Zilyetlik Kavramı ve Türleri 2026: Korunması, Zilyetlik Davaları ve Hak Karinesi (TMK 973-995)
Zilyetlik, bir şey üzerinde fiili hakimiyeti bulunan kimsenin durumudur; taşınmaz üzerindeki irtifak haklarında ve taşınmaz yüklerinde hakkın fiilen kullanılması da zilyetlik sayılır (TMK m. 973). Zilyetlik bir hak değil, hukukun koruduğu fiili bir durumdur: Hırsız da çaldığı malın zilyedidir. Türleri, zilyedin sıfatına göre asli zilyetlik (malik sıfatıyla) ve fer’i zilyetlik (kiracı, rehin alacaklısı gibi sınırlı hakla), hakimiyetin biçimine göre dolaysız (fiilen elinde bulundurma) ve dolaylı zilyetlik (kiraya veren gibi araya giren kişi üzerinden), zilyet sayısına göre tek başına ve birlikte zilyetlik olarak ayrılır (TMK m. 974). Zilyetlik, hukuk düzeni tarafından üç yolla korunur: Zilyet, her türlü gasp veya saldırıyı kuvvet kullanarak defedebilir (TMK m. 981); gaspta zilyetliğin iadesi, saldırıda saldırının sona erdirilmesi davası açabilir (TMK m. 982-983) ve bu davalar fiili öğrenmeden itibaren 2 ay, her halde fiilden itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır (TMK m. 984). Taşınırın zilyedi, onun maliki sayılır (hak karinesi, TMK m. 985); emin sıfatıyla zilyetten iyiniyetle taşınır edinen kişi, devredenin mülkiyeti olmasa bile korunur (TMK m. 988), çalınmış veya kaybolmuş eşya ise 5 yıl içinde iyiniyetli zilyetten geri istenebilir (TMK m. 989).
Bir müvekkilim, kiracısının çıktığı dükkana girmek için kilidi değiştirmişti; kiracı ise eşyalarının hâlâ içeride olduğunu söyleyerek polisle geldi ve müvekkilim “kendi mülküne girdiği için” şikayet edildi. Mülkiyet onundu; ama zilyetlik henüz kiracıdaydı ve hukuk, mülkiyeti değil önce zilyetliği korur. Zilyetlik, eşya hukukunun en az bilinen ama en sık karşılaşılan kavramıdır: Kim elinde tutuyorsa, o kişi hakkı olsun olmasın önce korunur; hak sahibi hakkını ancak hukuki yollarla alabilir. Bu yazıda zilyetliğin ne olduğunu, türlerini, nasıl devredildiğini, kuvvet kullanma yetkisini, gasp ve saldırı davalarını ve sürelerini, taşınırlarda hak karinesini ve iyiniyetle kazanımı avukat gözüyle anlatıyorum.
Yazı İçeriği
- Zilyetlik Nedir? Fiili Hakimiyet ve Hukuki Niteliği (TMK 973)
- Zilyetlik Türleri (TMK 974)
- Zilyetlik Türlerinin Karşılaştırması
- Zilyetliğin Kazanılması ve Devri (TMK 975-980)
- Zilyetliğin Korunması: Kuvvet Kullanma, Gasp ve Saldırı Davaları, Süreler (TMK 981-984)
- Hak Karinesi ve İyiniyetle Kazanım (TMK 985-992)
- Haksız Zilyedin Geri Verme Yükümlülüğü ve Ecrimisil (TMK 993-995)
- Zilyetlik Davası Avukat Muhammet Sarıkaya
- Yargıtay Kararları ve Emsal İlkeler
- Zilyetliğin Gaspı Nedeniyle Zilyetliğin İadesi Dava Dilekçesi Örneği
- Sıkça Sorulan Sorular
Zilyetlik Nedir? Fiili Hakimiyet ve Hukuki Niteliği (TMK 973)
Bir şey üzerinde fiili hakimiyeti bulunan kimse onun zilyedidir; taşınmaz üzerindeki irtifak haklarında ve taşınmaz yüklerinde hakkın fiilen kullanılması zilyetlik sayılır (TMK m. 973). Zilyetlik iki unsurdan oluşur: Eşya üzerinde fiili hakimiyet (corpus) ve bu hakimiyeti sürdürme iradesi (animus). Mülkiyetten farklı olarak zilyetlik bir hak değil fiili bir durumdur; hukuk düzeni, kamu barışını korumak için hakkı olmayan zilyedi bile hakkı olana karşı geçici olarak korur.
