Mülkiyet Hakkının Kapsamı 2026: İçeriği, Sınırları, Bütünleyici Parça ve Eklenti (TMK 683-687)
Mülkiyet hakkının kapsamı, Türk Medeni Kanunu m. 683-687 arasında düzenlenir. Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir; malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası, her türlü haksız el atmaya karşı el atmanın önlenmesi davası açabilir (TMK m. 683). Mülkiyet, eşyanın bütünleyici parçalarını (TMK m. 684), aksi kararlaştırılmadıkça eklentilerini (TMK m. 686) ve doğal ürünlerini (TMK m. 685) kapsar. Taşınmaz mülkiyeti, kullanmada yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını, yapıları, bitkileri ve kaynakları içine alır (TMK m. 718). Mülkiyet hakkı mutlak değildir; Anayasa m. 35 uyarınca kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabilir ve komşuluk hukuku (TMK m. 737-750), imar ve kamulaştırma mevzuatı ile çevrelenir.
Bir müvekkilim, satın aldığı dairede önceki malikin bıraktığı klima, ankastre fırın ve perde raylarının kendisine ait olup olmadığını sordu; başka biri arsasının altından geçirilen doğalgaz hattına itiraz edip edemeyeceğini, bir diğeri bahçesine giren komşu ağacının dallarını kesip kesemeyeceğini. Üçü de aynı sorunun farklı yüzleriydi: Mülkiyet hakkı nerede başlar, nerede biter? Mülkiyet hakkının kapsamı, eşya hukukunun temel taşı ve pratikte en çok yanlış anlaşılan konusudur. Bu yazıda mülkiyet hakkının içeriğini oluşturan üç yetkiyi, bütünleyici parça ve eklenti ayrımını, taşınmaz mülkiyetinin yatay ve dikey sınırlarını, komşuluk hukukundan doğan sınırlamaları ve mülkiyeti koruyan davaları avukat gözüyle anlatıyorum.
Yazı İçeriği
- Mülkiyet Hakkı Nedir? Üç Yetki: Kullanma, Yararlanma, Tasarruf (TMK 683)
- Bütünleyici Parça ve Doğal Ürünler (TMK 684-685)
- Eklenti: Kapsam ve Tasarrufun Eklentiyi İçermesi (TMK 686-687)
- Bütünleyici Parça, Eklenti ve Bağımsız Eşya Karşılaştırması
- Taşınmaz Mülkiyetinin Yatay ve Dikey Kapsamı (TMK 718-721)
- Mülkiyet Hakkının Sınırları: Komşuluk Hukuku, İmar ve Kamulaştırma
- Mülkiyetin Korunması: İstihkak ve El Atmanın Önlenmesi Davaları
- Mülkiyet Hakkının Kapsamı ve Korunması Davaları Avukat Muhammet Sarıkaya
- Yargıtay Kararları ve Emsal İlkeler
- Sıkça Sorulan Sorular
Mülkiyet Hakkı Nedir? Üç Yetki: Kullanma, Yararlanma, Tasarruf (TMK 683)
Mülkiyet hakkı, bir kimseye eşya üzerinde hukuk düzeninin sınırları içinde en geniş yetkiyi veren ayni haktır ve üç yetkiden oluşur: Eşyayı kullanma (usus), ürünlerinden ve gelirinden yararlanma (fructus) ve eşya üzerinde hukuki ve fiili tasarrufta bulunma, yani satma, bağışlama, rehnetme, değiştirme veya yok etme (abusus). Malik, bu yetkileri kural olarak tek başına ve herkese karşı ileri sürebilir; bu nedenle mülkiyet mutlak, tam ve ayni bir haktır (TMK m. 683/1).
Mülkiyet hakkı, malike iki temel dava hakkı verir: Malı haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı istihkak davası ve mülkiyete yapılan her türlü haksız müdahaleye karşı el atmanın önlenmesi davası (TMK m. 683/2). Kanun hükümlerine mevzuat.gov.tr adresindeki Türk Medeni Kanunu metninden ulaşabilirsiniz. Mülkiyetin daraltılmış biçimleri olan sınırlı ayni hakları sınırlı ayni haklar yazısında; mülkiyetin fiili görünümü olan zilyetliği zilyetlik kavramı ve türleri yazısında ayrıca işledim.
