağlığı, sözleşme ile ölüm arasındaki süre, bakım borçlusunun fiilen bakıp bakmadığı, devredilen malın terekeye oranı ve miras bırakanın diğer çocuklarıyla ilişkisinin birlikte değerlendirileceğini; bu değerlendirme sonucunda gerçek amacın bağış olduğu anlaşılırsa sözleşmenin muvazaa nedeniyle geçersiz sayılıp tapu kaydının iptal edileceğini kabul eder.
Avukat Değerlendirmesi: Bu ilke, bakım borçlusu için hayati bir uyarıdır: Sözleşmeyi yapmak yetmez, bakımı belgelemek gerekir. Bakım alacaklısı sağlıklıyken ve uzun süre önce yapılmış, fiilen bakımın yıllarca sürdüğü ve tüm terekeyi kapsamayan sözleşmeler ayakta kalır; ölüm döşeğinde yapılmış ve tüm malvarlığını devreden sözleşmeler ise büyük olasılıkla iptal edilir.
Yerleşik İlke: Ölünceye kadar bakma sözleşmesi ivazlı olduğundan kural olarak tenkise tabi değildir; edimler arasında açık oransızlık varsa fark bağış sayılarak tenkis edilir
Yargıtay, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iki tarafa borç yükleyen ivazlı bir sözleşme olduğunu, bu nedenle bağış gibi doğrudan tenkise tabi tutulamayacağını; ancak devredilen malın değeri ile sözleşme tarihinden ölüme kadar yapılan bakımın değeri arasında açık bir oransızlık bulunması halinde aradaki farkın bağışlama sayılacağını ve saklı paylı mirasçıların bu fark ölçüsünde tenkis isteyebileceğini kabul eder.
Avukat Değerlendirmesi: Tenkis davasında bilirkişi, bakım alacaklısının yaşadığı süre boyunca yapılan bakımın aylık değerini hesaplar ve devredilen taşınmazın ölüm tarihindeki değeriyle karşılaştırır. Bakım süresi ne kadar uzunsa oransızlık o kadar azalır; bu yüzden aynı sözleşme, bakım alacaklısı bir yıl yaşadığında tenkise tabi olurken on yıl yaşadığında tamamen ayakta kalabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi nedir?
Bakım borçlusunun bakım alacaklısına ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da karşılığında bir malvarlığını devretmeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 611). Genellikle yaşlı ebeveynin bakan çocuğuna taşınmaz devri şeklinde yapılır.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi nerede yapılır?
Miras sözleşmesi şeklinde, yani noterde veya sulh hukuk hakimi önünde iki tanık huzurunda yapılır; taşınmaz devrinde tapu müdürlüğünde resmi senetle de düzenlenebilir. Adi yazılı veya sözlü sözleşme geçersizdir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi mirasçılar tarafından iptal ettirilebilir mi?
Evet. Mirasçılar, sözleşmenin gerçek bakım amacı taşımadığını ileri sürerek muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil davası, saklı payın ihlali halinde tenkis davası, ehliyetsizlik veya şekil eksikliğinde iptal davası açabilir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi tenkise tabi midir?
Kural olarak ivazlı olduğundan tabi değildir. Ancak devredilen malın değeri ile fiilen yapılan bakımın değeri arasında açık oransızlık varsa aradaki fark bağış sayılır ve saklı paylı mirasçılar bu fark ölçüsünde tenkis isteyebilir.
Bakım yapılmazsa sözleşme feshedilebilir mi?
Evet. Bakım borçlusu yükümlülüklerini ihlal ederse bakım alacaklısı önel vermeksizin sözleşmeyi feshedebilir (TBK m. 617); taşınmaz iade edilir. Edimler arasında aşırı oransızlık varsa taraflardan her biri 6 ay önelle fesih isteyebilir.
Bakım alacaklısı ölümünden kısa süre sonra dava açılırsa ne olur?
Sözleşme ile ölüm arasındaki sürenin kısalığı ve bakım alacaklısının o tarihte ağır hasta olması, muvazaa yönünde güçlü bir karinedir. Bakım borçlusu, sözleşmeden önce de süren gerçek bakımı belgeleyemezse tapu iptal edilebilir.
Bakım borçlusu ölürse sözleşme ne olur?
Bakım borcu mirasçılarına geçer. Bakım alacaklısı, bakım borçlusunun ölümünden itibaren 1 yıl içinde sözleşmeyi feshedebilir; devrettiği malın değeri ile aldığı bakımın değeri arasındaki farkı mirasçılardan isteyebilir (TBK m. 618).
Avukat’a Sor
Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin düzenlenmesi, bakım alacaklısı lehine ipotek, sözleşmenin feshi veya mirasçı olarak muvazaa, tenkis ve iptal davaları hakkındaki sorularınızı doğrudan avukata iletebilirsiniz.

Av. Muhammet Sarıkaya
Avukat Muhammet Sarıkaya, 1995 yılında İstanbul’da doğmuştur. 2009-2013 yılları arasında İstanbul’un köklü liselerinden Hasan Polatkan Anadolu Lisesi’nde öğrenim görmüş; 2014 yılında başladığı Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2018 yılında mezun olmuştur. 2019 yılında avukatlık stajını tamamlayarak avukatlık ruhsatını almış ve İstanbul Barosu’na 68766 sicil numarası ile kayıtlı olarak mesleki faaliyetlerine başlamıştır. Ağırlıklı çalışma alanları ceza hukuku, aile hukuku, miras hukuku, idare hukuku ve tazminat hukukudur. Bu alanlarda bireysel ve kurumsal müvekkillere hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır. Mesleki faaliyetlerini hukukun üstünlüğü, adalet ilkesi, gizlilik ve mesleki etik kurallar çerçevesinde sürdürmekte; güncel mevzuat ve yargı kararlarını yakından takip ederek çözüm odaklı bir yaklaşım benimsemektedir.
Baro Doğrulaması: Avukat Muhammet Sarıkaya, İstanbul Barosu’na 68766 sicil numarası ile kayıtlıdır. İstanbul Barosu levha kaydını doğrulamak için tıklayın.