- Zilyetlik ve mülkiyet: Malik çoğunlukla zilyettir; ancak kiraya veren malik zilyetliği kiracıya bırakmıştır, hırsız malik olmadan zilyettir. İki kavram için mülkiyet hakkının kapsamı yazısına bakılabilir.
- Zilyet yardımcısı: Başkası adına ve onun talimatıyla eşyayı elinde tutan işçi, şoför, kasiyer zilyet değil zilyet yardımcısıdır; zilyetlik işverene aittir.
- Zilyetliğin işlevleri: Hakkın dışa yansıması (hak karinesi), taşınır mülkiyetinin devri (teslim), taşınır rehninin kurulması, kazandırıcı zamanaşımı ve iyiniyetle kazanımın temeli.
- Zilyetliğin kaybı: Fiili hakimiyetin sürekli olarak yitirilmesiyle kaybedilir; geçici engel (tatile gitme, eşyayı unutma) zilyetliği sona erdirmez (TMK m. 976).
Kanun metnine mevzuat.gov.tr adresindeki Türk Medeni Kanunu metninden ulaşabilirsiniz.
Zilyetlik Türleri (TMK 974)
Zilyetlik üç ölçüte göre sınıflandırılır: Zilyedin sıfatına göre asli zilyetlik, bir şeyde malik sıfatıyla zilyet olmayı; fer’i zilyetlik, bir sınırlı ayni hakka veya kişisel hakka dayanarak zilyet olmayı ifade eder (TMK m. 974/2). Hakimiyetin biçimine göre dolaysız zilyet, eşyayı fiilen elinde bulunduran; dolaylı zilyet, eşyayı fer’i zilyet aracılığıyla elinde tutan kişidir (TMK m. 974/1). Zilyet sayısına göre tek başına zilyetlik ve birlikte zilyetlik (elbirliği veya paylı) ayrılır.
Sıfata göre
- Asli zilyet: Malik veya malik sıfatıyla eşyayı elinde tutan kişi (hırsız dahil). Kazandırıcı zamanaşımı için asli zilyetlik gerekir; bkz. kazandırıcı zamanaşımı.
- Fer’i zilyet: Kiracı, intifa hakkı sahibi, rehin alacaklısı, ariyet alan, saklayan; eşyayı başkasının üstün hakkını tanıyarak elinde tutar.
Biçime göre
- Dolaysız zilyet: Eşyayı fiilen elinde bulunduran; kiracı, rehin alacaklısı.
- Dolaylı zilyet: Eşyayı bir başkasının fer’i zilyetliği aracılığıyla elinde tutan; kiraya veren malik, rehin veren.
Sayıya göre
- Tek başına zilyetlik: Eşya üzerinde bir kişinin hakimiyeti.
- Birlikte zilyetlik: Birden çok kişinin aynı eşya üzerindeki hakimiyeti; müşterek zilyetlikte her biri diğerinden bağımsız kullanabilir (paydaşlar), iştirak halinde zilyetlikte ancak birlikte kullanabilirler (ortak kasa anahtarı).
Diğer ayrımlar
- Haklı ve haksız zilyetlik: Geçerli bir hakka dayanan zilyetlik haklıdır; hırsızın zilyetliği haksızdır.
- İyiniyetli ve kötüniyetli zilyetlik: Haksız zilyet, zilyetliğinin haksız olduğunu bilmiyorsa ve bilmesi gerekmiyorsa iyiniyetlidir; iade, gider ve ürün sorumluluğu buna göre belirlenir (TMK m. 993-995).