Bütünleyici Parça ve Doğal Ürünler (TMK 684-685)
Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur; bütünleyici parça, yerel adetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılmasına olanak bulunmayan parçadır (TMK m. 684). Bütünleyici parça üzerinde ayrı bir mülkiyet kurulamaz; taşınmazın üzerindeki bina, binanın duvarları, çatısı, asansörü, arsadaki ağaçlar bütünleyici parçadır ve taşınmazla birlikte devredilir.
- Yapı: Arsa üzerine yapılan bina, onu yapan kişi başkası olsa bile arsa malikine aittir (üst, alta tabidir ilkesi, TMK m. 718, 722). Malzeme sahibi ve arsa sahibi arasındaki ilişki TMK m. 722-724 uyarınca tazminat ve gerekirse arsanın mülkiyetinin yapı malikine geçirilmesiyle çözülür.
- Doğal ürünler: Bir şeyin maliki, onun ürünlerinin de maliki olur; doğal ürünler (meyve, mahsul, hayvan yavrusu, maden) asıl şeyden ayrılıncaya kadar onun bütünleyici parçasıdır (TMK m. 685). Kiracı veya intifa hakkı sahibi gibi kişiler ürünleri sözleşme veya kanun gereği edinir.
- Yerel adet: Bir parçanın bütünleyici parça sayılıp sayılmayacağı yerel adete göre belirlenir; kombi, kalorifer tesisatı, gömme dolap bütünleyici parça; klima, perde, avize ise genellikle eklentidir.
Eklenti: Kapsam ve Tasarrufun Eklentiyi İçermesi (TMK 686-687)
Eklenti, asıl şey malikinin anlaşılabilen arzusuna veya yerel adetlere göre, işletilmesi, korunması veya yarar sağlaması için asıl şeye sürekli olarak özgülenen ve kullanılmasında birleştirme, takma veya başka bir biçimde asıl şeye bağlı kılınan taşınır maldır (TMK m. 686/2). Bir şeye ilişkin tasarruflar, aksi belirtilmedikçe onun eklentisini de kapsar (TMK m. 686/1); yani daire satılırken sözleşmede istisna edilmemişse eklentiler de alıcıya geçer.
- Eklenti örnekleri: Çiftlikteki traktör ve tarım aletleri, fabrikadaki makineler, otelin mobilya ve donanımı, dairenin ankastre olmayan beyaz eşyası (satıcı sözleşmede istisna etmemişse).
- Eklenti olmayanlar: Asıl şeyin zilyedinin geçici olarak kullanmasına veya tüketmesine özgülenen ya da asıl şeyin özel niteliği ile ilgili olmayan şeyler eklenti sayılmaz (TMK m. 687).
- Geçici ayrılma: Eklentinin geçici olarak asıl şeyden ayrılması, ona eklenti niteliğini kaybettirmez (TMK m. 686/3).
- İpotekte önem: Taşınmaz rehni, bütünleyici parçaları ve eklentileri de kapsar (TMK m. 862); bu nedenle fabrika ipoteğinde makineler de rehin kapsamındadır. Ayrıntı için ipotek hakkı yazısına bakılabilir.
Bütünleyici Parça, Eklenti ve Bağımsız Eşya Karşılaştırması
| Kriter | Bütünleyici Parça (TMK m. 684) | Eklenti (TMK m. 686) | Bağımsız Eşya |
|---|---|---|---|
| Bağlılık | Ayrılması asıl şeyi yok eder, zarar verir veya yapısını değiştirir | Sürekli özgülenmiş, fiziki olarak bağlı ama ayrılabilir | Bağ yok veya geçici |
| Ayrı Mülkiyet | Mümkün değil | Mümkün; ancak tasarruf aksi belirtilmedikçe kapsar | Bağımsız mülkiyet |
| Satışta Durum | Kendiliğinden alıcıya geçer, istisna edilemez | Sözleşmede istisna edilmemişse alıcıya geçer | Ayrıca kararlaştırılmalıdır |
| Rehin Kapsamı | Rehne dahil | Rehne dahil (TMK m. 862) | Dahil değil |
| Örnek | Bina, duvar, asansör, kombi tesisatı, arsadaki ağaç | Fabrika makinesi, traktör, otel mobilyası | Kiracının eşyası, geçici depolanan mal |
| Belirleme Ölçütü | Yerel adet ve fiziki bağ | Malikin arzusu ve yerel adet | Sözleşme |
Taşınmaz Mülkiyetinin Yatay ve Dikey Kapsamı (TMK 718-721)
Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar; bu mülkiyetin kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK m. 718). Yatay sınır, tapu planı ve arz üzerindeki sınır işaretleriyle belirlenir; plan ile arz üzerindeki işaretler birbirini tutmazsa asıl olan plandaki sınırdır (TMK m. 719).