Zilyetlik Türlerinin Karşılaştırması
| Ölçüt | Tür | Tanım | Örnek | Hukuki Sonuç |
|---|---|---|---|---|
| Sıfat | Asli zilyetlik | Malik sıfatıyla elinde bulundurma | Malik, hırsız, bulan kişi | Kazandırıcı zamanaşımı işler; hak karinesi lehine |
| Sıfat | Fer’i zilyetlik | Sınırlı ayni veya kişisel hakla elinde bulundurma | Kiracı, rehin alacaklısı, intifa sahibi | Zamanaşımı işlemez; zilyetlik davaları açabilir |
| Biçim | Dolaysız zilyetlik | Fiilen elinde bulundurma | Kiracı, emanetçi | Kuvvet kullanma ve dava yetkisi doğrudan |
| Biçim | Dolaylı zilyetlik | Fer’i zilyet aracılığıyla hakimiyet | Kiraya veren malik | Zilyetlik davaları açabilir; teslim yerine havale ile devir mümkün |
| Sayı | Tek başına zilyetlik | Bir kişinin hakimiyeti | Tek malik | Tüm yetkiler tek kişide |
| Sayı | Birlikte zilyetlik | Birden çok kişinin hakimiyeti | Paydaşlar, mirasçılar | Zilyetler birbirine karşı da koruma davası açabilir |
| Hak | Haklı zilyetlik | Geçerli hakka dayanan | Malik, kiracı | İade yükümlülüğü yok |
| Hak | Haksız zilyetlik | Hakka dayanmayan | Hırsız, işgalci, süresi biten kiracı | İade; iyiniyete göre ürün ve gider sorumluluğu |
Zilyetliğin Kazanılması ve Devri (TMK 975-980)
Zilyetlik, aslen (eşya üzerinde ilk kez fiili hakimiyet kurma: bulma, avlama, işgal) veya devren kazanılır. Devren kazanmada zilyetliğin devri, hazır olanlar arasında şeyin veya şey üzerinde hakimiyeti sağlayan araçların (anahtar, ambar belgesi) teslimiyle (TMK m. 977), hazır olmayanlar arasında ise şeyin teslimi yerine devralanın veya temsilcisinin hakimiyet alanına girmesiyle gerçekleşir (TMK m. 978). Teslimsiz devir yolları da vardır: Kısa elden teslim (eşyayı zaten elinde bulunduran fer’i zilyede devir), zilyetliğin havalesi (üçüncü kişinin elindeki eşyanın devri, TMK m. 979) ve hükmen teslim (devredenin eşyayı özel bir hukuki ilişkiyle elinde tutmaya devam etmesi, TMK m. 979/2).
- Taşınır mülkiyetinin devri: Taşınır mülkiyeti kural olarak zilyetliğin devriyle geçer (TMK m. 763); satış sözleşmesi tek başına mülkiyeti geçirmez.
- Hükmen teslimin sınırı: Üçüncü kişilere zarar vermek veya taşınır rehni kurallarını dolanmak amacıyla yapılan hükmen teslim geçersizdir (TMK m. 979/2); teslimsiz rehin bu nedenle kurulamaz. Bkz. taşınırların rehni.
- Emtia senetleri (TMK m. 980): Ambar veya taşıma senedinin teslimi, malın tesliminin yerine geçer.
- Taşınmazlarda: Taşınmaz mülkiyeti zilyetlikle değil tapuya tescille geçer; ancak zilyetliğin devri, kazandırıcı zamanaşımı ve ecrimisil bakımından önem taşır.
Zilyetliğin Korunması: Kuvvet Kullanma, Gasp ve Saldırı Davaları, Süreler (TMK 981-984)
Zilyet, her türlü gasp veya saldırıyı kuvvet kullanarak defedebilir; zilyet, rızası dışında kendisinden alınan şeyi taşınmazlarda el koyanı kovarak, taşınırlarda ise eylem sırasında veya kaçarken yakalananın elinden alarak zilyetliğini koruyabilir, ancak durumun haklı göstermediği derecede kuvvet kullanmaktan kaçınmak zorundadır (TMK m. 981). Bir şeyin zilyetliği gasp edilirse zilyet, gasp edenin şey üzerinde üstün bir hakka sahip olduğunu iddia etmesi halinde bile şeyin geri verilmesini ve zararının giderilmesini isteyebilir (TMK m. 982); zilyetliğe saldırı halinde ise saldırının sona erdirilmesini, sebebinin önlenmesini ve zararın giderilmesini isteyebilir (TMK m. 983). Gasp ve saldırıdan dolayı dava hakkı, zilyedin fiili ve failini öğrenmesinden itibaren 2 ay ve her halde fiilin üzerinden 1 yıl geçmekle düşer (TMK m. 984).
Zilyetlik davalarının özellikleri
- Hak tartışılmaz: Mahkeme, davalının malik olup olmadığını değil, zilyetliğin kimde olduğunu ve gasp veya saldırının varlığını inceler; malik bile zilyetliği kuvvetle almışsa iadeye mahkum edilir.
- Görevli mahkeme: Sulh hukuk mahkemesi (HMK m. 4); yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.
- İspat: Davacı, gasp veya saldırıdan önce zilyet olduğunu ve rızası dışında el konulduğunu ispat eder; tanık, fotoğraf, tutanak ve abonelik kayıtları kullanılır.
- Hızlı yargılama: Zilyetlik davaları basit yargılama usulüne tabidir; ihtiyati tedbir kararı alınabilir.
- Hakka dayanan davalarla ilişkisi: Zilyetlik davasını kaybeden malik, mülkiyete dayanan istihkak veya el atmanın önlenmesi davası açarak eşyayı geri alabilir; bu davalar süreye tabi değildir.
- İdari koruma: 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun uyarınca taşınmaz zilyedi, tecavüzü öğrendiği tarihten itibaren 60 gün ve her halde 1 yıl içinde vali veya kaymakama başvurarak tecavüzün idari yoldan men edilmesini isteyebilir; bu yol dava açmaktan hızlıdır.
Hak Karinesi ve İyiniyetle Kazanım (TMK 985-992)
Taşınırın zilyedi onun maliki sayılır; önceki zilyetler de zilyetlikleri süresince o şeyin maliki sayılırlar (TMK m. 985). Bu hak karinesi, zilyede, kendisinden şeyi almak isteyen herkese karşı zilyetliğine dayanarak savunma imkanı verir; ancak şeyi zilyedin elinden rızası dışında çıkmış olan malik karineyi çürütebilir. Bir taşınırın emin sıfatıyla zilyedinden o şey üzerinde iyiniyetle mülkiyet veya sınırlı ayni hak edinen kimsenin edinimi, zilyedin bu tür tasarruflarda bulunma yetkisi olmasa bile korunur (TMK m. 988). Taşınırı çalınmış, kaybolmuş ya da iradesi dışında başka herhangi bir şekilde elinden çıkmış olan zilyet, o şeyi elinde bulunduran herkese karşı 5 yıl içinde taşınır davası açabilir (TMK m. 989/1).
- Emin sıfatıyla zilyet: Malikin kendi rızasıyla eşyayı bıraktığı kiracı, emanetçi, tamirci gibi kişi; bunlardan iyiniyetle alan üçüncü kişi mülkiyeti kazanır, malik yalnızca emin sıfatıyla zilyede tazminat davası açabilir.
- Çalınan veya kaybolan eşya: Malikin rızası olmadan elinden çıkan eşyada iyiniyetli alıcı korunmaz; malik 5 yıl içinde geri ister. Ancak açık artırmadan, pazardan veya benzeri eşya satan tacirden iyiniyetle alan kişiye ödediği bedel karşılığında iade edilir (TMK m. 989/2).
- Para ve hamiline yazılı senetler: Çalınmış olsalar bile iyiniyetli zilyetten geri alınamaz (TMK m. 990).
- Kötüniyetli zilyet: İyiniyetli olmadan eşyayı edinen zilyet, eşyayı her zaman iadeye mecburdur; önceki zilyetin de kötüniyetli olması halinde ondan sonrakileri koruma savunması işlemez (TMK m. 991).
- Taşınmazlarda: Hak karinesi zilyetliğe değil tapu siciline bağlıdır; tapuda kayıtlı malik hak sahibi sayılır ve zilyet, tapudaki malike karşı hak karinesi ileri süremez (TMK m. 992). Tapu kaydına güvenle iyiniyetle kazanım TMK m. 1023’te düzenlenir; bkz. tapu iptal ve tescil davası.
Haksız Zilyedin Geri Verme Yükümlülüğü ve Ecrimisil (TMK 993-995)
İyiniyetle zilyet olan kimse, karineden yararlandığı ölçüde şeyi kendi hakkına uygun olarak kullanması ve ondan yararlanması sebebiyle iade yükümlüsüne karşı sorumlu değildir; şeyin yok olması, kaybolması veya zarara uğramasından da sorumlu tutulamaz (TMK m. 993). İyiniyetli zilyet, geri verirken zorunlu giderlerin ödenmesini isteyebilir, yararlı giderler için ise eşyaya yaptığı eklentileri söküp alabilir (TMK m. 994). İyiniyetli olmayan zilyet ise geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal ettiği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır (TMK m. 995).