- Dikey sınır ve “yarar” ölçütü: Malik, üstünden geçen uçağa veya altından geçen metroya itiraz edemez; ancak yüksek gerilim hattı, doğalgaz borusu gibi kullanımı etkileyen tesisler için irtifak kurulması ve bedel ödenmesi gerekir. Bu konuda irtifak hakkı yazısına bakılabilir.
- Madenler ve sular: Madenler devlete aittir (Anayasa m. 168); yer altı suları, kaynak suları ve genel sular kamu yararına tabidir. Kaynak, arazinin bütünleyici parçasıdır ancak Su Kanunu hükümleri saklıdır (TMK m. 756).
- Sınır belirleme: Sınırı belirsiz taşınmazlarda malik, komşusundan sınırın belirlenmesine katılmasını isteyebilir (TMK m. 720); uyuşmazlık halinde sınır tespiti davası açılır.
- Taşkın yapı: Komşu arsaya taşan yapı, taşan kısım için irtifak hakkı kurulması veya bedel karşılığı mülkiyet devriyle çözülür (TMK m. 725).
Mülkiyet Hakkının Sınırları: Komşuluk Hukuku, İmar ve Kamulaştırma
Mülkiyet hakkı mutlak değildir; Anayasa m. 35 uyarınca kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabilir ve kullanımı toplum yararına aykırı olamaz. Türk Medeni Kanunu m. 737 uyarınca herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkileri kullanırken komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür; taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel adete göre komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan duman, is, koku, gürültü, sarsıntı gibi etkiler yasaktır.
- Komşuluk sınırlamaları (TMK m. 737-750): Taşkınlık yasağı, kazı ve yapılarda komşu taşınmaza zarar vermeme, bitkilerin komşu araziye sarkması halinde dal kesme hakkı (TMK m. 740), doğal suların akışı, mecra ve geçit hakları. Zorunlu geçit için geçit hakkı yazısına bakılabilir.
- İmar sınırlamaları: 3194 sayılı İmar Kanunu, yapı ruhsatı, kat yüksekliği, emsal, çekme mesafesi ve arazi kullanım kararlarıyla mülkiyeti sınırlar; imar planına aykırı yapı yıkılabilir.
- Kamulaştırma: Devlet, kamu yararı gerektiğinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca bedelini peşin ödeyerek taşınmazı alabilir; bedel uyuşmazlığı asliye hukuk mahkemesinde çözülür.
- Yasal önalım ve tapu sınırlamaları: Paylı mülkiyette önalım hakkı, tarım arazilerinde bölünme yasağı, yabancıların taşınmaz edinme sınırları (Tapu Kanunu m. 35).
- Kültür ve doğal varlıklar: Sit alanları ve tescilli yapılarda malik, koruma kurulu izni olmadan tasarruf edemez.
Mülkiyetin Korunması: İstihkak ve El Atmanın Önlenmesi Davaları
Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı istihkak davası, mülkiyet hakkına yönelik haksız müdahalelere karşı el atmanın önlenmesi (müdahalenin men’i) davası açabilir (TMK m. 683/2). Her iki dava da mülkiyet hakkına dayandığından zamanaşımına tabi değildir; malik, işgalin yirmi yıl sürmesi halinde dahi dava açabilir. Taşınmazlarda dava, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde görülür.
- İstihkak davası: Malın haksız zilyetten geri alınmasını sağlar; taşınırlarda davalının iyiniyetli kazanımı (TMK m. 988) savunma olarak ileri sürülebilir.
- El atmanın önlenmesi: Komşunun taşınmaza taşması, kiracının tahliyeden sonra oturmaya devam etmesi, üçüncü kişinin tarlayı ekmesi gibi hallerde açılır; genellikle ecrimisil (haksız işgal tazminatı) ve kal (yıkım) talebiyle birleştirilir.
- Tapu kaydı sorgulama: Taşınmazınızın güncel tapu kaydı, üzerindeki şerh ve irtifaklar turkiye.gov.tr (e-Devlet) üzerinden e-Devlet tapu bilgileri sorgulama hizmetiyle görüntülenebilir.
- Tapu sicilinin düzeltilmesi: Mülkiyet hakkı tapuda yanlış kişi adına görünüyorsa tapu iptal ve tescil davası açılır; ayrıntı için tapu iptal ve tescil davası yazısına bakılabilir.