- Ecrimisil: Taşınmazı haksız işgal eden kötüniyetli zilyetten, hak sahibi geriye dönük en çok 5 yıllık haksız işgal tazminatı (ecrimisil) isteyebilir; miktar, rayiç kira bedeli esas alınarak bilirkişiyle belirlenir.
- Paydaşlar arasında: Paylı taşınmazı tek başına kullanan paydaştan diğerlerinin ecrimisil isteyebilmesi için önce intifadan men koşulu gerçekleşmelidir; bkz. paylı mülkiyet hükümleri.
- Kiracının tahliyeden sonra oturması: Kira ilişkisi sona erdikten sonra taşınmazda kalan kiracı kötüniyetli zilyettir; kira bedeli değil ecrimisil öder. Tahliye süreci için kira tahliye davası yazısına bakılabilir.
- Başvuru ve takip: 3091 sayılı Kanun başvuruları ve dava dosyaları turkiye.gov.tr (e-Devlet) üzerinden e-Devlet ile takip edilebilir.
- Kamu taşınmazları: Hazine ve belediye taşınmazlarını işgal edenlere idare, 2886 sayılı Kanun m. 75 uyarınca ecrimisil ihbarnamesi gönderir; 30 gün içinde itiraz edilir, aksi halde kesinleşir.
Zilyetlik Davası Avukat Muhammet Sarıkaya

Zilyetlik uyuşmazlıkları hızlı hareket gerektirir: 2 aylık dava süresi ve 60 günlük idari başvuru süresi kaçırıldığında yalnızca uzun süren mülkiyet davaları kalır. Avukat Muhammet Sarıkaya, zilyetliğin gaspı ve saldırıya karşı iade ve men davaları, 3091 sayılı Kanun kapsamında kaymakamlık ve valilik başvuruları, kiracının tahliyeden sonra taşınmazda kalması halinde ecrimisil davaları, çalınan veya kaybolan taşınırın iyiniyetli üçüncü kişiden geri alınması, haksız zilyedin geri verme ve gider uyuşmazlıkları ile zilyetliğe dayalı kazandırıcı zamanaşımı davalarında Küçükçekmece ve İstanbul genelinde hizmet vermektedir. Her tecavüz dosyasında önce süreyi hesaplar, ardından en hızlı koruma yolunu (idari veya adli) seçerek müvekkilinin fiili hakimiyetini geri kazandırmayı hedefler.
Avukat Muhammet Sarıkaya, İstanbul Barosu’na 68766 sicil numarası ile kayıtlıdır ve ağırlıklı olarak ceza hukuku, aile hukuku, miras hukuku, idare hukuku ve tazminat hukuku alanlarında çalışmaktadır. Mesleki geçmişi ve çalışma ilkeleri için avukat hakkında bilgi sayfasını inceleyebilirsiniz.
Yargıtay Kararları ve Emsal İlkeler
Zilyetliğe ilişkin Yargıtay içtihadı, zilyetlik davasında hakkın tartışılmaması, sürelerin hak düşürücü niteliği ve emin sıfatıyla zilyetten iyiniyetle kazanım konularında yerleşiktir. Aşağıdaki ilkeler bu uygulamayı yansıtır; dosyanıza özgü karar metinleri künyeleriyle birlikte avukat tarafından sunulmaktadır.
Yerleşik İlke: Zilyetliğin korunması davasında mahkeme, davalının mülkiyet veya başka bir üstün hak iddiasını incelemez; malik dahi zilyetliği kuvvet kullanarak ele geçirmişse iadeye mahkum edilir
Yargıtay, TMK m. 982 uyarınca zilyetliğin gaspı davasında davalının şey üzerinde mülkiyet veya başka bir üstün hakka sahip olduğunu iddia etmesinin davayı etkilemeyeceğini, mahkemenin yalnızca davacının önceki zilyetliğini ve rızası dışında el konulup konulmadığını araştıracağını; tapu maliki olsa bile kiracıyı veya zilyedi kendi eliyle taşınmazdan çıkaran kişinin zilyetliği iade etmek zorunda olduğunu ve hakkını ancak tahliye veya istihkak davasıyla alabileceğini istikrarlı biçimde uygular.
Avukat Değerlendirmesi: Kilit değiştiren, eşyayı sokağa koyan veya kapıya kilit vuran malik, zilyetlik davasını kaybeder ve ayrıca konut dokunulmazlığını ihlal suçundan (TCK m. 116) yargılanabilir. Doğru yol, tahliye davası veya icra yoluyla tahliyedir; ne kadar haklı olursa olsun malik kendi eliyle ihkak-ı hak yapamaz.
Yerleşik İlke: Malikin rızasıyla emin sıfatıyla zilyede bırakılan taşınırı ondan iyiniyetle satın alan üçüncü kişi mülkiyeti kazanır; rızası dışında elinden çıkan eşyada ise iyiniyetli alıcı beş yıl içinde açılan davayla iade eder
Yargıtay, TMK m. 988 uyarınca malikin kendi iradesiyle emanet, kira, tamir gibi bir ilişkiyle bıraktığı taşınırı elinde bulunduran kişiden iyiniyetle edinen üçüncü kişinin mülkiyeti kazanacağını ve malikin yalnızca emin sıfatıyla zilyede karşı tazminat isteyebileceğini; buna karşılık TMK m. 989 uyarınca çalınan, kaybolan veya malikin iradesi dışında elinden çıkan taşınırın iyiniyetli üçüncü kişiden dahi beş yıl içinde geri istenebileceğini, ancak açık artırma, pazar veya benzeri eşya satan tacirden alınmışsa ödenen bedelin iadesi gerektiğini kabul eder.
Avukat Değerlendirmesi: Aracınızı satması için galericiye bıraktıysanız ve galerici aracı satıp parayı vermediyse, iyiniyetli alıcıdan aracı geri alamazsınız; yalnızca galericiye dava açabilirsiniz. Aracınız çalınmış ve satılmışsa beş yıl içinde alıcıdan geri alabilirsiniz. Bu fark, eşyanın elinizden rızanızla mı yoksa rızanız dışında mı çıktığına bağlıdır.
Zilyetliğin Gaspı Nedeniyle Zilyetliğin İadesi Dava Dilekçesi Örneği
[…..] SULH HUKUK MAHKEMESİNE
İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR
DAVACI: [Adı Soyadı], (T.C. Kimlik No: […..]), [Adres]
VEKİLİ: Av. [Adı Soyadı], [Adres]
DAVALI: [Adı Soyadı], (T.C. Kimlik No: […..]), [Adres]
KONU: TMK m. 982 uyarınca gasp edilen zilyetliğin iadesi ve zararın giderilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR
1. Müvekkilim, [İl, İlçe, Mahalle, Ada/Parsel] sayılı taşınmazda bulunan [dükkan / daire / tarla] niteliğindeki yeri [kira sözleşmesi / mülkiyet / intifa hakkı] uyarınca [tarih] tarihinden bu yana fiilen zilyetliğinde bulundurmakta ve kullanmaktadır.
2. Davalı, [tarih] tarihinde müvekkilimin rızası olmaksızın taşınmazın kilidini değiştirerek ve eşyalarını dışarı çıkararak taşınmaza el koymuş, müvekkilimin girişini engellemiştir. Olay, [tarih] tarihli polis tutanağı, fotoğraflar ve tanık beyanlarıyla sabittir.
3. Davalının taşınmaz üzerinde ileri sürdüğü [mülkiyet / kira] iddiası, zilyetliğin korunması davasında dikkate alınamaz; TMK m. 982 uyarınca gasp eden, üstün hak iddiasında bulunsa bile zilyetliği iade etmekle yükümlüdür.
4. Dava, müvekkilimin fiili ve failini öğrendiği [tarih] tarihinden itibaren iki aylık süre içinde açılmaktadır. Müvekkilimin taşınmazı kullanamamasından doğan zararı [tutar] TL’dir.
HUKUKİ NEDENLER
TMK m. 973, 981, 982, 984; HMK m. 4, 12, 389 ve devamı ile sair mevzuat.
DELİLLER
Kira sözleşmesi / tapu kaydı, polis tutanağı, fotoğraflar, abonelik kayıtları, tanık beyanları, keşif ve sair deliller.
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda açıklanan nedenlerle; öncelikle ihtiyati tedbir yoluyla taşınmazın zilyetliğinin müvekkilime teslimine, davalının gasp ettiği zilyetliğin müvekkilime iadesine, [tutar] TL zararın yasal faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. [Tarih]
Davacı Vekili Av. [Adı Soyadı] – İmza
Not: Bu taslak genel bilgilendirme amaçlıdır; olaya özgü vakıalar, delil listesi ve talep sonucu bir avukat tarafından dosyanıza göre uyarlanmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Zilyetlik nedir?