- Zilyetlik davaları: Mülkiyeti ispat etmeden yalnızca zilyetliğe dayanarak açılan hızlı koruma davaları TMK m. 981-984’te düzenlenir; 1 yıllık hak düşürücü süreye tabidir.
- Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru: Kamu gücünün mülkiyet hakkına orantısız müdahalesi halinde iç hukuk yolları tükendikten sonra Anayasa Mahkemesine ve ardından AİHM’e başvurulabilir (Ek 1 No.lu Protokol m. 1).
Mülkiyet Hakkının Kapsamı ve Korunması Davaları Avukat Muhammet Sarıkaya

Mülkiyet uyuşmazlıklarının büyük kısmı, hakkın kapsamının yanlış anlaşılmasından doğar: Satılan dairede kalan eşyalar, komşu arsaya taşan yapı, arazinin altından geçen hat, sınır anlaşmazlığı ve haksız işgal. Avukat Muhammet Sarıkaya, istihkak ve el atmanın önlenmesi davaları, ecrimisil ve kal talepleri, sınır tespiti, taşkın yapı ve komşuluk hukuku uyuşmazlıkları, eklenti ve bütünleyici parça ihtilafları ile kamulaştırma bedelinin tespiti davalarında Küçükçekmece ve İstanbul genelinde hizmet vermektedir. Her dosyada tapu planı, keşif ve bilirkişi aşamasını baştan planlayarak müvekkilinin mülkiyetinin sınırlarını somut olarak ortaya koyar.
Avukat Muhammet Sarıkaya, İstanbul Barosu’na 68766 sicil numarası ile kayıtlıdır ve ağırlıklı olarak ceza hukuku, aile hukuku, miras hukuku, idare hukuku ve tazminat hukuku alanlarında çalışmaktadır. Mesleki geçmişi ve çalışma ilkeleri için avukat hakkında bilgi sayfasını inceleyebilirsiniz.
Yargıtay Kararları ve Emsal İlkeler
Mülkiyet hakkının kapsamına ilişkin Yargıtay içtihadı, el atmanın önlenmesi davasının zamanaşımına tabi olmaması, eklenti-bütünleyici parça ayrımı ve komşuluk hukukundaki taşkınlık ölçütü konularında yerleşiktir. Aşağıdaki ilkeler bu uygulamayı yansıtır; dosyanıza özgü karar metinleri künyeleriyle birlikte avukat tarafından sunulmaktadır.
Yerleşik İlke: El atmanın önlenmesi ve istihkak davaları mülkiyet hakkına dayandığından zamanaşımına ve hak düşürücü süreye tabi değildir
Yargıtay, TMK m. 683 uyarınca malikin mülkiyet hakkı devam ettiği sürece haksız el atmanın önlenmesini ve malın iadesini her zaman isteyebileceğini, el atmanın uzun süre devam etmiş olmasının davalı lehine hak doğurmayacağını; ancak tapusuz taşınmazlarda veya olağanüstü zamanaşımı şartlarının gerçekleşmesi halinde davalının mülkiyeti kazandığı savunmasının incelenmesi gerektiğini kabul eder.
Avukat Değerlendirmesi: Bu ilke, yıllardır komşusunun kullandığı arazi parçasını geri almak isteyen malik için güvencedir; ancak davalı 20 yıllık davasız ve aralıksız zilyetlikle tapusuz taşınmazı kazanmış olabilir. Bu ihtimal için kazandırıcı zamanaşımı yazısına bakılmalıdır.
Yerleşik İlke: Komşuluk hukukunda taşkınlık, hoş görü sınırının aşılıp aşılmadığı bilirkişi incelemesi ve yerel adetle belirlenir
Yargıtay, TMK m. 737 kapsamındaki uyuşmazlıklarda mahkemenin, gürültü, koku, duman veya sarsıntının komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşıp aşmadığını taşınmazların bulunduğu yerin niteliği, yerel adet ve uzman bilirkişi ölçümleriyle belirlemesini; taşkınlığın tespiti halinde önleme, giderme ve tazminata birlikte hükmedilmesini arar.
Avukat Değerlendirmesi: Baz istasyonu, fırın bacası, düğün salonu ve atölye kaynaklı uyuşmazlıklar bu ilkenin tipik uygulama alanıdır. Dava açmadan önce belediye zabıta tutanağı, çevre il müdürlüğü ölçümü ve noter ihtarı gibi delillerin toplanması, bilirkişi raporunu güçlendirir.