Bir şey üzerinde fiili hakimiyeti bulunan kişinin durumudur (TMK m. 973). Bir hak değil, hukukun koruduğu fiili bir durumdur; malik, kiracı ve hatta hırsız zilyet olabilir. Hakkı olsun olmasın zilyet, gasp ve saldırıya karşı korunur.
Zilyetlik türleri nelerdir?
Sıfata göre asli (malik sıfatıyla) ve fer’i (kiracı, rehin alacaklısı gibi); biçime göre dolaysız (fiilen elinde) ve dolaylı (kiraya veren gibi); sayıya göre tek başına ve birlikte zilyetlik. Ayrıca haklı-haksız ve iyiniyetli-kötüniyetli zilyetlik ayrımı yapılır (TMK m. 974).
Zilyetlik ile mülkiyet arasındaki fark nedir?
Mülkiyet hukuki bir haktır, zilyetlik fiili hakimiyettir. Malik zilyetliği kiracıya bırakabilir; hırsız malik olmadan zilyettir. Hukuk önce zilyetliği korur; malik, zilyetliği kuvvetle değil dava yoluyla geri alır.
Zilyetlik davası ne kadar sürede açılmalıdır?
Gasp ve saldırı davaları, fiili ve faili öğrenmeden itibaren 2 ay ve her halde fiilden itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır (TMK m. 984); süreler hak düşürücüdür. 3091 sayılı Kanun kapsamında kaymakamlığa başvuru ise 60 gün ve 1 yıl içinde yapılır.
Malik kiracıyı kendi eliyle çıkarabilir mi?
Hayır. Kiracı zilyettir; malik kilit değiştirir veya eşyaları çıkarırsa zilyetliğin gaspı davasıyla iadeye mahkum edilir ve konut dokunulmazlığını ihlal suçundan yargılanabilir. Doğru yol tahliye davası veya icra yoluyla tahliyedir.
Çalınan eşyamı satın alan kişiden geri alabilir miyim?
Evet. Çalınan, kaybolan veya rızanız dışında elinizden çıkan taşınırı iyiniyetli alıcıdan dahi 5 yıl içinde geri alabilirsiniz (TMK m. 989). Alıcı açık artırma, pazar veya benzeri eşya satan tacirden almışsa ödediği bedeli iade etmeniz gerekir.
Emanet bıraktığım eşya satılırsa ne olur?
Kendi rızanızla emanet, kira veya tamir için bıraktığınız taşınırı emin sıfatıyla zilyetten iyiniyetle satın alan kişi mülkiyeti kazanır (TMK m. 988). Eşyayı geri alamazsınız; yalnızca emanet bıraktığınız kişiye tazminat davası açabilirsiniz.
Avukat’a Sor
Taşınmazınıza el konulması, kiracının tahliyeden sonra oturmaya devam etmesi, ecrimisil, çalınan eşyanın geri alınması veya kaymakamlık başvurusu hakkındaki sorularınızı doğrudan avukata iletebilirsiniz.

Av. Muhammet Sarıkaya
Avukat Muhammet Sarıkaya, 1995 yılında İstanbul’da doğmuştur. 2009-2013 yılları arasında İstanbul’un köklü liselerinden Hasan Polatkan Anadolu Lisesi’nde öğrenim görmüş; 2014 yılında başladığı Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2018 yılında mezun olmuştur. 2019 yılında avukatlık stajını tamamlayarak avukatlık ruhsatını almış ve İstanbul Barosu’na 68766 sicil numarası ile kayıtlı olarak mesleki faaliyetlerine başlamıştır. Ağırlıklı çalışma alanları ceza hukuku, aile hukuku, miras hukuku, idare hukuku ve tazminat hukukudur. Bu alanlarda bireysel ve kurumsal müvekkillere hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır. Mesleki faaliyetlerini hukukun üstünlüğü, adalet ilkesi, gizlilik ve mesleki etik kurallar çerçevesinde sürdürmekte; güncel mevzuat ve yargı kararlarını yakından takip ederek çözüm odaklı bir yaklaşım benimsemektedir.
Baro Doğrulaması: Avukat Muhammet Sarıkaya, İstanbul Barosu’na 68766 sicil numarası ile kayıtlıdır. İstanbul Barosu levha kaydını doğrulamak için tıklayın.