Sıkça Sorulan Sorular
Mülkiyet hakkının kapsamı nedir?
Malikin eşya üzerinde hukuk düzeninin sınırları içinde kullanma, yararlanma ve tasarruf yetkileri ile eşyanın bütünleyici parçalarını, aksi kararlaştırılmadıkça eklentilerini ve doğal ürünlerini içine alan haktır (TMK m. 683-687). Taşınmazda yararlı olduğu ölçüde üst ve alt katmanları da kapsar.
Bütünleyici parça ile eklenti arasındaki fark nedir?
Bütünleyici parça asıl şeyden zarar görmeden ayrılamaz (bina, duvar, tesisat) ve üzerinde ayrı mülkiyet kurulamaz. Eklenti ise asıl şeye sürekli özgülenmiş ancak ayrılabilen taşınırdır (makine, mobilya); satışta aksi belirtilmedikçe alıcıya geçer.
Satılan dairedeki klima, kombi ve perdeler alıcıya geçer mi?
Kombi ve kalorifer tesisatı bütünleyici parçadır, kendiliğinden geçer. Klima ve perde genellikle eklentidir; sözleşmede istisna edilmemişse alıcıya geçer. Uyuşmazlığı önlemek için satış sözleşmesinde açıkça belirtilmelidir.
Arsamın altından geçen boru hattına itiraz edebilir miyim?
Kullanımınızı etkilemeyen derinlikteki tesislere itiraz edilemez. Kullanımı etkileyen hatlar için idarenin irtifak kurması ve bedel ödemesi gerekir; irtifak kurulmadan yapılan müdahale için el atmanın önlenmesi veya kamulaştırmasız el atma davası açılabilir.
Komşumun ağacının dalları bahçeme sarkıyor, kesebilir miyim?
Evet. TMK m. 740 uyarınca komşuya bildirimde bulunup makul süre içinde kaldırılmazsa sarkan dal ve kökleri kesip alabilirsiniz. Meyveleri ise ağaç sahibine aittir; ancak bahçenize düşen meyveleri toplayabilirsiniz.
Mülkiyete el atma davası için süre var mı?
Hayır. İstihkak ve el atmanın önlenmesi davaları mülkiyet hakkına dayandığından zamanaşımına tabi değildir. Yalnızca zilyetliğe dayanan hızlı koruma davaları 1 yıllık hak düşürücü süreye tabidir.
Mülkiyet hakkı hangi hallerde sınırlanır?
Anayasa m. 35 uyarınca kamu yararıyla kanunla: komşuluk hukuku (taşkınlık yasağı, geçit, mecra), imar mevzuatı, kamulaştırma, tarım arazilerinde bölünme yasağı, sit alanı koruma kuralları ve paylı mülkiyette önalım hakkı başlıca sınırlamalardır.
Avukat’a Sor
Mülkiyet hakkınıza yönelik müdahale, haksız işgal, komşuluk uyuşmazlığı, sınır anlaşmazlığı, eklenti ihtilafı veya kamulaştırma bedeli hakkındaki sorularınızı doğrudan avukata iletebilirsiniz.

Av. Muhammet Sarıkaya
Avukat Muhammet Sarıkaya, 1995 yılında İstanbul’da doğmuştur. 2009-2013 yılları arasında İstanbul’un köklü liselerinden Hasan Polatkan Anadolu Lisesi’nde öğrenim görmüş; 2014 yılında başladığı Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2018 yılında mezun olmuştur. 2019 yılında avukatlık stajını tamamlayarak avukatlık ruhsatını almış ve İstanbul Barosu’na 68766 sicil numarası ile kayıtlı olarak mesleki faaliyetlerine başlamıştır. Ağırlıklı çalışma alanları ceza hukuku, aile hukuku, miras hukuku, idare hukuku ve tazminat hukukudur. Bu alanlarda bireysel ve kurumsal müvekkillere hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır. Mesleki faaliyetlerini hukukun üstünlüğü, adalet ilkesi, gizlilik ve mesleki etik kurallar çerçevesinde sürdürmekte; güncel mevzuat ve yargı kararlarını yakından takip ederek çözüm odaklı bir yaklaşım benimsemektedir.
Baro Doğrulaması: Avukat Muhammet Sarıkaya, İstanbul Barosu’na 68766 sicil numarası ile kayıtlıdır. İstanbul Barosu levha kaydını doğrulamak için tıklayın.